1 Eylül 2013

Batı Karadeniz tatilimizin son ayağı Amasra idi...

Cide'nin ardından direksiyonu doğruca Amasra'ya kırdık. 


Ablasının kucağına yaslanarak uyuya kalmış prensim. Fark ettiğimizde o kadar çok hoşumuza gitti ki. Kardeş candır dedirtti bu kare bize bir kere daha.


İkisi de elimi tutarak uyumak istediler ve önden arkaya doğru uzattığım elimi tuttular. Uykuya dalana kadar böyle devam ettik yolu bir kısmını. Ama bende ki kol acısını anlatamam. İnsan çocukları için herşeye katlanıyor.








Amasra'ya varır varmaz, hemen balık ekmeklerimizi yaptırıp, tekne turuna attık kendimizi. Vaktimiz kısıtlı. Bu nedenle en hızlı Amasra turunu tekne ile olur düşüncesi mantıklı geldi. İyi ki de öyle olmuş.

Tekneye bindik, yemeklerimizi yedik. Ardından fotoğraf çekmeye başladık. Bir ara Buğra kucağıma gelmek istedi. Gelmesine geldi de, bildiğin üstüme işedi hergele. Zaten yorgunuz ve işin kötü yanı bez var ama yedek kıyafetlerini araba da unutmuşuz Buğra'nın.

Neyse, bizimle beraber alt katta sadece bir aile var. Tabi onlarda şahit oluyorlar bütün bunlara.















Çocukların da keyif aldığı harika bir tekne turu oldu aslında bizim için.






Tur bitti ve biz de çay bahçesi tarzındaki o açık cafelerden birine oturduk. Şansımıza Türk Halk müziği korosunun konseri varmış. Oturduğumuz yerden konser izlemiş olduk ayrıca.

Ardından facebook da yayınladığım foto neticesinde, blogger arkadaşlarımdan biri olan sevgili Manolya'nın ( http://ballilokmam.blogspot.com/ ) da Amasra'da olduğunu anladım. Yazıştık facebook üzerinden. Yemeğimizi yeyip geliyoruz demiş. Tam bunun akabinde telefonumun şarjı bitti. Gerçekten geleceklerini bilmiyordum ama cevap da yazamıyordum. Bir süre sonra biri ismimle seslendi ve bir de baktım ki gerçekten gelmiş ve bulmuş beni.

Çok şaşırdım tabi. Çünkü daha önce hiç tanışmamıştık Manolya ile ve resmen kadermiş tanışmamız. O Çorum'dan, ben İstanbul'dan. Tanışmamız ise Amasra. Kader değil de nedir şimdi bu :)

Sohbet, muhabbet çok güzel ve keyifliydi. İyi ki tanışmışım seninle Manolya :)


Amasra'da da festival varmış. Bu nedenle bir sürü tezgah kurulmuş. Bu baykuşlu anahtarlık, ama aynı zamanda bozuk para cüzdanı olanlardan aldım hemen kendime bir tane. Hangisi mi ? Sol en başta Yeşil olan :)











Ve bu güzel tatilimize de son vermez zorunda kalıp düştük yollara. İstikamet İstanbul. Batı Karadeniz tatilinin her anından büyük keyif aldım. Bundan sonra da tatillerimiz böyle devam edecek. Bir otele tıkılarak değil, gezip tozarak

6 yorum:

  1. en iyisi böyle dah çok şeye şahit olarak daha çok şey görerek geçirmek gerçekten keyifli.resimler şahane bu arada.

    YanıtlaSil
  2. Bgocum kesinlikle öyle, bu tatilin tadını diğer hiçbir tatilimizde alamamıştık. Bu arada epeyi bir zamandır ses seda yok senden. Merak eder olmuştum canım.

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel :) Çok imrendim vallahi tatilinize ;) Darısı başımıza :)

    YanıtlaSil
  4. Cok guzel bir tatil gercekten resimler harika ozelliklede iki kardesin birlikte uyuduklari poza bayildim senin elini tutarak ve bunun akabinde Ada ya kardes yapma kararim biraz daha artti hep boyle mutlu olun cok optum :

    YanıtlaSil
  5. Esen Can;Çok keyifliydi gerçekten. İnşallah bir fırsatını bulur çıkarsınız siz de Karadeniz turuna :)

    YanıtlaSil
  6. Ada ve biz; Kardeş olma muhteşem bir duygu. Tarifi yok. Anne olmak gibi. Kendini hazır hissettiğin an hiç durma yap ikinciyi :) ama çok zorlanıyor insan bunu da belirteyim. Güzel söz ve dileklerin için de ayrıca teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...