25 Eylül 2013

Darıca hayvanat bahçesi gezimiz


































Seni yakışıklı hergele. Her halin ayrı güzel be oğlum.



Bu kelebeklere bayıldım


































Begüm ona bakıyor o Begüm'e :)


Begüm bu kuşun adını sordu babasına. Orhan'da akbaba kızım o dedi. Begüm dönüp babasına ''aaa aynı senin gibi o zaman di mi baba'' dedi. Orhan nasıl benim gibi kızım diye sordu. Begüm, aynı senin gibi işte, hem baba, hem de senin gibi kafası kel dedi. Bu cevabı ile hepimizi gülme krizine soktu. O günden sonra Orhan'ın lakabı akbaba oldu :)











Bu timsah yakından çok ürkütücüydü




Her yerde yiyor o tırnaklarını. Nasıl bıraktıracağız bakalım. Dün acı biber sürdüm bütün tırnaklarına ve ağzına. Kıpkırmızı oldu dudakları ve ''aciyyyaaaaaaaaaaaaaa, uuuuuiiiiiyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy'' diye ağladı. Sabah baktığımda yine yiyordu. Yapacak bir şey kalmadı. Acı oje bile denedik. Doktor tek kat sürün yeter dedi. Biz üç kat sürdük banamısın demedi yedi.



























31 Ağustos günü Semoş'un sabah bize yaptığı sürprizle uyanmıştık güne.  Hep beraber yapılan kahvaltı sonrası yola koyulduk. Bir gece öncesinde Begüm'e ''yarın sana harika bir sürprizimiz olacak'' demiştik. Gideceğimiz yere varana kadar da söylemedik.

Darıca hayvanat bahçesinin kapısından girene kadar anlamadı nerede olduğumuzu.  Girişte aldığı broşürü inceleyince fark etti hayvanat bahçesinde olduğumuzu.

Babasının ve benim boynuma öyle bir atlayışı vardı ki sevinçten eğdi dedik kendi kendimize. Dolaşmaya başladıkça her gördüğü hayvanı iyice inceledi ama çok fazla durmadı hiçbirinin önünde. ''Kızım neden bu kadar hızlı gidiyorsun'' dediğimizde ise ''her tarafını gezmek istiyorum da kapanmadan ondan'' dedi.

Buğra zaten kıskanç bir yapıya sahip olması ve ablasını bire bir taklit etmek istemesi nedeniyle, ablası ne yaparsa onu yapıyordu.

Begüm gördüğü ilk görevliye filleri sordu. Fillerin olmadığını ve 2019 da geleceğini öğrenince üzüldü ve hemen bana dönerek ''o zaman bir daha geliriz di mi anneeee'' dedi. Yavrum kıyamam nasıl da merak ediyormuş filleri. Daha önce bu merakından hiç bahsetmemişti bize oysa.

Bütün bahçeyi gezdik, dolaştık. Hayvanları, aynı zaman da botanik bahçe olması nedeni ile bitkileri inceledik. Dürbünlerini bile almıştım yanıma gelirken. Kafesteki hayvanları daha iyi görebilmek için kullandılar onları da.

Buğra, teyzesini ve beni fotoğraf çekerken gördükçe heveslendi ve babasının telefonunu alıp o da fotoğraf çekmeye başladı. Babasının diğer telefonu da zaten ablasının elinde bir yandan o da fotoğraf çekiyordu.

Darıca hayvanat bahçesine gidişimiz hepimiz için bir ilkti. Daha önce hiç gitmemiştik. Çocuklar kadar biz de keyif aldık. Özellikle ceylanlar benim çocukluğumdan beri en çok sevdiğim hayvanlardır.

Saatlerce süren dolaşmanın neticesinde hayvanat bahçesi gezimizin sonuna gelmiştik ki , çocukların at binebildiklerini gördük. Begüm her zaman ki gibi hemen bindi tabii. Ama o fotoğrafları bulamadım. Artık daha sonra eklerim buraya.

Bir de Begüm yapay buz pistinde kaymak istedi. Teyzesi ile kaydılar önce. Semoş zorlanınca o çıktı ben girdim. Begüm'le kaydık biraz ama acayip zor bir şey. Bu kış Begüm için buz pateni kaymayı öğrensin diye ders aldırmayı düşünüyorum. Bakalım hayırlısı.

Gezi bitti eve döndük. Her birimiz yerlerde. Öyle yorulmuşuz ki yorgunluktan. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...