31 Aralık 2012

Hoş geliyorsun 2013 :)












2012 zor geçti ama sonunda yüzümü güldürüp veda ediyor bana. 2013'e  cıvıl cıvı rengaren bir hoşgeldin diyorum. Rabbim sağlık, sıhhat, huzur ve mutluluk nasip etsin bu yeni yılda tüm insanlığa.

Yeni yılınız kutlu olsun. Sağlık ve mutlulukla kalın.

Sevgiler

Buğra'nın Winnie The Pooh temalı 2 yaş doğum günü partisi ve mutluluğun resmi

Bu kez doğum günü kutlaması olmadan önce konsepti yayınlayacağım dedim ama ıııh olmadı. Zaman ve şartlar izin vermedi. Bırakın yayınlamayı, konsepti tam anlamı ile fotoğraflayamadım bile. Neyse az da olsa hazırlık aşamasından bir miktar görüntü işte.






Winnie the pooh kafasından happy birthday yazısı çok iyi geldi aklıma. İyi ki böyle yapmışım dedim asınca. Sarı karton kağıda kafaları elle çizdim, kestim. Ardından kırmızı kartondan rastgele bir şekilde harfleri kesip, sarı kafaların ortalarına stick ile yapıştırdım. Son olarak, kulaklarından delgeçle delip, kırmızı bir kurdele geçirdim. Sonuç harika :)




Daireleri istediğim renklerde çizip, kestikten sonra bir dikiş ipine stick ile yapıştırdım. Ardından tavana, lambanın etrafına astım.


Ta ta taaaaam; işte benim ellerimden çıkma, tamamıyla bana ait olan bir Winnie the pooh pastası. Winnie figürünü ve bal kavanozunu bir gece önce yaptım. Hayatımda hiç figür denememiş olmama rağmen, internetten yapılına dair bir video izledim ve ben bunu yaparım be diyerek kolları sıvadım. Acemiliğim bu pastayı çıkardı ortaya, ustalığımı merak eder oldum :) şaka bir yana ama aferin dedim be işte kendime.



Çocuklar için ayrıca winnie the pooh oyun hamuru köşesi kurdum




41 kere maşallah, sübhanallah benim güzel aileme, rabbim birbirimizin eksikliğini göstermesin. Görünen, görünmeyen bütün kötülüklerden korusun inşallah.


Meşale maytaplar yansın, parti başlasın :)


















Yakışıklım nur tanem


Pasta kesme kareleri





Patlayan konfetiler partinin en neşeli anlarından biri





Allahım allahım allahım, seni verene kurban olurum ben. Duru bakışlı, sevgisine doyamadığım oğlum.


Sıra ile ; can arkadaşım, annem ve gelinimiz :)


Aile fotosu :) ben, kız kardeşim, annem, gelinimiz, erkek kardeşim


Self servis anı



ıslak dudakları öpmeye doyamıyorum



Anne-oğul pozumuz



Pırlantam, ömre bedelim, ruhumun aynası yavrum. Işıltına aşığım senin kızım.


Kurabiye canavarı iş üstünde


Bu stickerları çok sevdim. Özellikle menü isimleri için harika oldu.


Winnie the pooh köşesi. Parimize gelen çocuklar için küçük hediyeler hazırladım. Winnie the pooh doğum günü partisi boyama kitabı (3 ay önce carrefour da rast gelince almıştım. Konsepti şahane tamamladı) ve balparmağın winnie the pooh balları. Çocukların sevinçli anlarına şahit olmak çok mutlu ediyor beni.



Winnie the pooh pijamalı yakışıklı :)


Veeee beklenen an, pinyataaaaa. Begüm deli oluyor pinyataya. Anne yine yapacaksın dimi ondan deyip durdu ve yaptık  her zaman ki gibi.





Ganimetleri kapma mücadelesini izlemek biz büyükler için ayrı bir keyif




Hem vallahi hem billahi böyle kilolu değilim. Tamamen tulumdan kaynaklanıyor. Altı-üstü 2 kilo aldım ama bu foto 20 kilo almış gibi göstermiş beni sağolsun


Veee doğum günü hediyelerini toplama zamanı. Çocukların en çok sevdiği an herhalde



Dayısı akülü araba almış. Bizim yakışıklı anında tepesinde tabi :)









Pamuğumun uzun süredir istediği bir oyuncaktı bu kelebekler uçuran fil. Ben de teyzesine hediye olarak bunu almasını söyledim. Paketi açar açmaz verdiği tepsi ömre bedel. Fotoda da göründüğü gibi sevinç çığlıkları, heeeeeeeey diye atıldı


Begüm hanım ilk şemsiyesini kırmıştı geçen kış. Onu mutlu edeceğini bildiğim için görür görmez aldım bu şemsiyeyi






Lolipop yemiş bal dudaklar


Oğluşumla, gelen çocuklara bal ve boyama kitabı hediye ediyoruz



Veee gecenin son aktivitesi, Begüm'ün çığlığı ile başladı.'' Heeeeeey balon patlatmacaaaa'' verdim hepsinin ellerine birer birer kürdan patlattılar bütün balonları. Ses çok fazla ama keyif de öyle :)



Dayı yeğen den neşeli kareler



Teyze yeğen aşk yaşıyorlar



Evde ki her oda işte aynı bu durumda idi. Dağınıklık diz boyu ama herşey çok mutlu ediciydi.



Bunlar şimdiden başladı kafa kafaya vermeye. Sonumuz hayrola :)


Baba-kız pozu


Gecenin prenseslerinden Zeynep Betül hanım. Can arkadaşım Şerife'nin kızı. Bu kızdan asalet akıyor maşallah. Başka seviyorum kız ben seni


Oğluşum dağıldı parti sonunda ama yüzünde hala gülümseme vardı :)


Eveeet, gelelim özetlere ;

Parti hazırlığına 1-2 ay önce ufaktan ufaktan başlamıştım. Konsepte karar vermek, boyama kitaplarını görünce hemen almak gibi. Daha zaman var diye diye son 2 haftaya sıkıştırdım yine asıl hazırlığı. Koşuşturmaca başladı tabi benim için.

Önce Happy birthday yazısını hazırladım, ardından stickerları tasarlayıp ozalitçide basdırtım. Onları kes, çubuklara yapıştır, kurdele bağla tamam bu da bitti.

Ardından yuvarlak şekiller kes ipe yapıştır ve bunu holde ki lambanın etrafına as.

Bu arada tabak-barda-peçete ve flamayı 3 ay önce almıştım. Hazırdı yani.

Partiden 3 gün önce pinyatayı yaptım.

Bir gün önce grafon kağıdından salonda ki lambalara asmak için süsleri hazırladım ve astım.

MENÜ :

  1. Kıymalı börek ( ben yaptım )
  2. Cevizli börek (annem yaptı)
  3. Poğaça (görümcem yaptı)
  4. cezerye (ben yaptım)
  5. içli köfte (annem yaptı)
  6. mercimek köfte (ben yaptım)
  7. yaprak sarma (annem yaptı)
  8. Kuru pasta (gelinimiz yaptı )
  9. Kek ( ben yaptım )
  10. Makarna salatası ( ben yaptım )
  11. Patates salatası ( ben patatesleri haşladım gerisini Şerife yaptı )
  12. Kıymalı börek ( kayınvalidem yaptı, pişti olduk bunda tabi )
  13. Pilaki ( ben yaptım )
  14. Yalova sütlüsü ( Orhan Yalova'dan getirdi )
  15. Muzlu muffin ( ben yaptım )
  16. Şeker hamurlu kurabiye ( ben yaptım )
  17. Pasta ( ben yaptım )
  18. Beze ( hazır )
  19. Kuruyemiş ( hazır )
  20. Lolipop ( hazır )
Perşembe günü süslerin hepsini bitirmiş oldum. Bir de Winnie the pooh figürünü yaptım pastayı süslemek için. İlkin çok korktum bir şeye benzemez diye ama ortaya çıkan şeyi çok sevdim bitince.

Cuma akşamı sıvadım kolları ve girdim mutfağa. Pastanın kekini pişirdim önce. Sonra muffinler, pilaki, makarna salatası, kek,  kurabiyeler. Kurabiyeler pişip, soğuduktan sonra şeker hamuru ile kaplayıp, gıda kalemi ile yüz çizdim her birine. Bu kez poşetlemedim kurabiyeleri çünkü kimse evine götürmüyor burada yiyorlar. Bu yüzden gerek duymadım bu sefer.

Ben bunları yaparken ev ahalisi uyuyordu. Evi derleyip topladım, yaptığım süsleri astım. Bir yandan yarın oğluma ne giydirsem deyip düşünüp durdum. Malum bulamadık konsepte uygun bir kıyafet.

Neyse cumartesi sabahı oldu ve saat sabah 6' da semoş geldi Afyon'dan. Saat 10'da kalktım ve hemen pastayı tamamlayıp dolaba koydum. Mercimek köftesini yaptım, kıymalı böreği yaptım. Annem geldi bu kez saat 12 gibi. Neyse herkes uyandı kahvaltıya oturduk. 

Ardından Orhan çocukları alıp jetonlu oyunlar oynatmak için palladiuma gitti. Semra'da onlarla çıktı hediye alıcam diye. Biz de annemle ikimiz işe koyulduk. Annem, sil-süpür işlerini halletti. Ben süslemeler ve diğer hazırlıklarla uğraştım. Saat 5'de geldi Orhan ve çocuklar. Tabi semoş da.

Balonları şişir, stickerları duvarlara yapıştır, salonun kapısını tül ve balonlarla süsle, winnie the pooh köşesi hazırla, gelen çocuklara hediyeler için, bir yandan foto makinesini boşalt-şarj et, diğer yandan geçen hafta hazırladığım slide'ı Orhana ver tv'de denettir. Yatakları topla, banyoları ov, çocuklarla tamamen annem ilgilendi (yedir, içir kısmı ile),bütün süslemeyi bitir, evi derle topla, sıra masayı hazırlamaya geldi. Sırayla düşün neyi nereye koyayım diye ve yerleştir. 

Saat 5 olmuş e hadi artık pastayı şeker hamuru ile süsliyeyim de ve başla. Ortaya çıkan sonuçtan memnun, gönül rahatlığı ile duşa gir-çık. Giyin, çocukları giydir ( hoş Buğra uyuduğu için onu sonradan teyzesi giydirdi), Tam kuaföre inecekken misafirler gelmeye başladı. Annemle onları başbaşa bırakıp hemen aşağı kuaföre indik semoşla. Bir yandan çocuk saçıma fön çekiyor, diğer yandan semoş bana makyaj yapıyor. 

Eve girdiğimiz de bütün misafirler gelmiş, sohbet muhabbet başlamış, çocuklar odalarında oynuyor, canım Şerife'm yoğurduğum mercimek köftesini tabağa yerleştiriyordu.

Kendi partime en son ben katıldım diyebiliriz bu durumda.

Parti salona pastanın gelmesi ile başladı. Ardından pasta kesme, konfeti patlatma ve karınları doyurma faslı. Hemen akabinde aile fotoları çekildi.  Ve pinyata patlatmaca. Çocuklar coştu tabi.

Sonra hediyelerimizi alma faslımız ve ardından bizim de çocuklar için hazırlamış olduğumuz bal ve boyama kitabı dağıtma faslı. Çocuklarla sıcak-soğuk oyunu oynamaca ve geçenin çocuklar için en büyük 2. eğlencesi olan kürdanla balon patlatmaca.

Veee parti biter herkes evine döner. Ardından anında üst baş değişir. Bir yandan çocuklara süt içirilip, gecelikleri giydirilir, diğer yandan süpürmeye başlanır. Bütün evi koltukları dahi salonun ortasına kadar süpürmek belimi yormadı desem yalan söylemiş olurum. Semra Begüm'ü, Orhan Buğra'yı uyutmaya alır ve biz annemle sıvarız kolları. Derle, topla, yerleştir. Tozuna kadar alıp eski haline döndürdük. Ardından herkes yattı, ben ise hemen fotoğraf makinesini boşaltım fotoğraflara bakmaya koyuldum. Sonun da bana da iyi uykular tabi.

 Neden bu gece bitirdin derseniz bütün işi, senelerdir görmediğim Filiz ablamlar pazar akşamı bana yemeğe geleceklerdi de ondan. Bu gece geldiler. Çok özlemişim, sohbet, muhabbet derken saatler  su gibi akıp geçti.

Bir parti de işte böyle son buldu.

Oğlum, ömrüme ömür katan oğlum. İyi ki doğmuş iyi ki beni ikinci kere anne yapmışsın. Rabbim hayatın boyunca bütün kötülüklerden korusun seni. Hep sev, hep sevil oğlum. Hayat sersin bütün güzelliklerini önüne inşallah. 

Seni çok seviyoruz sarı biçimiz

Müjdeli habere gelince; bugün gelişti, hiç hesapta yoktu. Semoş saat 4 otobüsü ile Afyon'a dönecekti. Gitmeden babamı bir görmek istedi. Orhan ve ben, Semra'yı babamın dükkana bıraktık. Hemen yanında ki dükkan da erkek kardeşimin dükkanı. Biz de ona uğradık, Semra babamla görüşürken. Ben dükkana girdikten 5 dakika sonra Semra geldi ve '' hadi gel babamla barıştırıcam seni ' dedi. Biz babamla 12 yıldır görüşmüyorduk. Ben şaşırdım tabi tamam dedim ve Orhan'da geldi yanımızda. Ellerim titriyor, kalbim güm güm çarpıyordu. Kapıyı açtık, babam 1 metre ötede içeride bekliyordu. Önce şöyle bir bakıştık, ardından hemen elini öptüm ve boynuna sarıldım. Ben ağladım o ağladı, o ağladı ben ağladım. Semra hıçkırarak ağlyor, Orhan kapının dışında ağladığını göstermemeye çalışıyor. ''Babam seni çok özledim ben'' dedim. ''bende seni yavrum'' dedi ama öpüyoruz, kokluyoruz birbirimiz. Ayıramıyoruz kollarımızı birbirimizden. 

Evey sonun da barışmıştık babamla. Yarabbim nasıl gzel bir duygu bu. Şükürler olsun sana Allah'ım. Ağladık, ağladık, ağladık. '' Nasılsın kızım '' dedi. ''İyiyim baba''dedim.. 

Semra babama gidince benden geldiğini söylemiş. Babam da Begüm'de geldimi diye sormuş. Babam çocuklarım ve kocamla görüşüyordu, sadece benimle görüşmüyordu. Semra yok ama ablam geldi, sizi barıştırıyım artık demiş. Babam ilkin yok demiş. Semra ''bıktım artık, her gelişim de yoruluyorum bi onlara bi sana gelmekten yeter, getiriyorum barışın artık'' demiş. Babam da tamam o zaman demiş.

Hakan'ın dükkan müşteri ile dolu olduğu için bizim nerede olduğumuzu anlamadı. Orhan gidip ''Semra ablanla babanı barıştırdı'' demiş. Ardından babamın eşi de geldi ve onunla da tanıştım. 

Bütün bunlar 20 dakikada olup bitti.Babam çocukları da al gel dedi. Tamam dedim. Sen de gel dedim tamam Hakan getirir dedi. Semra'nın otobüs saati geldiği için fazla kalamadık. Vedalaştıp ayrıldık ve Semra'yı uğurladık.

Babam babam gibi kokuyordu hala. 12 sene önce nasılsa öyle. Hiç değişmemiş, saçları bembeyaz olmuş sadece ve hala bıyıklarını boyuyor gördüğüm kadarı ile. Özlemişim babam seni çok özlemişim. Ciğerimde yanan kordu senin hasretin bu koru söndürdü sonunda rabbim ikimiz içinde. Babam benim

Rabbime binlerce şükür olsun ki bana bugünü yaşattı. Allah'ım bütün küslük çekenler barışır inşallah.

Yeni yıla çok güzel sevinçlerle başlıyoruz. Allah yüzümü hep güldürsün, hiç ağlatmasın inşallah bundan sonra.

İşte mutluluğun en güzel resmidir bir baba-kızın hasret dolu kucaklaşması.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...