11 Ekim 2016

Alacahöyük Çorum ( 22,05,2016 )













Çocuklar çok beğendiler müzeyi



Bir ara Buğra, babasının kucağına çıkmış '' baba, anneme bu yüzüğü alalım mı ? anneme çok yakışır bu yüzük '' dedi. Hepimiz gülmeye başladık. Orhan, Buğra'ya bu yüzük tarihi eser oğlum yani satılmıyor. Biz annene başka bir yüzük alırız olur mu dedi :) çocuklar ne enteresanlar, nasıl tatlılar







Bir yandan ben bir yandan oğlum durmadan fotoğraf çektik :)



Bu çocuk çok alem ''anne gel bak burada hazine buldum'' diye seslendi. Yanına vardığımda iskeleti gördüm '' oğlum bu hazine değil iskelet'' dedim. O da '' ama hazineler hep iskeletlerin yanında oluyor ya, belki buraya da saklamışlardır''dedi :)







Aşk


Ömre bedel



















4 sene önce anlaşmıştık Manolya ile Hattuşaş'ı beraber gezicez diye. Alpay ( Manolya'nın eşi ) 4 yıldır Selma'lar gelsin hep beraber gidicez diye oyalayıp durdu Manoşu. Sonunda geçtiğimiz Mayıs ayında Amasya ve Tokat gezilerimizi takiben Çorum'a geçtik. Akşam saatleriydi vardığımızda. Direk Manoşlara gittik. Manoş benim dünyalar tatlısı, dobra mı dobra blogger arkadaşım. O da blog camiasının eskilerindendir. http://ballilokmam.blogspot.com.tr/

Neyse Manoşa vardık, Çocuklar arabada uyudukları için hemen yatırdık onları ve biz sohbete daldık. Senelerdir başının etini yerim onun '' bana hala bir bat yemeği yapmadın '' diye. Canımcım sağolsun hem bat yapmış, hemde anneciği sağolsun elleriyle o mini mini yaprak sarmalarından yapmış. Geç saat olmasına rağmen dayanamadım yedim tabiki. Gece geç saatlere kadar sohbet ettik ve ertesi günü sonunda gezebileceğimiz Hattuşaş hakkında biraz konuştuk.

Ertesi sabah oldu ve harika bir yere kahvaltıya gittik. Ardından tola koyulduk. Yola çıktık çıkmasına ama şehir merkezine vardığımızda bir anda hava kapandı. Gün geceye döndü resmen birkaç dakikada. Araçları sağa çektik. Ne yapıcaz diye konuşmaya başladık ki bir anda sağanak yağmur bastırdı. Fırtına, yağmur derken göz gözü görmez oldu. İnsanlar kaçışmaya başladı. Komik olan ise ben elimde fotoğraf makinası atladım yolun ortasına araba trafiğinin içine fotoğraf çekmeye başladım. Bir anda hava nasıl değişti anlatamam. Hemen arabalara atladık ve bir benzinciye sığındık.

Tabi bizim Hattuşaş gezimiz hayal odu. Alper, bu havada gidilmez her yer çamur olmuştur orada, çocuklarla gezemeyiz dedi. Böylece arabalara atlayıp paşa paşa eve döndük. Bir şeyler yiyip içtik. Ardından hava sakinleyince yolcu yolunda gerek deyip hazırlandık. Ankara'ya uğramamız gerekiyordu. Oradan İstanbul'a dönüş yapacaktık. Alper,  madem öyle dönüşe geçmeden Alacahöyük müzesini gezin dedi. Bizde öyle yaptık.

Hattuşaş derken kendimizi Alacahöyük' de bulduk. Çorum maceramız böyle oldu. Manoşla Hattuşaş hayallerimiz ise hayal olmakla devam ediyor hala. Kısmet bakalım ne zaman gezeceğiz artık :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...