8 Mayıs 2012

Bahar dediğin böyle yaşanmalı ( Nisan ayından kesitler )


Fotoğraf biraz kötü biliyorum ama içindeki kız ömre bedel.


Anneanneyi de aldık, gezmelerdeyiz



Küstü


Patilerini yerim senin


Ömrümün en büyük ve en tatlı işkencesi seni. Acayip yaramaz, laf dinlemez, hayırdan anlamaz, atar, kızar, ağlarda ağlar. Ne zor bir çocuk olsun sen be oğlum yaaa. Amma velakin tadından da yenmez. Çok gülen, kapı gıcırtısına oynayan, güzel yemek yiyen ( çöp olsa yiyecek ), sürekli bağırma yatan, oyunbaz mı oyunbaz, hala yürümeyen-emekleyen, evde deşmedik köşe bırakmayan tatlı tatlı bir bebeksin. Seni bu ömre bile sığmayacak kadar çok seviyorum bebeğim.


of diyorum sana, sarı oğluşum benim.


Bu da dünyalar güzeli, sarı olmakta sınır tanımayan, bizden nasıl böyle bir çocuk çıkar dediğimiz minik prenses Öykünaz. Begüm'ün yatağında uyurken hiç sesten de etkilenmedi vallahi. Maşallah sana meleğim.


Öykünaz yatakta uyuyor ama bir yandan da bu üçlü oda da oyun oynuyorlar. Zeynepece Buğra'ya oyuncak vermek istemeyince, hemen kardeşini kollayan prensesim duruma el atıp aldı oturttu yanına kardeşini ve kendi elleriyle verdi istediği her oyuncağını.


Begüm kreşteydi. Şule'ye sabahtan kahvaltıya gelmesini söyledim. Böylelikle doyacaklardı çocuklar bolca birbirlerine. Begüm'de kreşten gelince ekip tamamlandı. Gece 12 gibi döndüler evlerine. Yani çocuklarda o saatte uyumuş oldular. Eskiden olsa 9 da yatırırdım ama artık zorlamıyorum. Bulmuşlar birbirlerini doysunlar diye koyverdim gitti :)


Anneanneye telefon edip çağırdık kahvaltıya cümbür cemaat keyif yaptık. Sonra anneanne kızları parkada götürdü. Tam oldu yani.



Kütüphanede keyfe daldığımız bir ara salonda olan çocuklardan ses gelmeyince merak sardı içimi. Salona girmemle dona kalmam bir oldu. Açmışlar bir güzel koltuk minderlerinin kılıflarını içlerinide söküp çıkarmışlar bütün silikonları salonun ortasına . Begüüüüüm diye üzgün bir ifadeyle seslendim ''ama anne çok eğlenceli '' diye bir cevapla karşılaştım. Bir an sinirden başım döndü. Öyle eskisi kadar rahat olamıyorum artık dağınıklık konusunda. Sonra olan olmuş dedim. Ardından oynayın ama sonra dağınıklığı toplayın dedim. O güldü ben güldüm :)


Hafta sonu keyfi iyi geldi. Aslında uçurtma uçurmaya gitmiştik. Lakin rüzgarın azizliğine uğradık. Bizde parkta  oynadık bol bol.


Buğra aynı dayısı gibi. Ellerinin ve üzerinin kirlenmesine tahammülü yok. Çimlere uzansın istiyorum ama o elleri değmesin yere diye bin takla atıyor :)





Yürüme alıştırmaları. Adam 16 ayını bitirdi. Hala yürümek istemiyor. Acayip üşengeç bu konuda. Emekliyor sürekli. Canı isteyince kendi kendine 2-3 adım atıyor sonra yere, hemen emeklemeye



Sen ömrümün en güzelisin. Bu hep böyle olacak.


23 Nisan'da annem bizde olduğu için, fırsattan istifade koca ile önce Üsküdar'a, oradan da Mahmutpaşa'ya gittik. Bir sürü şey aldım tabi.





İnsanın içini açan renkler ve kokular. Mahmut Paşa , mısır çarşısı başka bir dünya




Ömür törpüm benim :) seninle olmayı özlemişim. Hep çocuklar derken insan sevdiğini fena ihmal ediyor be. Bu dünyaya milyon kere gelsem rabbimden hep seni dilerim. Ben seni çooook seviyorum. Bu dünya yetmez, diğer tarafta da beraberiz inşallah.


Hayatımın ışığı


Afyon'dan teyzem geldi, evde bir bayram havası.... İşte tam bu şarkılık bir moddaydık.


Birinin elinde elma, diğerinin elinde cips cizgi film izliyorlar. Ben sizi yerim miniklerim.


Ne teyzeleri onlara nede onlar teyzelerine doyabildiler.


Semoş gelince ekürisi Özge'yi de çağırdık hemen tabii. Onlar da uzun zamandır görüşemiyorlardı. Son 1 aydır her hafta 1 gün Özge bende kaldı da biz görüşebilmiş olduk. Ama hep beraber olmanın tadı ayrı tabi.
Sabah kahvaltı keyiflerimiz uzun ve neşeliydi. İtalyanların masa muhabbetleri gibi de çok sesliydi tabi



Delişimin pankekleri, kızlar için yaptım kahvaltıya bayıldılar. Üstüne tarifinide istediler. Bu sefer elma, armut ve nar eşliğinde servis ettim. Tarifi burada delianne


Bu da Antep usulü muhammara. Semra her geldiğinde yaparım. Bir kavanoz da ona hazırlar veririm. Tam not aldım yine :)



Eniştemiz Umut'da geldi Afyon'dan hafta sonu yanımıza. Begüm Umut delisidir. Ama Umut demez badi der ona. Varsa yoksa badi. Bizi hemen unuttu onu görünce


Geçtiğimiz pazar günü Defne prensesin doğum günü kutlamasına davetliydik. Buğra'yı evde anneannesiyle bıraktım. Zaten uyku saatiydi.  Güzel bir piknik alanında, mangal eşliğinde çok keyifli bir kutlama organize etmişler.


Hediye faslı hep bu kadar heyecanlıdır çocuklarda. Babaannesi Begüm içinde bir hediye almış. Merakla açıyor bizimki


Ta ta taaaam nasıl anne diye soruyor bana.


Anne-kız pozumuza bir yenisi daha



Ayy 3 gündür bana anlatmaya çalışıyor sürekli evde ama ben anlamıyorum ne hikmetse. Anne bana doktorculuk oyunu aldınmı diye soruyor. Fotoğrafları yüklerken anladım. Defne'ye hediye gelen bu oyundan bahsettiğini. Hatta gösterdim de. Evet işte anne bunu diyorum dedi . Çok beğenmiş ve merak etmişti o günde zaten. Söz verdim alıcam.


Ne alaka ise ilk kez bensiz bir fotoğrafı çektirmek istemedi. Ayy hoşuma gitti ne yalan söyliyeyim :)


Baran bütün gün Begüm'ü öptü, kokladı, mıncırdı resmen. Sonunda sevgiden gelip beni bile ısırdı yani :)


Ceylanım benim, 41 kere maşallah sana. İçim akıyor güzelliğine yavrum. Rabbim korusun seni görünen-görünmeyen bütün kötülüklerden hayatın boyunca bebeğim.


Ya bunlar çok güzel bee. Anne güzel, baba yakışıklı, oğula söyleyecek sözüm kalmıyor. Böyle ana-babadan böyle çocuk derler ya ! hah işte tam bunlar için söylenmiş bu söz. Ben bu fotoğraflara bayıldım Nursen. Çok güzelsiniz çooook



prensesim


Mangallar, zeytinyağlılar, salatalar, börekler vs. ne arasan vardı. Begüm o kadar saat boyunca, meyve suyu ve kuru ekmek yiyip içti. Garipsin kızım kabul et.


İyi ki doğdun Defneeeeeeeeee


Enişte-yeğen


Sevgi pıtırcıklar. Acayip seviyorlar birbirlerini maşallah


Dayı-yeğen


Hala-yeğen


Vedalaşmaları bile ayrı güzel.

Bu Nisan ayı, son 3 yıldır yaşadığım en yoğun ve keyifli zaman dilimiydi. Gezmeler-tozmalar, arkadaşlar, aile davetleri, kardeşimin gelmesi, annemin 15 gün bende kalması ve çarşı-pazar altını üstüne getirmem, 23 Nisan, bu senenin ilk mangalı  vs gerçekten çok dolu, çok güzel ve çok mutlu bir ay'dı. 

12 yorum:

  1. ngürlü8/5/12 15:40

    çook güzeldi hepsi..begüm yine favorim yaa bayılıyorum prensesimin güzelliğine, o imrenir gözle baktığı foto neydi öyle ya kıyamam (doktorculuk hediyesine) bizim fotolara da bayıldım, rica etsem diğerlerini de mail atsan :)

    YanıtlaSil
  2. Bayıldım fotolara, minik prenses çok eğlenmiş her halinden belli:)))

    YanıtlaSil
  3. fotoğraflar çok hoş çıkmış.çocukların nerden aklına gelmiş o yastıkları açmak şaştım kaldım:) hoşgörüne de hayran kaldım.ben çığlığı basardım herhalde:)

    YanıtlaSil
  4. Harika fotoğraflar, bayılarak izledim, allah nazarlardan korusun çocuklarınızı ve ailenizi...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. allahımm yaa post duygusal değil ama gözlerim doldu okurken. en çok da kızın için yazdıkların duygulandırdı beni. nasıl özeller anneleri için kız çocukları allah hep güzel günlerini göstersin.
    bu uzun ve bol fotoğraflı post çok sıcaktı çok güzeldi. aile gibisi yok, insan sevdikleriyle ne kadar birlikte olursa o kadar var oluyor. her ayınız, bu nisan ayı tadında olsun dilerim, sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Begüm, sen , kızkardeşin ve annen...Ne kadr çok benziyorsunuz birbirinize.Hatta yaşlanınca nasıl olurum acaba diye merak ediyorsan direkt annene bak.

    YanıtlaSil
  7. Görümcecim fotolar mailine gönderilmiştir :) yaa sorma Begüm'ün o iç geçirerek bir şeye imrendiği anlar 2 oldu bende. Ona dayanamıyorum ben.

    YanıtlaSil
  8. Ballı lokmam; gerçekten çok eğlendi :)

    YanıtlaSil
  9. Nuryolu; vallahi bende kendi şaştım aslında :)

    YanıtlaSil
  10. Esen Can; çok teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  11. Anne kaleminden; güzel yorumun için çok teşekkür ederim. Hepimiz her anımızı mutlu mutlu yaşayalım inşallah.

    YanıtlaSil
  12. Nuray çok teşekkür ederim. Umarım onun kadar dinç olurum bende o yaşta.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...