28 Şubat 2012

Hafta sonu aktivitemiz orman yapmaktı :)








Cumartesi akşamıydı. Buğra uyumuş, babamızda dışarı çıktımıştı. Begüm'ün canının sıkıldığını gördüğümde aklıma 3 haftadır ona söz verdiğim ama birtürlü yerine getiremediğim bir aktivite geldi.

Biriktirdiğimiz malzemelerle bir orman yapmak. Begüm'e ''annecim orman yapalım mı ''dedim ve gözlerindeki ışıltıyı gördüm. En sevdiği şeydi kes, boya, yapıştır aktiviteleri. Serdik bir örtü salonun ortasına ve bütün malzemeleri topladık ortaya.

Büyük bir karton kutu vardı. Onun bir kenarını kesip zemin yaptık. Tuvalet kağıdı ve kağıt havlu rulolarını ağaçların gövdesi olarak kullandık.Bunları kahverengiye boyayıp, bir kenarına karşılıklı 2 cm'lik kesikler attık.

Ağacın üst kısmı için kartona çizip kestim ve yeşile boyayıp, Begüm'ün isteği üzerine elma ve portakal ağacı olarak tasarladık onlarıda. Ardından kesikler attığımız rulolara geçirerek, karton zemine yapıştırdık rastgele.

 Bunları yaparkende bir yandan çikolatalı pudinglerimizi indirdik mideye. Koltuğun kenarında duran kase kanıtı zaten :)

Tatataaaaaam orman hazır. Sonra, sürpriz yumurtalardan çıkan oyuncaklarını ve minyatür oyuncaklarını da kullanarak orman hayvanlarımızı yerleştirip oyunumuza başladık. Biz bu ormanı yaparkende, oynarkende acayip zevk aldık. Çocukların hayal güçlerinin sınırı yok. Hayvanları konuşturmakla kalmayıp, kendiside bize dinazorlar nasıl saldırı ve ses çıkarırmış onu bile gösterdi kızım :)

Seni çok seviyorum meleğim. Çok eğlendim hemde çok. Sırada deniz var. Bakalım denizi nasıl yapıcaz :)

22 Şubat 2012

17 Şubat 2012

Şu an itibari ile evdeki durum şudur ...

Babamız ahşap bir sandığın içini bonibonla doldurdu ve bir harita çizip sandığı  sakladı. Hazine sandığını bulma oyunu oynuyor. Buğra dahil dördümüz. Bulunca çok seviniyoruz. Çünkü Begüm'ün tepkileri muhteşem. Şu an sürekli Begüm saklar durumda sandığı ama komik olan yerini hemen ''orda değil, gelin gelin işte burdaaaa'' diye göstermesi. Baya eğlenceli bir oyun. Eski neşemize kavuştuk şükür şimdilik. Bana müsaade yakalanmadan oyuna dahil olmam lazım.

Birazdan bir de mısır patlatma seramonimiz başlıyacak.

Herkese mutlu, keyifli, huzurlu hafta sonları dilerim.

16 Şubat 2012

Özür dilerim kızım



Bu aralar sendeki değişiklikler babanı ve beni çok üzüyor. Sana seslenmelerimize tepki vermez, bizi duymaz oldun. Kulağının dibine kadar girip konuşunca, anca dikkatini çekebilir olduk.Bu durumun bizi fazlası ile sinirlendirir ve neticesinde kızgınlıklara yol açar oldu.

Son bir aydır agresif tavırlar sergiliyorsun. Bizi duymuyorsun, evin her tarafını dağıtıyorsun. Oynamak için aldığın oyuncağı ben yanına gelince fırlatıp atıyorsun. Örneğin; benden spagetti yapmamı istiyor, ardından spagettini yemen için getirdiğimde ben istemem aç değilim diyorsun.

Kardeşine kötü davranır oldun. Onu mümkün olduğu kadar kendinden uzak tutmaya çalışıyorsun. Ki sen kardeşine deli gibi düşkün bir ablasın. Bunu bilmeme rağmen neden bugünlerde hepimize böyle davrandığını çözemez olduk. Dün evde sinir harbi yaşattın. Sana bağırmaya kıyamayan babanı bile çileden çıkararak avaz avaz bağırttın. Yaptığın diğer çirkin hareketleri saymıyorum bile.

Seninle konuşup anlamaya çalışıyorum ama sen hemen konuyu değiştiriyor ve dikkatimi başka yere çekmeye çalışıyorsun. Bu konular hakkında konuşmak istemediğini de anladım. Öyle büyük sinir harplerine neden oluyorsun ki içinden çıkılmaz durumlara ve yürek acılarına bırakıyorsun beni. 2 gün önce yine beni delirttin ve dayanamayıp tokat attım sana. Sonra odana gönderip yatırdım. Sen yattın hıçkıra hıkçıra ağlayarak uyuya kaldın. Ben mi; ben kendi kendimi yedim durdum. Ağladım, anlamaya çalıştım, kendime kahrettim. Nasıl tokat atarım diye. Sonra yanına uzanıp, uyuduğunu bilmeme rağmen dakikalarca özür diledim senden. Öptüm, kokladım ve söz verdim böyle birşey birdaha olmayak diye.

Ertesi gün seni karşıma alıp özürümü tekrar diledim. Bir daha yapmıycam kızım çok üzüldüm annecim ben dedim. Ve sen boşveeeer anne, hissetmiyorum ki şimdi üzülme sen dedin. Beni bitirdin. Sende ki bu yürek bir de babanda var. Herşeye dayanabiliyorsunuz. Benim gibi değilsiniz. Allah'tan bu konuda babana çekmişsin kızım. Sarıldın boynuma ve ben seni çok seviyorum annecim dedin. Yerin dibine giresim geldi. Sen nasıl bir çocuksun meleğim. Allah senden razı olsun kızım.

Sonunda bunda bir terslik var diyerek  bu sabah öğretmenini aradım. Senin son bir aydır bizi duymadığını, hırçınlaştığını ve agresif tavırlar sergilediğini söyledim. Merak ettiğim okulda da mı böyleydin. Öğretmenin bana 2 gündür onu da duymadığını, sana birkaç kez seslendikten sonra anca cevap verdiğini söyledi. 2 gün önceki müzik dersinizde çekilen fotoğraflardan bahsettim öğretmenine. Bütün çocuklar dans ediyor ama Begüm sandalyesinde tek başına oturuyor neden dedim. Normalde herkesten daha fazla aktifsindir böyle anlarda. Şaşırdım o fotoğrafı görünce. Öğretmenin de bana; aynı şeyi bende far ettim ve ona sordum ''sen neden dans etmiyorsun Begüm''diye dedi. Senin verdiğin cevap ''öğreniyorum şu anda''olmuş. Meğer o gün ki  şarkıları yeni öğreniyormuşsunuz ve sen diğer arkadaşların gibi sadece kendini müziğe bırakmaktansa öğrenip öyle eşlik etmek istemişsin. Ki sonraki fotoğraflarda sende dans ediyordun ve eşlikte ediyordun. Öğretmenin; Begüm resmen kayıt ediyor. Bilmeden atlamak istemiyor herşeye. Bu çok güzel bir durum dedi. Cevabın karşısında öğretmenin de bizde çok şaşırdık ve mutlu olduk aslında. Aktivite derslerinde de mesela öğretmeninin dikkatini önce kendine çekmek için birşey yapıyormuşsun. Önce hep senden başlamasını istiyormuşsun. Bu yüzden bugünlerde Begüm'le daha öncelikli ilgilenir oldum dedi.

Ve bana senin tek sıkıntının öncelikli olmak istemen olduğunu söyledi. Bana ; bırakın dağıtsın, bırakın yemesin, üstüne gitmeyin tek istediği değerli olduğu hissetmek ona sadece bunu gösterin dedi. Benim merak ettiğimde buydu aslında. Onun için aramıştım öğretmenini. Okulda normal evde böyle hırçın davranıyor olsaydın sorunun bende olduğunu düşünecek ona göre davranacaktım.

Şimdi seni anlıyorum kızım. Kardeşinle sürekli beraber olmamız, senin kreşte olman, kreşten döndüğünde kardeşini yedirme, uyutma seramonilerim. Arkasından yemek telaşı derken bu aralar farkına varman seni ihmal etmişim. Beni zorlayan da şu son 2 aydır sürekli bir takım rahatsızlıklar geçirmemdi kızım.

Beni affet annecim. Senden milyonlarca kere özür dilerim. Şu satırları yazarken gripten yatak döşeğim ve migren son sürat öldürüyor beni. Ellerim egzama oldu acısından suya zor sokar oldum. Sanki dıştan içe çürüyorum. Ama söz kızım. Birdaha seni ihmal etmemek için elimden geleni yapıcam.

Ömrümün en güzeli. Sana tokat atan ellerim kırılsın. Anlamadan dinlemeden. Bu çocuğun nesi var acaba demeden. Ama ben bu ayıbımı unutmam yavrum. Asla unutmam. Özür dilerim meleğim çok özür dilerim. Sen; benim seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun. Affet anneni kızım.

Ocak ayından kesitler 2


























Bir hafta sonu dostlarımıza kahvaltıya davetli idik. Kahvaltı sonrası hep beraber Ümraniye Carrefour'a götürdük çocukları. Oyun  bölümleri harika doya doya oynadı bizimkiler.

11 Şubat 2012

Yüreğim yüreğinde atıyor Gamze



Birkaç gün önceye kadar hiç tanımadığım bir insanken, şimdi onunla yatıp onunla kalktığım oldun. Yüreğim hep seninle. Öyle büyük öyle dolu girdinki hayatıma inanamadım. Blogunu okuduğumda saatlerce ağladım. O kadar çok üzülmüştüm ki, paket paket sigarayı nasıl yaktım anlamadım.

Yazdıkların acıydı. O acı yüreğimi ezdi geçti. Asıl beni sarsan ise güçlü olduğunu yazılarından farketmiş olmama rağmen, pes edermişcesine yazdığın son yazılardı. Sonradan farkına vardım ki mesele pes etmek değildi, sadece korkmaktı. Güçlü olduğunu hissedebiliyordum, korktuğunuda.

Ama korkma arkadaşım. Rabbim yüreğime yaşanacak acıları önceden sezdiriyor benim. Ama ben sende böyle birşeyi hiç sezmedim. Aksine bu hastalığı yeneceğine dair hislerim. İnanıyorum. Aslada buna inanmaktan vazgeçmeyeceğim. Sende geçme arkadaşım.

İnternet dünyası seferber olmuş durumda. Hepimiz neler yapabileceğimizin peşine düştük. Seni yalnız bırakmayacağız. Sen sesimizi duy ve ses ver bize. Bizim gönlümüzdesin. Bizlerede gönlünde yer aç, güven ve rabbimden asla ümidini kesme.

Ben 34 yıllık yaşamım boyunca sadece ilk okul yıllarında namaz kılmışımdır. Senin sayende ve senin için dün başladım namaza. Akşam namazı ilk namazımdı. Elimde kitap, ilkokul çocukları gibi baka baka kıldım. Hep dua ettim sana. Namazın farzı bitip, sureleri okumaya başlayınca gözyaşlarım akın akın akmaya başladı. Bir yandan okuyor diğer yandan hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. 2 evladım salonda oynuyor, onların seslerini duyuyordum. Ama birtürlü ağlamamı durduramıyordum. Sonunda içime öyle büyük bir feraklık doldu ki. Rabbim yüreğimi ferahlattı. Akan gözyaşlarım umuttan yanaydı. Onu anladım. İyileşeceğine dahada çok inıyorum artık.

Ve her namaz vaktini sabırsızlıkla bekler oldum. Her namazımda duamsın arkadaşım.Her kıldığım namaz ve senin için ettiğim dualar o hastalığı söküp alsın senden. Rabbim kabul etsin.

Farkında olmadan insanların gönül gözlerini açıyorsun. Güzelliklere sebep oluyorsun. Bak; bana Allah yolundaki en güzel kapıyı açmama vesile oldun. Sen bana vesile oldun. Rabbim bizi ve dualarımızı vesile kılsın. Ömrüne ömür, sağlığına sağlık katsın inşallah.

Allahın izni ile Eşinle, biricik yavrunla geçireceğin güzel günler göreceksin inşallah. Bütün namazlarım senin, bütün dualarım sana arkadaşım.

Pazartesi günü gidip ilik bankasına başvuracağım. Kan gurubum 0Rh +. Umarım uyar ve Rabbim beni sana vesile kılar. Elimden ne geliyorsa yanınızdayım.

Gamze için neler yapılabilir derseniz burayı okuyun www.aylinanne.com

Gamze'nin eşinden yürek dolusu bir yazı, Güçlü bir babanın yazısı www.atakan310309.wordpress.com

8 Şubat 2012

Ocak ayından kesitler 1


Evde bol bol oynadık



Anneanneyi ziyarete gittik


Begüm'le puzzle yaptık

Oyun parkını top havuzuna dönüştürüp, top savaşları başlattık


Baran bize geldi, biz Baran'a gittik. Doyasıya hasret giderdik.




Begüm Baran'a fazlasıyla doyma fırsatı yakaladı


Ailece alışverişlere çıktık. Güvenlik yükseklerde dolaştık :)


Baba ile Buğra carrefourda alışveriş yaparken biz anne-kız Paris sirkini izledik.




Begüm'ün ilk sirk deneyimini ve ağzı açık izlediği gösteriyi nasılda sevdiğini farkettik. Sonrasında yine gelelim anne deyişine, sevdiği şeyleri dile getirme üslubuna aşık olduk.




Bir yandan gösteriyi izlerken, diğer yandan patlamış mısırı nasıl heyecanla yiyip bitirişine şaşırdık. Kutusunu atmaya kıyamayıp eve kadar getirmesine çok güldük.


Baba-oğul yakışıklılarımızın bizi sirk çıkışı arabada böyle beklemelerine pek sevindik.


Benimde fotoğrafımı çek diyen güzel kızımın şimarık pozuna bayıldık.

Sirk dönüşü halasına gitmek isteyen Begüm'ü kırmadık. Buğra kapı açılır açılmaz atıldı halasının kucağına, Baran'la beraber verdikleri bu pozu pek sevdik.

Kreşten eve döner dönmez top havuzuna girip, öğrendiği 20'ye kadar ingilizce saymayı en az 7-8 kere bana videoya kaydettiren kızımla aşk yaşadık.


Abla kardeş yaptıkları köpüklü banyo keyiflerine hayran kaldık. Bunlar ne zaman bu kadar büyüdü de beraber oynar hale geldiler diye şaşa kaldık.



Begüm'ün odasında habire birşeylerin yerini değiştirir olduk. O sevindikçe biz abarttık.


Son zamanlarda beraber uyumayı tercih ettiği oyuncağı oldu bu sevimli kaplumbağa.



Sonunda dergilerimizi çekmece yerine rafa koymaya karar verdik. Bulamıyormuş istediğini diğer türlü.

Anneannesinin Buğra için aldığı yeni yıl hediyesi olan caillou puzzle'na el koyduk.Zaten 3 yaş içindi ne yapalım yani :)


1 sene önce aldığımız zıp zıp topunu yeni yeni sever olduk. Üstünden inmemeye başladık.

Babamızn çocukluğundan kalma bu aşhap ev şeklindeki gece lambasına el koyduk.


Begüm kreşte iken gün boyu bu evle uğraştım.
Kablosunu söktüm tamir ettim. Evin içinden geçmesini sevmediğim için arkasından delip ordan geçirdim.
Sakallı ipten perdeler yapıp yapıştırdım.
Pencerelerindeki camları söküp çıkardım. Oynarken yaralanmalara mahal vermemek için.
Bahçesindeki ön ceplere bulaşık süngerinin yeşil kısmını söküp yapıştırdım. Böylelikle çim görüntüsü verdim.
Yeni yıl süsü olan yonca şeklindeki keçeyi ağaç niyetine kullanıp yapıştırdım bahçeye. Üzerinede minik boncuklardan yapıştırdım. Elma ağacı olsun diye.
Begüm'ün kopan tokasının şapkasını, süpriz yumurtalardan çıkan sarı çubuğa yapıştırıp, bahçe şemsiyesi yaptım.
Bahçeyi yapma çiçeklerimden kopardığım minik çiçeklerle donattım.
Evin içine minik bir yeşil halı serdim. Oyuncak bebek yatağını ve seramik minik bebek figürlerinide oyun oynuyorlarmış gibi halının üzerine koydum.
Işıklarınıda yakıp öyle bekledim Begüm'ün gelmesini. O gün annem ve anneannemde bendeydi. Begüm krşten gelir gelmez gösterdim süprizimi ve bayıldı. Anneannesine gidip '' anneanne, annem ne güzel bir süpriz yapmış benim için dimiii'' derken duydum ve bana gelip anneeee çok teşekkür ederim dedi. Omutlu oldu ya dünyalar benim oldu.


Ertesi gün kreşten gelir gelmez daha önce almış olduğum 3 boyutlu ev puzzle'nı hediye ettim ona. Acayip sevindi ve koyulduk hemen yapmaya. Ortaya bu şeker ev çıktı işte.






Kendi törpüledi ve benim yardımımla tabi kendi yaptı evini. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...