20 Mayıs 2012

Hafta sonu


Sabah sabah bir başladım çamaşır yıkamaya, 3 makine yıkamışım . Be kadın yıkarken düşünsene bu kadar çamaşırı nereye asıp krutacağını. Yok valla hiç aklıma bile gelmedi. Kurutma askısı yetmedi tabi. Be ne yaptım  peki ! anneanne usulü gerdim ipi salonun ortasına, bir vitrinden diğer vitrine, astım kalan çamaşırları bu ipe. Begüm'ün pek bir hoşuna gitti. ''anne ne güzel oldu'' dedi bana :)

Az kaldı. Alıcam artık şu kurutma makinelerinden bir tane. Nereye koyarım diye düşünüp duruyordum ama böyle kurutmaya çalışmak işkence olmaya başladı. En kötü çamaşır makinesinin üstüne koyarım. Ohh miss, altta yıkansın, üstte kurusun :)



İşte bir kısmı da balkonda ki kurutmalıkta.



Dün öğleden sonra çocukları anneme bıraktık ve Kadıköy'e indik. Hazır inmişken uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşımız Enver'i de çağırdık. Beraber gezdik- dolaştık. Yorulunca da Moda'da ki Kemal'in yerine çay içmeye gittik. Onlar çay ben ise orta şekerli Türk kahvesini keyifle, denize nazır bir şekilde yudumladık.





Bu aralar yeğenimin doğum günü parti hazırlıkları ile uğraşıyorum. Şu strafordan rakam işini halledebilirim diye düşündüm ama pek meşakkatli ve pis işmiş be. Birde bir türlü istediğim gibi kesemiyorum. Amaaan idare eder işte. Olmadı bir tane daha yaparım.




Begüm2ün desenli makasları sağolsun, bu kez kes yapıştır kısmında bayaa bir kolaylaştırdı işimi :)


Cuma akşamı Yavuz eniştemizin doğum günü vesilesi ile herkesi bizde topladım. Nursen'ler, Ozanlar, Oya, Kayınvalidemler hep beraber küçük bir kutlama yaptık. Bir arada olmak güzeldi. Sohbet-muhabbet, yeme-içme, çocukların oyunları derken güzel bir akşam geçirmiş olduk.




15 Mayıs 2012

Hafta sonu baba ile Begüm arasında geçen bir konuşma

Öğlen uykuya yatar yatmaz ezan sesinden uyuyamadığını söyleyip geldi yanıma. Sonra ezan bitince uykusuna geri döndü.

Akşam babasının uyutmasını istedi. Tam bu sırada yatsı ezanı okunuyordu. İşte baba-kız arasında geçen konuşma ;

Begüm : Baba bak ezan okunuyor yine

Baba    : Evet kızım ne güzel dimi. Biz Allah'ı çok severiz. O da bizi çok sever

Begüm : Evet ama baba Allah beni hiç uyutmuyor :)))))

işte sevgili  bu konuşmayı bana anlattığında bayaa  bir gülmüştüm. Bu çocuklar nasıl da bu kadar net ve düz cümlelerle ne demek istediklerini kolayca anlatabiliyorlar.

Begüm'ün 2 yaş doğum günü partisi






























Doğum günü kutlamamız ilk önce hep beraber yenilen iftar yemeğimiz ile başladı. Ardından pastası kesildi küçük hanımın ve hediyeler hediyeler...

Halasının hepimize yapmış olduğu sürpriz sonucun da daha keyifliydi. Begüm için kelebek kız kostümü almış sağolsun. Doğum gününün ilerleyen saatlerin de bir kelebek kız olarak selamladı bizi fıstığımız. Kalabalık, sevdiklerimizle beraber geçen harika, huzur ve mutluluk dolu, keyifli mi keyifli bir doğum gününü daha geride bıraktık.

Doğum günün kutlu olsun kelebeğim. 2 yaşına girdin, bakalım bu sene bizi neler bekliyor. Ne afacanlıklar, ne yenilikler.

Sana dair :
  • Günden güne daha da dillendin.
  • Mutfak işlerine acayip merak saldın.
  • Evin her yerinde, her şekilde su ile oynanabileceğini zannediyorsun.
  • Yeni odana tahminimizden de çabuk alıştın. Eski odanın kapısını bile açmıyorsun diyebilirim.
  • Herşeye, her durum da bu kadar kolay uyum sağlıyor olman bizi hem çok şaşırtıyor, hem de çok mutlu ediyor.
  • Odanda kendi kendine zaman geçirmeye başladın. Bundan keyif alıyorsun. Bu da beni rahatlatıyor. En azında sen odanda oyuncakların ile vakit geçirirken, bende kalan işlerimi toparlıyorum. Bu bana da yaradı yani.
  • Kuzenini (Baran'ı)seviyor olman biraz beni rahatlatıyor. Kardeşine de bu yaklaşımda bulunacağını ümit ediyorum. Umarım kıskanmazsın.
  • İnatçılığın son noktasında seyrediyorsun.2 yaş sendromu bize erken uğradı anlayacağın.
  • Bu sendromdan sağ salim çıkmak ümidiyle.
  • Seni çok seviyorum kelebeğim, iyi ki doğdun annem. Bu da senin için bitanem.. Bir tık

    NOT : Blogların kapanması ve wordpress'e geçip sonra tekrar bloga dönmemiz sonucu bazı yazılar kaybolmuş. Daha doğrusu wordpress'de varlar ama blogda oklar. Bu yüzden eksik olanları tamamlama adına eniden buraya aktarıyorum.

14 Mayıs 2012

Anneler günüm




Cuma günü kreş dönüşü bana bu anneler günü hediyesini getirdi prenses.


Anneannenin anneler gününü kutlarken. Dayı ve kuzenlerle hep beraberiz


Sedat dayımızla resim çalışmaları yapıyor.


Anne baaaaak diye beni çağıran bir ses. ''Bak anne dayıyı ne kadar yakışıklı çizdim'' dedi ve koptuk o anda. Bu kadar benzerlik olur diye. Bu tepedeki ne kızım dedim ''dayının saçlarıııı anne''dedi. Dayımızda biraz kellik olduğu için etrafındaki değil tepedeki seyrek kısmı baz almış bizimki çizerken :)


Hala düşkünü benim çocuklar, bayılıyorlar halalarına resmen. eeee herşeyden bir tane var bizde. Bir hala, bir teyze, bir dayı :)


Babaannenin anneler gününü kutlarken


Böyle özel günlerde anlam taşıyan hediyeler her zaman daha unutulmaz hisler bırakmıştır bende. İşte sevdiğimin aldığı bu anne ve iki çocuğunun yer aldığı kolye yüreğimin derinliklerine dokundu diyebilirim.

Sabah saat 10 gibi ev ahalisi uyanmış ama bana dokunmamışlar. Beni uyandırdıklarında saat 11 civarıydı. Önce Begüm geldi yanıma ve ''anne seni çok seviyorum'' dedi. Bende seni kızım dedim ama hala gözler kapalı bende. Sonra sevgili, elinde bir kutu , Buğra'yı da almış girdi içeri.'' Hadi kızım annene ver hediyesini'' dedi Begüm'e. Üçü yatağa oturdular. Ben hemen doğruldum tabi ve hediyelerini açtım. Kutunun içinden bu kolye çıktı. Görür görmez bayıldım.

Her zaman beni mutlu etmeyi, yüreğime dokunmayı başarmışsındır. Ama bu hediyedeki anlam beni mest etti. Seni çok seviyorum kocam çooook.

Sırayla anneler günümü kutlayıp öptüler beni. Sonra mükellef bir kahvaltı hazırladım ve hep beraber oyunlar eşliğinde kahvaltımızı ettik.  Çocuklar öğle uykularına yatınca derle-topla ve ütü işlerini hallederken ben sevgilide mutfağı halletti. Görümcemle 32-3 saatliğine bir alışveriş merkezine uğradık. Alınacak bazı hediyeler için. Çocukları kocalar emanet ettik ve biz çıktık.

İşlerimiz bitirip eve döner dönmez, çocukları hazırla, kendin hazırlan bir saati geçti. Allah'tan sevgili çocukların karnını doyurmuşta bir de bunun için zaman kaybetmedik. İlkin anneme, oradan da kayınvalidemlere uğradık. Belçikadan dayımız gelmişti. Hoş sohbetler, muhabbetler, çocuklar oynanan oyunlar derken bu özel günü böylelikle bitirmiş olduk.

Eve dönmemiz 11 gibiydi. Çocuklar uyuttuk. Biraz keyif yapıyoruz ama şimdi Behzat Ç'yi izleyip doğruca yastığa koyacağım kafamı. Çünkü acayip yorgunum.

Bu özel günümü, gerçekten de özel kılan aileme binlerce teşekkür ederim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...