11 Şubat 2013

Huzurlu ve bol keyifli bir hafta sonu


Geçen gece karnım acıktı. Herkes uyuyor, gecenin bir yarısı karnımdan gelen seslerle uyandım. Nasıl açım ama, sanki günlerdir yemek yememişim gibi gurulduyorum. Çok üşendim sandviç yapmaya, halleyler aklıma geldi. Aldım paketi oturdum başına. Bir de ne göreyim ! benim yaramazlar fare gibi kemirmişler halleyleri. Begüm eminim yemek istemiş, yarısına gelince doymuştur ama Buğra, o ayrı bir alem çocuk.

Garip özellikleri var onun. Yiyeceği bir şeyi bütünken seviyor. Yarısına kadar gelince elindekini bırakıp yenisini alıyor. Örneğin ; sabah hepimize yumurta haşladım. Buğra her zaman yaptığı gibi önce kendi yumurtasının kabuklarını itinayla soyup hemen yedi ama yarısına kadar. Sonra, yine her zaman ki gibi ''emmeee ıhh ııııh'' diyerek benim yumurtamı istedi ve aldı. İtinayla onunda kabuklarını soydu ve yine yarısına kadar yedi :) işte bu halleyler de Buğra'nın bu özelliğine kurban gitmiş. Görür görmez anladım zaten :)


Dedim ya enteresan bir çocuk diye. Ama  gerçekten enteresan. Mesela; ailece yemek masasındayız. Herkesin tabağı önünde. Begüm 4,5 yaşında olmasına rağmen mümkünse hala bize yedirtiyor kendini. Buğra ise 180 derece farklı Begüm'den. Nedenini söyleyeyim hemen.  Buğra yemeğini kendi yemeyi sever. Nezaket gösteriyim veya yardım edeyim diyerek ( ki en büyük hatadır) birisi ona yemek yedirmeye kalkarsa, elindeki çatalı-bıçağı bırakır ve yemek onun için bitmiş demektir o andan itibaren. Anında tavır gösterir, ben yiyemiyormuyum sanki nevinden. Bu yüzden biz genelde Buğra'ya karışmayız yemek masasında. Yemeği önüne koyarız tamamdır. Nadirdir bizim yedirdiğimiz. Keyifli bir günü veya yetişmemiz gereken bir yer vardır ve acele etmeliyizdir. O zaman bizim elimizden yemek yer.



Abla-kardeş açmışlar müziğin sesini holde aynanın karşısında slow dans ediyorlar. Öyle güzel anlaşıyorlar ki. Hayranım kardeşlik sevgilerine. Birbirlerine bakışlarından bile anlaşılıyor bu zaten.


Cuma akşamı Nursen'ler bizdeydi. Çocuklar birbirlerini özlemişler. Doyasıya oynadılar. Bir ara Buğra ve Baran televizyona dalmışlardı. Nasıl şeker görünüyorlardı. Biri bisikletin, diğeri akülü arabanın  tepesinde izlediler çizgi filmlerini :)


Cumartesi öğleden sonra palladium'a götürdüm çocukları. Adore oyuncak lego ve cupcake süsleme etkinliği yapıyordu. Facebook sayfalarından takip ediyordum. Hadi götürelim dedim Orhan'a. Etkinlik 3,5'da başlıyordu. Begüm özellikle cupcake süslemek için gitmek istedi.Neyse; öğle uykusuna yatırdım çocukları. Orhan'da ofise kadar gitti. Çocuklar uyuyakaldı, Orhan geç geldi. Benim moralim bozuldu tabi. Apartopar çocukları giydir, yedir çıktık evden. Saat tam 3,5'da orada olduk ama onlar saat 3'e almışlar cupcake süsleme etkinliğini. Kaçırmış olduk bu yüzden. Legolarla oynadılar. Yoğun talep üzerine saat 4,5 da yeniden cupcake süsleme yapacaklarını söyleyince Begüm çok sevindi.


Küçük çocuklar için daha büyük parçalı legolardan oluşan bir masa hazırlamışlar. Oğluşla bizde orada oynadık.


3 yaş üzeri için lego friends grubunu tercih etmişler. Bu kadar küçük parçalı legolarla daha önce hiç oynamamıştı Begüm. İlkin nasıl yapacağını şaşırdı. Sonra görevli ablalardan birini yardımcı olması için yanına gönderdim. 3 dakika da çözdü olayı. Çok keyif aldı. Etkinlik sonrası bakalım ne kadarmış şu oyuncaklar dedik ve toys shopun yolunu tuttuk. 150-160 TL. olduğunu görünce vazgeçtim tabi almaktan. Avuç içi kadar toplamı oyuncağın ama ederi kendinden fazla. Begüm'e de söyledim kızım bu oyuncak çok pahalı, şimdi olmaz ama belki sonra alabiliriz diye. Hatta sen kumbarandaki paranı biriktirmeye devam et, bir kısmınıda ben koyarım böylelikle alırız dedim. Begüm ''gerek yok annecim, zaten sıkılırdım ben biliyorsun biraz oynayınca''dedi. Benim melek yürekli kızım o. Rabbime binlerce şükürler olsun bana bu kadar iyi kalpli bir evlat verdiği için. Ama ben ona kıyamam, dur bakalım :)


Baba-oğul daldılar ben foto çekme derdine düşünce lego işine iyice. Ömrümün iki yakışıklı böcüğü çok seviyorum sizi :)



Eveeet, cupcakelerimiz de süslendi :)



Ardından sertifika dağıttılar etkinliğe katılan çocuklara ve fotoğraflarını çektiler.


Etkinlik bitimi acıkınca yemek katına çıkıp bir şeyler yedik. Ardından jetonlu playland'e girdik. Biz çocukları oynatırken Semih'ler aradı oraya geliyoruz diye. Onlar da geldi ve beraber oynattık bolca çocukları.


Derya kızı berru için, çok istiyorum top havuzuna sokmayı ama yaşından dolayı hiçbir yerde almıyorlar deyince, dur dedim burada görevli yok şu anda. Sen al kızını gir. En fazla görevli gelir, çıkarır ne olacak dedim. O da girdi kızıyla beraber. Berru çok sevdi topları ve görevli de gelmedi. Yani anne-kız doydular top havuzuna :)


Bana bakın :)


Bir de şimdi bakın :) nerdeyim :)

Kendini gömüp durdu topların arasına. Normal de Buğra'yı da almıyorlar yaşından dolayı ama sokuyorum ben her seferinde :)


İki arkadaş araba gezintisinde :)


Bu sabah kahvaltı masasında, kaptı yine benim yumurtamı :)


Bal böcüğüm benim. Öyle tatlısın ki, deli oluyorum sana. Kaptın yine nutellanı götür bakalım. Bu aralar çok kullandığın bir cümle var senin. Epeyi vakit :) epeyi vakittir görmedim, epeyi vakittir gitmedik, epeyi vakittir yemedim :)

Palladium'dan hep beraber bize geldik. Eve girer girmez çayı koydum. Çocukları yıkadım. Derya Berra'yı doyururken, ben Begüm'ü, Orhan Buğra'yı doyurdu. Hemen çocukların pijamalarını giydirdim. Begüm'ün saçlarını kuruttum. Onlar salonda babalarla 5-10 dakika oynarken, biz hatunlar çay-sigaraya çaktık diğer odaya. Keyfimizi tamamlayınca, biz çocukları aldık, beyler bu sefer sigara odasına keyfe kaçtılar..

Çocukların sütlerini içirdim ve Begüm yatağına gitti uyumaya. Derya berru'yu uyuturken, ben de Buğra'yı uyuttum. Saat olmuş 11. Çaylarımızı alıp beylerin yanına geçtik. Börek ısıtmıştım onu koydum çayın yanına ama Orhan ve ben yedik :)

Biz çocukları uyuturken onlar Cem Yılmaz'ı açmışlar, kahkaha üstüne kahkaha atıyorlar. Halbu ki film gecesi yapacaktık öyle konuşmuştuk. Neyse biz de katıldık onlara beraber güldük. Çaylar içilirken, mısır patlattım. Bir şeyler izlerken severiz bir bir şeyler atıştırmayı. Bir yandan sohbet ediyoruz, bir yandan izliyoruz, bir yandan gülüyoruz. Bir ara Berru uyandı Derya onu uyutmaya gitti 1 saat dönemedi kız.

Neyse mısırlar bitti, meyve çıkardım, meyve bitti,bisküvi çıkardım çayın yanına. Ardından dondurma çıkardım. Onlar yendi, Türk kahvesi yaptım. Son olarak nescafe içtik. Tamam bitti yeme-içme faslı derken benim karnım acıktı kocaya söyledim beyler mutfağa geçip tost yaptılar. Biz hanımlar ise sigara odasında lak laka daldık. Tostlar geldi, bir yandan yedik diğer yandan sohbet muhabbet. Bu arada olmuş saat sabahın 5:35'i ben gitmeyin diye ne kadar ısrar etsem de gittiler. Evleri çok yakın bize çünkü.

Çok uzun zaman olmuştur dostlarla öyle sabahlamayalı. İnsanı bekarlık günlerine götürüyor böyle zamanlar. Bu kadar keyifli vakit geçirip, sohbet-muhabbet edebilmemizin iki nedeni var aslında. Biri çocukların uyumaları, ikincisi kütüphanede, yani sigara odasında televizyon veya müzik seti olmayışı. Bu odayı bu yüzden çok seviyoruz.

Sonuç; bu sabah uyanmakta öyle zorluk çektim ki, Orhan, Begüm ve Buğra hepsi bir yerimden çekiştirip öyle çıkardılar yataktan. Orhan sağolsun saldırın talimatı verince :)

Perşembe temizlik, cuma misafir,cumartesi misafir, üstüne sabahlamak derken bildiğin pestil durumdayım. Şu an sabaha karşı 4:20, manyakmıyım bilmiyorum bu yorgunlukla hala uyumadığım için. Uyuyamıyorum desem daha doğru olur. Var bir nedeni elbet.

Bugün parmağımızın ucunu çıkarmadık evden. Kahvaltı, oyun, derle-topla, çocukları uyut, yemek yap, kek yap, puding yap. iki makine bulaşık yıka. çocuklar uyanınca içsinler diye yayla çorbası yap. Bizim karnımız acıktı onlar uyurken. Ne yesek diye düşünürken hemen aklına gelsin mantı yap. Akşam için buzluktan balıkları çıkar. Çocuklar uyansın yedir, oyna, makineleri boşalt, derle, topla, nete takıl, balık kızart, yemek yensin, oynansın, sütler içilsin ve yatılsın.

Bugün huzur içinde ve tam bir hafta sonu ev ahengi içinde yaşandı bu yüzden acayip huzurlu ve keyifliyim. Gecenin ikisinde koca ile Türk kahvesi yapıp içtik iyi mi :) o salonda işlerini toparlıyor, ben kütüphanede bu satırları yazıyorum. Artık kaçmalı, bu gecenin bir de sabahı var. Bakalım bu sabah nasıl uyandırılacağız :)

8 yorum:

  1. Ayy çok tatlılar yaaa maaşallah:) ne güzel de eğlenmişsiniz, AVM'lerde genelde 4 yaşın üzerine etkinlik oluyor, bilmiyordum böyle lego etkinliklerini falan :) takip edeyim :) Halleylere de bayıldım :) Bu arada kaç yaş var aralarında, şu sıralar takığım da biraz bu konuya, 2. çocuk ne zaman olmalı ??

    YanıtlaSil
  2. Adore oyuncağın facebook sayfasını beğenin, çok güzel etkinlikleri oluyor. Oradan takip edebilirsiniz.İkisinin arasında tam 2,5 yaş var. Biraz zor oluyor ama iyi de oluyor sanki bu yaş aralığı :)

    YanıtlaSil
  3. çok şekerler yaaa. 5 parmağın hepsi farklı oluyor işte. bizde kardeşimle apayrı insanlarız.
    top havuzunda çok tatlı görünüyor:)

    YanıtlaSil
  4. Evet kesinlikle :) ama biz kardeşlerimle çok benzerdik :) bize çekmemiş bunlar herhalde :)

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel bir etkinlikmiş keşke haberim olsaydı bende götürürdüm Begüm gerçekten cupcakleri süslerken çok mutlu hele sertifika alması onun için süper bir ödül olmuş,Buğra'nın yumurta soymasına ve saçındaki tokaya bayıldım iki kardeş çok iyi anlaşıyorlar maşallah,yoğun ve dostlarla geçirilmiş güzel bir hafta sonu sabaha kadar uyumamaya değer öpüyoruz sizi:)

    YanıtlaSil
  6. halleye hala her baktığımda gülmekten ölüyorum amaaa bi de o bıdıkların bakışmaları yok mu.. valla her baktığımda ağlamaklı oluyorum, gözlerim doluyo, o ne güzel bakışlar, kardeşlik çok başka çok..

    YanıtlaSil
  7. Ada ve biz çok teşekkür ederim canım. Güzel bir haftaydı bizim için gerçekten. bundan sonra böyle etkinlikler yakaladıkça buradan da yazıcam :) sevgiler

    YanıtlaSil
  8. Sende ki duygusallık tavan yapmış şimdiden desene :) nedenini burdan yazmıyorum anladın sen Nursen'cim :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...