21 Nisan 2012

Büyümenin ispatı





Bu sabah kahvaltı masasındayız ve Buğra masadan uzak kalmak istemedi. Mama sandalyesini masaya yaklaştırdım. Önce sucuklu yumurtasını ve portakal suyunu yedi. Ardından, aldı eline bir çay kaşığı ve bir dilim kızarmış ekmek, başladı marmelat kaşıklamaya. Bir ekmekten ısırıyor, bir marmelat kaşıklıyor. Üstü başı battı tabi. Bugün iyi günümdeyim ki herhalde ses çıkarmadım. Varsın yemenin keyfine istedim.

Bu tip bireysel hareketlerle büyüdüğünü ispatlıyor bize. Her ne kadar 16 aylık olsada daha o büyümüşte küçülmüş cinsinden. Ona birşeyleri öğretmek gerekmiyor. Bir şeyi bir kere görsün yeter. Aynını kolaylıkla tekrar edebiliyor. Görsel hafızası mükemmel. Bu konuda bana çektiğini düşünüyorum :)

Ben de öyleyimdir. Örneğin bir yerde yediğim bir yemeğin aynını yapabilirim. Tarif almadan, sormadan. Yahut da eve herhangi bir konuda tamirci çağırdığımız zaman nasıl yaptığını dikkatle izlerim. Daha sonra aynı sorunla karşılaşınca kendim hallederim.

Bu özellik babamdan geçmiştir bana. Benden de oğluma herhalde. Babamda öyledir. Görsel hafızası mükemmeldir. Örneğin şu an oturduğu evin arsasını aldığımızda, ilk katın yapımı için herşeyin ustası çağırılmıştı. Ama ikinci katı yaparken babam neredeyse tamamen kendi yaptı. Daha doğrusu ailece yaptık. Babam öğrendiği herşeyi öğretmeyide sever. Bu yüzdendirki kalebodur döşemeden, duvar boyamaya, ufak tefek tamirlerde, inşaatın sıvasının yapımına ve hatta çatı aktarmaya kadar birçok şeyi yapabiliyorum.

Onun felsefesi kimseye muhtaç olmadan yaşamak, ayakta durabilmekti. Bizide böyle yetiştirdi. İlerde ihtiyacın olmayacak olsa bile, yapmayacak olsan bile bil kızım derdi. Gün olur devran döner, hayatta yalnız başına kalırsın ve paranda olmaz. İşte o zamanlarda işine yarayacak bunlar derdi.Çok doğru söylemiş ve iyiki öğretmiş herşeyi bize. O bahsettiği zor zamanları çok yaşadım ben. Allah'a şükür ki öğrendiklerim ayakta tuttu beni.

Bende çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum ne biliyorsam. Bir gün onlarında işlerine yarayabilir. Hayat bu kimin ne olacağı belli olmaz. Begüm'ü bilmiyorum ama Buğra çok pratik bir çocuk. Ve ilerki hayatında bunun avantajını çok yaşayacak.

13 yorum:

  1. bende kendim yapmayı severim ama beceririm ama yapamam bir kerede olsa denerim.eşim öyledir kolay kolay tamirci girmez bizim eve:)

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Sezobigo benimde aksine eşim genelde çok anlamaz. Dengeleniyor işte :)

    YanıtlaSil
  5. nasıl da çabuk büyüyorlar.oğlum dün üç yaşına bastı,her ayrıntısı ile aklımda doğduğu ilk gün ilk gece ilk hafta.o minicik hastane çıkışlarına ne demeli...tek kelime ile mucize yaşanıyor gözlerimizin önünde.gün gün büyüyorlar çaktırmadan:) tamir işlerine bende meraklıyım ama aşırı tedirgin oluyorum'ya bozulursa ,ya elektrik çarparsa,ya musluktan böcük falan çıkarsa diye ruhumu teslim ediyorum tamir bitene kadr:)

    YanıtlaSil
  6. bol bol vermek lazım eline kaşık çatal ! zaten dedesine ve size çektiyse tamamdır diyorum :) maşallah yaa çok özendim size...

    YanıtlaSil
  7. Nuryolu acayip güldürdün beni :) bozulsun olmadı tamirci çağırırsın, elektrik mi çarpsın en fala iğne batmış gibi acıyo, böcekmi patlat bir tane gitsin :)

    Bu arada oğlunun doğumgünü kutlu olsun. Öp benim için.

    YanıtlaSil
  8. Annekaleminden, çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  9. küçücük böcek ne yapabilir ki bana ama ödüm kopuyor mübareklerden hele o uzun bıyıkları.evcilleştirme şansım olsa tamam gelsinler ama akıllı durmuyorlarki o kirli ayaklarla heryerde gezinmek istiyorlar.terliği hakkediyorlar yani.onlarla ilgili anılarımı yazsam roman olur :)

    teşekkür ederiz.öperim

    YanıtlaSil
  10. küçücük böcek ne yapabilir ki bana ama ödüm kopuyor mübareklerden hele o uzun bıyıkları.evcilleştirme şansım olsa tamam gelsinler ama akıllı durmuyorlarki o kirli ayaklarla heryerde gezinmek istiyorlar.terliği hakkediyorlar yani.onlarla ilgili anılarımı yazsam roman olur :)

    teşekkür ederiz.öperim

    YanıtlaSil
  11. küçücük böcek ne yapabilir ki bana ama ödüm kopuyor mübareklerden hele o uzun bıyıkları.evcilleştirme şansım olsa tamam gelsinler ama akıllı durmuyorlarki o kirli ayaklarla heryerde gezinmek istiyorlar.terliği hakkediyorlar yani.onlarla ilgili anılarımı yazsam roman olur :)

    teşekkür ederiz.öperim

    YanıtlaSil
  12. Nuryolu; olmuşla ölmüşe çare yok. Sen bir kere tiksinmişsin ya bu böceklerden, değişmez zaten bu saatten sonra. Terlikle idare et artık :)

    YanıtlaSil
  13. İnsanın kendi kendine yetmesi.
    Bence her annenin babanın çocuklarına (özellikle de erkek çocuklarına galiba) öğretmesi gereken bir altın kural.

    Sana da bravo erkek gibi kadınım diyorsun :)

    Buğranın son haline , özellikle 2.resimdeki bakışlarına bayıldım.Isırmadan durabiliyor musun onu ?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...