30 Nisan 2012

Yemek kokusu

2 saattir mutfaktaydım. Günün menüsü hazırlandı bu sürede. Annem, Şule ve çocuklar bendeler. Yoğun bir günün ardından onlar çocukları parka götürdüler oynatmaya, bende girdim mutfağa. Akşam menüsünü hazırlamaya.

Menüde neler mi var ;

Ev yapımı tarhana çorbası
Yeşil fasulye
Pilav
Tavuk
Sarımsaklı yoğurtlu köz patlıcan salatası

2 saatte hepsi hazır. Şimdi mutfakta yenmeyi bekliyorlar. Ben !Ben hala diyetteyim. Pilav ve çorba hariç bana serbest :)

Hııı birde annemin ellerinden çıkma yaprak sarmalarımız var. Unutuyordum bak şimdi aklıma geldi. Onlarda bana yasak tabi :)

Müzik seti son sese dayanmış bir şekilde çalıyor. Salondan müzik ve alkış sesleri geliyor. Belli bizim kızlar dans show yapıyorlar.

uffff acayip yorgunum. Kemiklerim sızlıyor.Kaçtım kütüphaneye, kahve eşliğinde dinleniyorum. Ev ahalisini salonda bıraktım. Biraz sessizlik lazım da bana. Malum migren üç gündür tavan yaptı yine.

Amma karışık yazmışım. Belli, yazasım gelmiş yine :) neyse kendimi iyi hissedersem bir arkası yarın hikayesi yazarım bu gece. Unutmamak istediğim o kadar çok anı var ki !

24 Nisan 2012

Özledim



3 gün beraberliğin ardından, yine kreş başladı. Sabah gitmek istemedin. Bende istemedim aslında. Ama yıl sonu gösterinize hazırlandığınız için kaçırmanı istemedim derslerini.

Bu 3 gün bize ne iyi geldi dimi kızım. Dolu dolu geçirdik. İlkler yaşadık. Özlemişim seni kızım. Çok özlemişim.

23 Nisan 2012

Bir ilk daha, Begüm at bindi












Bu günün nasıl başladığını ilk postumda anlatmıştım. Saat 5 evden çıktık.  Önce pazar alışverişi yapıldı. Herşey taptaze mis gibi. İki torba şey alıcam diye girip 8-10 torbayla çıktım yine. Biz pazar alışverişlerini ma aile yaparız. Bu vesile ile çocuklarda neyin ne olduğunu görerek öğreniyor.

Ardından Carrefour'a gittik. Bu sefer evin aylık alışverişini tamamladık.  En çok ne aldığıma gelirsek et tabiki. Bol bol tavuk eti, kırmızı et. Hazır indirimde de diye. Malum diyetteyim ve meyve, bakliyat ve hamur işleri yaşak. Süt ve et ürünleri, ayrıca bir kısım sebze serbest. Hoş, bu 3 gün tatil vesilesi ile biraz serbest bıraktım diyeti ama sorun değil. Salı sabahından itibaren kaldığımız yerden devam.

Neyse; alışveriş bitti ve Carrefour'un bahçesine kurulan oyun parkında çocukları oynattık biraz. Oyun parkı kapanınca, arabaya doğru yürümeye başladık. Begüm atları gördü ve ''hani anne beni at bindirecektiniz'' dedi. Orhan'la bir an bakıştık. Şimdi; biner korkar iner. 5-1O dakikası vardır 50 TL falan diye bir yandan düşünüp, diğer yandan söylenirken, Orhan görevliye sordu. 5 dakikası 10 TL dedi ve tamam dedik. Korksa binemese bile giden para çok değil nasıl olsa diye düşünürken, bizimki bayıldı at binmeye.

Yarında gelelim ne olur anne diye başladı rica etmeye. Zaten o beyaz ata binmek istiyormuş. Neden siyaha binmiş. Bu yüzden yarın tekrar gitmeliymişiz. Tamam dedik ama niyetim yok açıkçası. Zaten yarınki program belli. Orhan bazı işleri var. Bizde çocuklarla anneanneye gidicez. Begüm anneannesinin evini özlemiş. Oraya gitmek istiyormuş. Öyle yapalım bari babanın işi varken dedim bende.

Hoş, bu vesile ile çocukları öğle uykusuna yatırıp, anneanneye bırakıp kadıköye iner Kemalin yerinde bir kahve ısmarlarım kendime. Nasıl da özledim Moda'yı. Denizi seyrede seyrede seyrede gazete okuyup, kahve hüpürdetmeyi. Keyif zamanım gelmiş benim belli :)

22 Nisan 2012

Nazarmı değdi ne !!!

Sabahın 8'inde uyandı Begüm. Yanımıza geldi ve sizinle uyuyabilirmiyim anne dedi. Tamam kızım dedim. Sağa dön sola dön uyutmadı. Belli uykusu kaçmış bir kere. Karnım acıktı anne, kutu süt içebilirmiyim dedi. Getirdim, yanınada 3 adet bisküvi. Sütü içti, bisküvilere dokunmadı. 8:20 kaltık artık yataktan ikimiz.

Orhan uyusun diye, panjurları indirdim ve bebek telsizini kapattım. Malum dün gece film gecemizdi. Bu nedenle geç yatmıştık. Üstüne Buğra gece tekrar uyanmış ve uzun süre uyuyamamış. Orhan beni kaldırmak istememiş. Bu nedenle kendi başına uyutmaya çalışmış. Tabi uzun sürmüş. Birde gece Begüm yatak yorgan altına kaçırmış uykusunda. eee onuda halletmiş sağolsun koca. Bu nedenle o çok daha uykusuz kaldığı için uyusun istedim.

Biz Begümle kalktıktan sonra saat 9 gibi Buğra'da uyandı. Neyse kahvaltı hazırladım. Üçümüz yaptık çocuklarla kahvaltımızı. Bir ara Buğra sıcak çay bardağının üstüne doğru düşünce çığlk atmışım. Reflekslerim iyide Allah'dan daha düşmeden yakaladım onu ama sesi duyan koca uyanıp fırlayıp geldi yanımıza. Ne olduğu söyleyince rahatladı ve gitti uykusuna kalan yerden devam etmeye.

Kahvaltımızı bitirdik, oyun oynadık. Ardından önce Begüm  sonra Buğra sırayla öyle uykusuna yattılar. Begüm 1 saatte anca uyudu. Buğra sağolsun yavrum gayet güzel uyudu. Koca hala uyuyor. Henüz kalmadı. Bende bütün yorgunluğunu atsın diye uyandırmıyorum ama şaka maka saat 14:30 olmuş bile. Ev ahalisi uyuyor şu anda. Evi topla, 3 makina çamaşır yıka-as, kuruyanla topla-katla-yerleştir. İnternete takıl derken bende bu saati ettim. Ama artık benimde uykum geldi. Uyumam zor. Birazdan sırayla uyanırlar, onlara yemek hazırla, yedir, kaldır, giydir, pazar-market alışverişini yap akşam olur.

Sözün özü bu günün tek uykusuzu ve yorgunu ben oldum bu evin. Olsun canları sağolsun, helali hoş olsun. Benim ailem mutlu ve huzurlu olsun yeterki.

Not: Abartıyorum biliyorum ama şimdiden başladım bu kez Begüm'ün doğum için konsept hazırlıklarına. İşte bu yüzden nete bolca takılıyorum ya bu ara. Bayaa birşey halloldu ama. Allah'ın izniyle bu seferki kutlama diğerlerini gölgede bırakacak cinsten olacak. Dolu dolu bir party hazırlıyorum :)

21 Nisan 2012

Büyümenin ispatı





Bu sabah kahvaltı masasındayız ve Buğra masadan uzak kalmak istemedi. Mama sandalyesini masaya yaklaştırdım. Önce sucuklu yumurtasını ve portakal suyunu yedi. Ardından, aldı eline bir çay kaşığı ve bir dilim kızarmış ekmek, başladı marmelat kaşıklamaya. Bir ekmekten ısırıyor, bir marmelat kaşıklıyor. Üstü başı battı tabi. Bugün iyi günümdeyim ki herhalde ses çıkarmadım. Varsın yemenin keyfine istedim.

Bu tip bireysel hareketlerle büyüdüğünü ispatlıyor bize. Her ne kadar 16 aylık olsada daha o büyümüşte küçülmüş cinsinden. Ona birşeyleri öğretmek gerekmiyor. Bir şeyi bir kere görsün yeter. Aynını kolaylıkla tekrar edebiliyor. Görsel hafızası mükemmel. Bu konuda bana çektiğini düşünüyorum :)

Ben de öyleyimdir. Örneğin bir yerde yediğim bir yemeğin aynını yapabilirim. Tarif almadan, sormadan. Yahut da eve herhangi bir konuda tamirci çağırdığımız zaman nasıl yaptığını dikkatle izlerim. Daha sonra aynı sorunla karşılaşınca kendim hallederim.

Bu özellik babamdan geçmiştir bana. Benden de oğluma herhalde. Babamda öyledir. Görsel hafızası mükemmeldir. Örneğin şu an oturduğu evin arsasını aldığımızda, ilk katın yapımı için herşeyin ustası çağırılmıştı. Ama ikinci katı yaparken babam neredeyse tamamen kendi yaptı. Daha doğrusu ailece yaptık. Babam öğrendiği herşeyi öğretmeyide sever. Bu yüzdendirki kalebodur döşemeden, duvar boyamaya, ufak tefek tamirlerde, inşaatın sıvasının yapımına ve hatta çatı aktarmaya kadar birçok şeyi yapabiliyorum.

Onun felsefesi kimseye muhtaç olmadan yaşamak, ayakta durabilmekti. Bizide böyle yetiştirdi. İlerde ihtiyacın olmayacak olsa bile, yapmayacak olsan bile bil kızım derdi. Gün olur devran döner, hayatta yalnız başına kalırsın ve paranda olmaz. İşte o zamanlarda işine yarayacak bunlar derdi.Çok doğru söylemiş ve iyiki öğretmiş herşeyi bize. O bahsettiği zor zamanları çok yaşadım ben. Allah'a şükür ki öğrendiklerim ayakta tuttu beni.

Bende çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum ne biliyorsam. Bir gün onlarında işlerine yarayabilir. Hayat bu kimin ne olacağı belli olmaz. Begüm'ü bilmiyorum ama Buğra çok pratik bir çocuk. Ve ilerki hayatında bunun avantajını çok yaşayacak.

20 Nisan 2012

SÜKUNET...

Çocuklar uyudu, koca arkadaşı ile buluşmaya gitti. Evde bir sessizlik. Nasıl da özlemişim böyle anları. Hele de böyle yorgun olduğum zamanlarda.

19 Nisan 2012

Süpriz yumurtadan arılar yaptık




Bu fotoğraflar bu sabaha ait. Genelde, eşofman tarzı şeyler giydiriyorum kreşe giderken ama bugün cicili bicili giydiresim geldi. O da çok sevdi bu kıyafetini. Şimarıklığından belli :)




Bu ikisi sürekli dans ediyorlar. Begüm kreşten döner dönmez, Buğra bu siyah saçlı şarkı söyleyen bebeği getirip salonun ortasına koyuyor ve başlıyorlar dansa.







Dün akşam uyumadan önce sütlerini içerken küçük bir kriz yaşattı Begüm hanım bize. Neymiş; o kutu süt içmek istiyormuş. Sürekli evde, normal günlük süt, dışarıda kutu süt içebileceğini söylememe rağmen, özellikle anneannesinden yüz bulup şimarıklığa vurup, istediğini elde edene, yahut da azarı işitene kadar ağlıyor. Netice; genelde benim dediğim oluyor tabi






Her akşam bir logo faslı. Bu arada biraz bana öööğğ geldi desem yalan olmaz. Her seferinde de farkı bir konu bulup yapmamızı istiyor. Çocuk dediğin legoyu kendi kendine oynar. Yok, olur mu hiç, bizimki illa benimle oynayacak.





Salı akşamı babamız arkadaşları ile yemeğe çıkmıştı. Anneanne ve biz evde beraberdik. Fakat Begüm pek durgun, pek keyifsizdi. Anneme Buğra'yı diğer odaya almasını, kızımla aktivite yapacağımızı söyledim. Malum, Buğra ortalığın canına okurdu.

Malzemeleri toparlayıp salonun ortasına bir örtü serdim ve Begüm'e arılar ve petek yapalım mı dedim. Çok sevindi. Fakat şu yuvarlak makarnalardan kalmamış evde, bende onun yerine mısır kullandım.

Önce bir kartona uhu ile mısırları yapıştırdık. Sonra kuruması için bıraktık. Süpriz yumurtadan çıkan sarı kutulara, enlemesine siyah banlar yapıştırdık. Yine siyah bantlardan ağzını ve gözünü yaptık. Kanatlarınıda siyah elişi kağıdından keserek yapıştırdık. Son olarak Begüm bazı arıların yanaklarına pembe boya ile ödül kondurdu. Ta ta  tataaaam arılarımız ve peteğimiz hazır. Sonra oynadık. Arıları uçurduk, konuşturduk bayaa eğlendik.


Dün kreş dönüşü anneannesi ile parka uğramışlar. Kaydırağın ahşap sütunlarına çarpmış alnını. Eve geldiğinde yumurta büyüklüğünde bir şiş vardı. Görünce şok oldum. Tabi ona belli etmedim. Ama çok üzüldüm. Minik prensesim nasılda ağladı.

Bu sabah annemde döndü artık evine. 15 gündür bendeydi. Hastayken bize bakmak için gelmişti. Tabi ben rahata alınşada göndermek istemedim. Alışmışım anneme. Bir boşluk oldu sanki.

18 Nisan 2012

Begüm yüzme öğreniyor






Okulda bugün itibari ile yüzme kursu açıldı. Begüm yüzmeyi çok sevdiği için  hemen yazdırdım. Son bir aydır, anne beni havuza götürürmüsün deyip duruyordu. Bu kursun açılması isabet oldu bizim için bu yüzden.Çok eğlenmişler. Çok sevmiş arkadaşlarıyla beraber ders almayı.

Geçtiğimiz hata sonu Begüm'ün kreşinin  bulunduğu sokağa bir yenisi daha açıldı. Sevgi Yumağı 5. Önümüzdeki sene orada devam edecekler. Şimdiki bina ise 3-4 yaş gurubu kullanılacak. Bu yüzme havuzuda işte bu yeni kreşe yapılmış. Açılışına gittik haftasonu. Tek kelimeyle muhteşem. Hani aldıkları paranın hakkını vermiş denilir ya, işte tam öyle.

 Ayşe hanıma ara sıra bende gelebilirmiyim dedim gülerek ''elbette her zaman, hatta çocuklara etkinlik amaçlı kek yaptırabilirsiniz'' dedi. Dürüst ve içten yaklaşımlarını hep taktir etmişimdir. Ben ki acayip didikleyen biriyimdir çocuklarım söz konusu olunca herşeyi, benim bile içimi bu kadar rahatlatan bir ortam ve hizmet olması ayrıca huzur veriyor. Aklım kızımda kalmıyor yani.

Bu kadar insan kalabildikleri için helal olsun.  Rabbim daha çok kazandırsın ve daha çok kreş açarak, başkalarından duyduğum o kötü hizmet veren kreşlere gerek kalmasın.

Kızım adına çok mutluyum. Mutlu olduğum için zaten aman reklam olurmu diye düşünmeden yazıyorum. Kötüyü yerdiğimiz gibi iyiyide övmek lazım. Hakkı sahibine vermek lazım. Tekrar söylüyorum verdiğim son kuruşa kadar helal olsun.

Begüm'ün kreş etkinliklerinden kesitler

23 NİSAN KUTLAMALARI

Dün kreşde 23 Nisan kutlaması yapıldı. Çocukları kostümle göndermemiz rica edildi. Bende Begüm'e Wafaa'nın Fas'dan hediye getirdiği kaftanı giydirdim. Çok yaşıktı kızıma. Hatta gün içerisinde okul sahibesi Aşye hanımla yaptığımız telefon görüşmesinde bana ''Begüm çok güzel olmuş. Kostümü harikaydı, bayıldık hepimiz''dedi. Gerçekten bende çok beğendim. 3 senedir duruyordu. Bugüne kadar hiç giymemişti. 23 Nisan kutlamasına nasipmiş.



Ah birde o tırnaklarını yemesen meleğim







Hayvan meraklısı ya( benim aksime) ellemeden dayanamzdı zaten. Canım kızım, melek yürekli prensesim.



Zoraki verilen pozlar böyle suni sonuçlar doğurur. Sarılın bakalım fotoğrafınızı çekicez demişler, bizimki sarılmış. İçten gelmeyen şeyler nasılda yansıyor insanın yüzüne. O da benim gibi, yüzü hep eleveriyor.



Senin gülüşünü yerim meleğim. Tatlı tatlı nasılda bakmış ve gülmüşsün öyle.


Sihirbaz sahneye çıkarmış Begüm'ü. Bizimki meraklı, acaba ne yaptırak diye.



YERLİ MALI HAFTASI KUTLAMALARI

Begüm ve biz malum o hafta feci hastaydık. Yeni yeni ayaklanmaya başlıyorduk. O hafta kızımı kreşe göndermemiştim. Öğretmeni beni arayıp ertesi gün kreşte yerli malı haftası kutlaması olacağını, Begüm'ün kutlamaları çok sevdiğini, eğer biraz iyi ise en azından o günlük gönderip gönderemeyeceğimi sormuştu. Begüm'e sordum o da gitmek istedi. Gönderdim tabi. İyiki gitmiş meleğim. Çok eğlenmiş ama eve döndüğünde çok halsiz düşmüştü.




Masanın başına oturtmuş öğretmeni. Hasta ya ondan. Sağ tarafında Yeşim öğretmeni, sol tarafında okul sahibesi Ayşe hanım.



Hasta olduğu için ilgi büyük tabi :)




Sendeki o kocaman sevgi dolu yüreğe aşığım ben. Rabbim karşına her zaman senin gibi yüreği büyük insanlar çıkarsın yavrum.


Nazını niyazını yerim senin cimcimem benim

  

OKULA TİYATRO GELMİŞ

Genelde, ayda iki kez tiyatroya gidiyorlar. Akatlara. İlk kez tiyatroyu okula getirdiler. Çocuklar memnun. Begüm zaten tiyatro tutkunu. Evde bile sürekli kukla oynatıyoruz. Sinemayı pek sevmedi ama hatta hiç sevmedi 15. dakikada kaçtı sinemadan :)

Bende tiyatroyu çok severim. Sinema rahatsız eder oldum olası beni. Ortamı, havasızlığı, sesi. Evde izlemeyi, heleki projektörle duvara yansıtıp izlemeyi daha çok severim. Bende ne keyif düşkünüymüşüm be :)







YARI YIL KARNELERİ

Biz biraz gecikmeli almıştık karneleri. Kardan dolayı gidemeyen çok çocuk olduğu için ertelenmek zorunda kalmıştı. Şubat sonu falan aldık galiba.




 ÜLKER ÇİKOLATA ATÖLYESİ

Ülker çikolata atölyesi geldi kreşe ve çocuklara nasıl çikolata yapıldığını öğrettiler. Harika bir etkinlikti. Begüm akşam eve döndüğünde, elinde küçük bir karton çanta ile yaptığı hayvan figürlü çikolataları getirmişti ve afiyetle hep beraber yemiştik.









TASARIM HAFTASI ETKİNLİKLERİ

Kreş, bizden çocukların artık giymedikleri veya küçük gelen kıyafetlerinden bir parça göndermemizi istediler. Bende Begüm'ün en sevdiği kırmızı yazlık tişörtünü gönderdim. Süslemişler güzelce. Bu tür aktiviteleri bize göndermiyorlar. Çünkü yıl sonunda yapılacak sergi için saklıyorlar. Sergi sonunda sene boyunca yaptıkları bütün bu faaliyetler bize geri veriliyor. Acayip merak ediyorum.






MİNİK PİZZACILAR İŞ BAŞINDA



Bizimki meraklısı zaten. Nasılda bekliyor versinler ben yapayım diye


Hevesli seni, dayanamayıp kaldırmış ben yapıyım diye parmağını :)


Hamurda açarmış gül kokulum, ben bile böyle hevesli açmıyorum


KREŞDE DİŞ MUAYENESİ

Sağolsun bizim yerimize bu işi halletmeleri süper oldu. Dişleri çok sağlıklıymış ve 6 yaşında yeniden kontrol ettirmemizi önermişler.









MÜZİK DERSİ

Okul sahibesi Ayşe hanım aynı zamanda müzik öğretmeni olduğu için, çocukların müzik derslerine o giriyor.



KREŞDE DOĞUMGÜNÜ KUTLAMALARI

Bütün kutlamalarda kızlara çiçek taclar veya kelebek kanatlar takıyorlar :) çok şekerler :)






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...