31 Ocak 2013

Bizim evden kış akşamlarına yakışır kareler


İki akşam önceydi. Buğra öğleden sonra uykusuna yatmış, saat 8 olmuş ama hala uyanmamıştı. Orhan işten geldi ve ''Buğra uyuyor mu '' diye sordu. Bu arada kütüphanedeyiz. Kapı aralandı, bir de baktık Buğra efendi. Orhan ve ben şok tabi. Nasıl indi yatağından, imkansız parmaklıklar var diye konuşurken aramızda, bir yandan da onun odasına doğru gittik.


Bir de ne görelim ! Beyefendi yatağının parmaklıklarından birini sökmüş ve öyle çıkmış yataktan. İkimiz de gülme krizine girdik :) Begüm geldi ''nasıl inmiş anne''derdemez gördü olanları, o da Buğra'ya ''ah seni yaramaz''demesin mi biz iyice koptuk gülmekten.


Biz aslında bu evin ebeveynleri değiliz. Evde bir firari, bir de büyümüşte küçülmüş var. Asıl ebeveyn onlar oluyor galiba :)


''Oğlum nasıl çıktın yataktan, nasıl çıkardın bu parmaklığı''dedik,Buğra efendi hemen nasıl çıkardığını ve nasıl çıktığını uygulamalı gösterdi :) başımız daha çooook ağrıyacak bu fırlama yüzünden bizim :)




Banyo delisi bu çocuk. Begüm'ün aksine. Evden çıkıp bir yere gidelim, döner dönmez duşa girmek istiyor. İşte duş sonrası baba ile neşeli anlardan bir kaç kare



Bu kutunun içine aslında üçümüz girip otobüsçülük oynuyoruz. Nasıl sığıyorsunuz demeyin, onu bende bilmiyorum sığıyoruz valla :)


Bir kaç hafta önce kayınvalideme Begüm okuma yazma öğrenmek istiyor, ne yapmalıyım, nasıl başlamalıyım diye sormuştum. Kendisi emekli ilkokul öğretmeni olduğu için onun yönlendirmesini tercih ettim doğal olarak. Sağolsun o da bize bu hafta bu kitapları göndermiş. İlk harfimiz e idi. Onu çalıştık. Ardından, boyama ve çizgi birleştirmelerini yaptık.


Geçen hafta bir akşam çocuklar sıkılınca ne yapsak diye düşünürken, netten sipariş verdiğim parmak boyaları geldi aklıma. Gündüz Begüm'le izlediğimiz bir aktiviteyi yapalım dedik. Parmak boyalarından yarım çay kaşığını bir bardağa koyup üzerine biraz su ilave ettik. Ardından kalın fırçayla karıştırıp, kağıda sulu sulu şekilde birkaç damla boya damlattık ve pipetlerle bu boya damlalarına üfleyerek değişik desenler çıkardılar.


Yaparken çok eğlendiler. Babaları da onlara eşlik edince daha keyifli bir hal aldı. Seviyorum ailece yapılan herşeyi. Ne olduğunun önemi yok. Önemli olan ailece geçirilen zaman dilimleri insanı mutlu ediyor.



Allahım allahım allahım, ben bu şekerparimi çok seviyorum. Rabbimin en güzel emanetleri bunlar bana bu dünyada. Gülüşüyle ömrüme can katan oğlum. Seni o kadar çok seviyorum ki bebeğim. Bilemezsin.


Bu gün ışığım, diğeri ay ışığım. İkisi de ömrümü aydınlatan en güzel renkler


Asansörde biz :)


Buğra kucağıma gelip dans etmek istedi. Tam bu sırada Begüm bende diyerek dönmek istedi. Ortaya işte böyle bir kare çıktı. Eğlenmekse yol çoook :)



Uykusu gelmiş garibimin yastığını battaniyesini almış, salona gelmiş. Emmeeee ( yani anne) diye bana sesleniyor. Bilmiyor ki o sıra da bu halini görüntülemeye çalışıyorum :)

30 Ocak 2013

Basket maçı ve tiyatro


Aralık ayında ilk kez babaları ile bir basket maçını izlemeye gittiler. Buğra önce yüksek sesten korkup ağlamış ama patlamış mısırı görünce susmuş ve vakit ilerledikçe adapte olmuş ortama. Zaten jetonlu oyunlara götürdüğümüz zaman bile basket oynar sürekli kendisi sağolsun :) Begüm ise zamanla sıkılmış ve babasından telefonu alıp oyun oynamaya başlamış. Basket maçları uzun sürüyor. Bir de gürültü var tabi, benimkiler alışık değiller ne yapsınlar bu tarz gürültüye :) ama ikisi de sevmişler sonuç olarak


Oturduğumuz semtte çok şirin bir çocuk tiyatrosu var. Hafta sonları Begüm'ü oraya götürüyoruz tiyatro izlemesi için. Zaten oldum olası bayılır tiyatroya. Eve yakın olması bizim için çok büyük şans oldu. Bir de her izlediği tiyatronun afişini istiyor oradaki görevlilerden ve eve gelir gelmez odasının duvarına asıyor. Tanıdı artık görevliler bizim kızı. Oyun biter bitmez getiriyorlar ona bir afiş :)


Anne-kız yatak keyfi :)

19 Ocak 2013

Keyifli bir cumartesi akşamı aşkına


Yemek kokuları, bıcı bıcı yapmış çocukların dalin kokuları eşliğinde bu güzel cumartesi akşamına ne de hoş bir tını kattı bu şarkı :)

Bu akşamın aktivitesi renkli karton kağıtlardan penguen yapımaktı


Önce yaptı sonra onlarla bir güzel oynadı


Baba, anne, Begüm ve Buğra sıralaması ile karşınızdayız :)


Ben mutfaktayım, yemek hazırlıyorum. Makinayı istedi. Kurmuş makinayı kardeşini çağırmış gelmeyince kucakladığı gibi poz vermek için yerlerini almışlar. Kendi yapıyor, kendi oynuyor, bir de üstüne kendi fotoğrafını kendi çekiyor :) daha ne  isterim :)


Baltacı ailesi oldu mu size penguen ailesi :)

Bugün ne yapıcaz anne diye yanıma gelen Begüm'e penguen yapıcaz kızım dedim. Önce şaşırdı, tamam dedi ardından penguen ailesi yapalım o zaman dedi. Neden dedim, e bizim ailemizi yapalım da ondan annecim dedi.

Kolları sıvadık ve başladık bu akşamın aktivitesine. Önce malzemeleri hazırladık.

Eski veya eşleri kaybolmuş çocuk çorapları
Siyah, beyaz ve turuncu karton kağıt
Keçeli kalem
Yapıştırıcı
Tel zımba
Cetvel ve kalem
Minik lastik toka

Önce siyah kartona 12-18 ve 20-18 ölçülerinde noktaları koydum. Noktaları cetvelle birleştirmek Begüm'den. Ardından çizdiğimiz çizgilerden kesti kızım. İki kenarı birleştirip zımbaladık. Zımbalama işini de yavaş yavaş Begüm'e devrediyorum artık.

Sonra beyaz renkli kartona ön kısımlarını ben çizdim o kesti. Bu arada Buğra'da eline verdiğimiz turuncu kartonu kesmekle uğraşıyor. Parçalıyor desek daha doğru olur herhalde :) Kestiğimiz ön kısımların arkalarına yapıştırıcı sürüp siyah kartondan oluşturduğumuz gövde kısımlarının üzerine yapıştırdı kızım.

Kollarını ben çizip kestim çünkü mandalina yiyesi geldi küçük hanımın. Yapıştırma işini o halletti ama. Turuncu kartondan gagalarını da kesip yapıştırdık.

Son olarak Begüm gözlerini çizdi. Ben de çorapları kestim ve kafalarına geçirip, lastik tokalarla bağladık. Ortaya harika bir penguen ailesi çıkardık. Bu aktivitemizden çok keyif aldı özellikle Begüm.

Yarın yine yanıma gelip ''bu gün ne yapalım anne ''diyecek. Ben daha tasarlamadım yarın ki aktiviteyi. Sonum hayrola. Bunları yapmak çok eğlenceli, eğlenceli olmasına da ev doldu taştı biraz elemek lazım eskileri :)

Hafta sonu için çocuklarla yapılabilecek çok basit ve çok keyifli bir aktivite.

17 Ocak 2013

Bu haftanın aktivitesi renkli kartonlardan kuş evi


Bu akşam üzeri Begüm sıkılınca ne yapsak  diye düşünürken, aklıma dün gece sevdiğim bir blogda gördüğüm bu aktivite aklıma geldi. Beraber oturduk Begüm'ün masasına ve başladık kalemleri açmaya. Renk renk kalemleri kalemtraşla açıp dökülen parçaları dikkatlice ayırdık. Ardından kağıda yapıştırdık ve kalemle istediğimiz figürlere döndürdük. Bunlar Begüm'ün elinden çıkma. Yeşilli olan aslan, yelpaze tutan bir kız ve tokası-eteği olan başka bir kız. Ben onu odasında bırakıp Buğra'nın yanına gittim. O devam etti bir sürü şekillerle hayal gücünü konuşturdu :)





PAZARTESİ AKŞAMI AKTİVİTEMİZ KUŞ YUVASI YAPMAKTI


Vazoda dekor olarak kullandığımız dallar epeyi işimize yarar oldu :) önce yeni yıl süslerimizi asmıştık, şimdi ise kuş evlerimizi :)

Orijinal fikir http://kiflieslevendula.blogspot.com/2012/05/baglyos-papirgurigas-mobil.htmlbloguna ait. Ben oradan çok faydalanıyorum bu aktiviteler için. Yukarıdaki aktiviteyi de buradan bulmuştum. Tabi onlar harika şeyler yapıyorlar. Ben o kadar uğraşmıyorum. Çünkü önemli olan çocukları eğlendirmek. Bu nedenle mükemmel olmaları gerekmiyor. Çocuklar için kolaylaştırıyorum çoğunu.

Örneğin; orjinalinde tuvalet kağıdı rulolarını boyamışlar, tepelerine külahları normal bir yapıştırıcı ile yapıştırmışlar. Ben tek tek tuvalet kağıtlarını boyamak yerine, evde olan, doğum günlerinden artan renkli karton kağıtları 12-18 ebatlarında kesip zımbayla birleştirdim. Külahlarıda zımbayla birleştirip, silikon tabancasıyla yapıştırdım. Silikon tabancasını kullanmak dışında diğer işlemlerin çoğunu Begüm yaptı. Zımbalamak dahil.


Evde bir tane kuşumuz vardı. O da buzdolabı magneti aslında ama biz onu buzdolabı yerine bu kuş evine koymayı tercih ettik. Şimdilik bir tane ama diğer kuş evleri için biraç tane daha alıcaz artık. Yada kağıttan kendimiz yapıcaz :)


Oğluş uyuyordu biz Begüm'le bunları yaparken. Uyanıp salona gelince gördü ve a aaaaaa diye tepki verdi. Bayıldı bunlara, hemen emmeeeee diye beni çağırdı göstermek için :) hala anne diyemiyor da kendisi sağolsun. Emmeeee diye çağırıyor beni


Yaptığı işle gurur duyan prenses kurmuş makineyi ve çekmiş kendi fotolarını bol bol kuş evleriyle :) Zaten bu kız benden daha çok foto çekiyor. Dolu bataryanın bir bakıyorum şarjı yok. Makineyi bir boşaltıyorum yüzlerce foto. Sağolsun hepsi Begüm'e ait :)Bir gün ayrıca bir post yapıcam zaten Begüm'ün gözünden kareler diye :)



Kendi çizdi, kendi kesti bir bir


Evde olan her kağıdı değerlendirdik :)


Bu çocuk feci yaramaz bir şey oldu. Eğer 10 dakika ses çıkmıyorsa ondan hemen şüphelenmeniz gerekli :) acaba yine ne karıştıryor diye :) Geçen gün ortalarda görünmeyince meraklanıp bir bakiim ne yapıyor dedim. Bütün evi aradım yok. Meğer sen benim ebeveyn banyoya aç suyu, suyla oyna. Üst-baş, heryer su olmuş. Kızmadım ama o gün 4 kere üst değirmek yordu tabi :)


Tavuk ve civcivleri gibiyiz  :) 


Fotoğrafı Begüm çekiyor, makineyi ona vermiyor diye kızgın kızgın bakıyor yakışıklım


Babaannesine gittik pazar günü. Orada da almış makineyi çantamdan kurup kurup çekiyor.


Oburiks


Dedesiyle avize avında :)


Ömrümün iki delikanlısı


Babaanneyle ışıkları kapatıp açmaca oyunu :)





Bu dünyanın cenneti bunlar bize



Mutlu, evli, çocuklu ama yorgun çift


Bunlar da hiç yaşlanmayan, mutlu, evli, çocuklu ve hala birbirlerine aşık çift :)


Mısır sırası krizi yaşamadık Allah'dan :)


Bu hafta sonu Nursen'ler ile Palladium'da buluştuk. Çocukları jetonlu oyunlarda oynatmak için. Hem keyifli hem yorucu oluyor çocukları oynatma seansları nedense benim için artık. Herhalde, o çocuk oyun bölümünde ki gürültü migrenimi tetiklediği için diye düşünüyorum


Bu güzellik benim ömre bedelim


Canım benim, büyüdü de ablalık yapıyor artık. Öyle melek yürekli bir çocuksun ki, görmedim senin gibisini bebeğim.


Ablasının kumbarasını kurcalamış ve arakladığı bozukluklarla, koridorda oynarken yakalanmış bir yaramaz. Bari ablanın odasının önünde oynama :)


Dünyada en sevdiğim fotoğraf bir çocuğun uyurken ki hali herhalde.  En duru ve en saf güzellik onların ki. Rabbim evlatlarımızı bizlere, bizleri de evlatlarımıza bağışlasın.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...