12 Kasım 2012

Temizlik günü

İçime bir şey kaçtı yine benim. Tamam günlerden pazartesi yani benim temizlik günüm, anladık ama 2 çocukla bu kadar işe aynı anda girişmenin nedenini anlayamadım. Normal de, genel haftalık temizliği yaparım. Derle-topla, sil-süpür-toz al, banyolar, çamaşır, ütü falan.

Bugün hem bir garip başladım işlere, hem de bu saat oldu henüz, derle-topla-yerleştir, süpür eee kapıları sil. Daha toz alınacak, yerler silinecek, yemek yapılacak, banyolar temizlenecek, çamaşır asılacak, ütü yapılacak çocukları yatırdım ama uyanınca onlara yemek yedirilecek. Begüm'e söz verilen oyun oynanacak onunla.

Eeeee nereden çıktı şimdi tülleri çıkarıp yıkama ve camları silme fikri o kısmını çözemedim. Bir gariplik var bende dedim ya :)

Hepsinin ötesinde; uğraşmam gereken şeyler de var. Buğra'nın doğum günü hazırlıkları, örülmesi gerekenler, yapılması gerekenler. Mesela dün akşam evde olan ahşap yastıklı tepsimin, kahverengi olan çerçevesini beyaza boyadım. Onun iki kat boyasını yapmam ve yarın da verniklemem lazım.

Hani sağlığım yerinde olsa tamam enerji patlaması var içim de diyeceğim de, öyle yorgunum ve öyle çok canım acıyor ki. Başka olsa yerim de herhalde yayar totosunu, canımdan daha mı kıymetli ayol der geçer. Doktorun verdiği kremler işe yarıyor mu bilmiyorum. Çünkü yaralar yayılmaya, vücudumda farklı noktalara sıçramaya başladı. Yanma, kaşıntı en çok da ağrı. Diş ağrısı, şiddetli baş ağrısı gibi ağrıyor kaburgalarım.

İlaçlar yanma ve kaşıntıyı azaltıyor lakin ağrı konusunda pek işe yaramıyor.

Belki de bu kadar işle uğraşmamın nedeni ağrıyı ve acıyı unutmaya çalışmamdır. Neyse, ben kaçar. Bakalım neleri bitirebileceğiz, neler yarına kalacak bu işler arasında :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...