13 Aralık 2011

Kasım ayı ve geride bıraktıkları


Annenin yorgun olduğu bir akşam ona yardım etmeye karar veren küçük hanımın baba eve gelmeden masa kurma telaşı.




Kreşten eve gelir gelmez ''anne karnım aç, yumurtalı patates yapalım mı'' dedi. Tamam kızım dememle dolaptan yumurtalar alındı ve çırpılmaya başlandı. Anne de patatesleri soydu ve kızıyla beraber doğrayıcı yardımıyla minik küpler haline getirip, üzerine kızının elleriyle çırptığı yumurtaları boşaltıp, pişirip afiyetle yediler.



Kreş dönüşü eve girer girmez ayakkabılarını bile çıkarmadan, işte böyle sarıldı kardeşine. İkiside birbirlerini o kadar çok özlemişler ki, uzunca bir süre antrede oynayıp durdular.



Artık sıralamaları da bitirdi. Biri şu elimden tutsada şöyle bir evi dolaşsam modunda. Yakışıklı bu oğul be


aaa annem gelmiiiiş gülüşü. Hıh dolaştır beni anne sırıtışı :)


Hastalığımız nedeniyle gelen Semoş, bu vesileyle de olsa bol bol yeğenleriyle hasret giderme fırsatı bulmuş oldu.



Allah'a şükürler olsun ki benim çocuklar bir şurup manyağı. Su niyetine bıaksam içerler bu şurupları.


Bu müzik setinin bu çocuktan çektiği nedir yarab. Sürekli tepesinde. Eline ne geçirirse pata-küte girişiyor müzik setine. Yorulunca da müzik açıp oynuyor :)



Uyanmışız, giyinmişiz servisi bekliyoruz kreşe gitmek için. Amaaa bu arada ne yapıyor bizim prenses beklerken, Buğra'nın bebe bisküvilerini mideye indiriyor ne yapacak :)


Her mahallenin bir delisi olduğu gibi, her evinde bir delisi varmış. İşte bizim evin deliside bu. Eline geçirdiği bütün tokaları takmış kafasına anne baaak diye gülüyor bana



Bu keçeli kalemleri yeni aldım ona. Çok sevdi. Hemen ''boyama yapalım mı anne'' dedi. Başladık boyamaya ama nedense bu kız hep benim resimlerimi boyuyor kendininkinden sıkılıp.


Bu da evin haylazı. Zoru derdi Begüm'ün golf seti. Sabahtan akşama kadar elinde bu sopalarla gezinip duruyor. Önüne ne gelirse vuruyor bitane


Buğra ile boğuşmalar, oyunlar başladı. Arık kucaklayıp taşıyabiliyorda kardeşini. Bende aman kızım düşürürsün falan demiyorum. Zaten evin heryeri halı. O da keyifle oynuyor bu vesile ile kardeşiyle.


Bu baba-kız birbirinin tıpkısı. Teninden huyuna suyuna kadar aynı. Beraber geçirdikleri zamanlarda ayrı bir lezzetli oluyor ikisi için. Orhan gibi sakin bir kişilik olabilmek için neler vermezdim.


Televizyona daha doğrusu Mickey fareye pek merak sardı bu aralar. Ablası evde olduğu zamanlarda TV açılıyor bizde. Bu sayede o da faydalanıyor bu gereksiz durumdan tabii. Amaaaan neden gereksiz olsun. Çocukluğumdan beri TV izlerim. Hemde öyle böyle değil. Seyretmediğim film sayısı azdır desem yeridir. Birçok şey öğrendim hayata dair. Çok şey kazandırdı ama çok şey kaybettirmedi. Yani sabahtan akşama kadar izletmedikten sonra1-2 saat o da ara sıra bakarak izlese ne olur.


Hep gülünmüyor tabii, öyle mutlu mesut güllük gülistanlık değil hiçbirşey. Hele ki Buğra büyümeye başladıkça. Aynı oyuncaklara merak sarıldıkça veya kıskançlık yüzünü ara sırada gösterdikçe.



Baba-oğul top oynuyorlar. Buğra topu yere atıyor, baba ''düştü'' dediği zaman kahkaha patlatılıyor.


Babası işe, kızı kreşe giderken.



Bu hafta sonu değil de, geçtiğimiz hafta sonu uçurtma uçuralım dedik. Begüm çok heveslendi. Çıktık cumartesi bizim burda yeni yapılan şöyle genişçe olan parka, akşamın 4'ü uçurtma uçurucaz uçurucaz da rüzgar yok.Eeeee  koş babam koş anca havalanıyor durduğun anda iniyor. Uçurtma maceramız böylelikle son bulmuş oldu.







Uçurtmayı ağaca takmayı bile başardılar mesela




Ben mutfakta yemek hazırlıyorum, Begüm geldi ve anne ıslak mendil verirmisin dedi. Neden kızım dediğimde ise Buğra!ya çukulata yedirdim ağzını silicem dedi. Gülsem mi, ağlasam mı. Önce elinde mendille kaçmaya çalışan kardeşini yakalamaya çalıştı. Mickey farenin başladığını gören Buğra durunca, fırsat bu fırsat başladı ağzını, yüzünü silmeye.





Pzar günü havayı güzel görünce Nezahat Gökyiğite gittik. Hem çocular hava aldı hem biz. Kayınvalidem de bize uğrayacakmış. Onuda buraya çağırdık. Hep beraber temiz havanın ve koşuşturan Begüm'ün tadına vardık.







Babaannesi ile beraber ördeklere kandil simidi yedirdiler :)





Elindeki kandil simitleri nedeniyle onu kovalayan ördeklerden babasına sığındı.



eeee tabi açık hava ve öğle uykusu uyumadığı için o gün ben Buğra'yı uyuturken salonda koltuğun üstünde sızmış resmen. İkisinide gelir gelmez banyo yaptırmıştım onun rehaveti var tabi. Bizi şaşırtan Begüm'ün genelde ne kadar yorgun ve uykusuz olura olsun kolay kolay kendiliğinden uyumaması idi aslında



Yakışıklı oğlum benim. Birde döküp saçmadan su içmeyi becerebilsen çok süper olacak :)


Yeni yıl ağacımızı kuruyoruz


Uzun zamandır geçiştirme yemeklerin ardından senelerdir yapmadığım lahana kapama yemeğini yaptım Orhan'a. Kendimize böyle ziyafet çekmeyeli çok olmuştu. İşin garibi bu yemeği yaparken hastalıktan yıkılıyor olmam. İnat değil mi. Almışım ya malzemeyi bir kere. Yapıcam illa ki.



Ardından film keyfi zamanımız için fırına verdiğim kestanelerim


Bayılmışım, ayılmışım önemli değil. Bende söz ağızdan bir kere çıkar. Erkek kardeşime söz vermişim oturmaya gelicez diye. Baılmamın ardın gelen 2 saatlik uyku sonrası hazırlan yollan.  Bu güzellikler için değer.


Abla esmer kardeş sarışın güzeli. İnsanın bunların kardeş olduğuna inanası bile gelmiyor. Güzel meleklerim benim.


Begüm Zeynepece için pasta almak istedi, tabi ki kırmadım ve aldım. Anne mum da üfleriz dimi dedi. Tabii kızım. Bu tabiler ne zamana kadar sürer :)


Doğum günü falan değil kimsenin aslında ama ne zaman pasta varsa etrafta Begüm illaki mum üfleyecek. İyiki doğdunlar eşliğinde hemde.


Ertesi gün yani cuma akşamı halası gelecek bize. Bizim sultan yine heyecanlı. Kreşten gelir gelmez ''anne halamada pasta üfleyem mi '' tamam ama pasta yok kızım '' olsun bizde yaparız, yumurta lazımdı dimi anne'' doğruca dolaptan yumurtaları aldı ve başladık. Ben bütün malzemeleri hazırladım. O na sırasını söyledim. Kaba kendi boşalttı, mikserle kendi çırptı. Ben sadece malzemeleri temin ettim ve kalıba boşalttım.  Onun deyimiyle pasta, aslında browni yaptık. Aslında o yaptı. Kızm ilk kez pasta yapmış oldu. Halası gelince mum dikip üfletti bile :) o mumlar birkaç kez üflenip yakıldı. Çünkü Begüm ve Baran da üflediler.



Enişte-yeğen



Hep beraber kuzen kuzene güzel vakit geçirdiler. Begüm halasına da doymuş oldu bu vesile ile.



Yakışıklım benim. Ablası göz nezlesi olunca onada bulaştı tabi ister istemez. Begüm için damla kullanıyoruz geçti sayılır ama Buğra bebek olduğu için kullanamıyor. Onu da çayla temizleyerek gözlerini idare ediyoruz. Nasılda kırmızı kırmızı gözlerinin etrafı annem benim



Senin bu neşeli, mutlu hallerin kalbimi delip geçiyor kızım. Sen gülki ben gülüyüm bitanem.


Begüm, Buğra, Baran


Kasım ayı beni çok yordu, çok incitti ama asla pes ettiremedi. Bir çok durumun dibine vurdum bu ay. Bunalım dolu, buhran yüklü bir aydı benim için. Unutamayacağım kayıplar, unutmak istediğim kayıpların olduğu bir aydı. İyiyisi ile kötüsü ile geçmiş gitmiş olsun diyorum.

İyiyim Allah'a şükürler olsun ki. Eksi neşeme kavuştum. Daha sağlıklı hissediyorum şu birkaç gündür kendimi. Zaten hastaysam ve bu hastalık ayakta duramayak duruma getiriyorsa beni, işte o zaman sadece bedenen değil de ruhen de hadta oluyorum ben. Acısıyla tatlısıyla dolu dolu bir ayı daha geride bıraktım.

İyiyim, arayıp-soran, blogdan yazan, mesaj atan, faceden ulaşan herkese sonsuz teşekkürler.

Muhtaçlık duygusu ezer beni. Eritir asit gibi yüreğimi. Bu ay bu duygu çok içine çekti ya ondandır bütün bu söylenmelerim. Yoksa herkesin hayatı kendine. Herkes bir yol tutturmuş gidiyor. Kimbilir herkesin hayatında neler yaşanıyor. Bu yüzden çabuk toparladım. Sitemlerim boş değil dolu dolu, haklıyımda biliyorum lakin karşı taraftaki insanları düşündüğümde herkesin hayatında mecburiyetler var. Sorumluluklar var. Bakalım onlar müsaitlermi, bakalım onlar ne yaşıyorlar. En iyisi saygı duymay, fazla birşey beklememek, ellerinden gelene teşekkür edip yola devam etmek. Bu haya uzun ben herşeye bu kadar içlenirsem uzun gelir yaşam.

Ben uzun yaşamayı değil sağlıklı ve dolu yaşamayı isteyenlerdenim. Sevgimle ve sevdiklerimle en çok da Rabbimle.

Evet, isyan ettim, hemde çoook bu ay ama Rabbime değil. Kendime ve kullarına. En çok da kendime. Ama hep dua ettim ve benim için dua eden dostlarımın olduğu gördüm. Rabbim yüreğime ve bedenime ferahlığı verdi ve kendime geldim. Çok şükür ki ucuz atlattım.

Bugün kızımı kreşe göndermedim. Dün gece çok geç uyuduğu için sabahın köründe kalksın istemedim. Gerekirse ben bırakırım diye düşünüyordum ama Begüm 11'de, ben 11,30'da, Buğra 12'de uyandık. Böyle olunca hiç göndermedim.

Çocuklarımla beraber güzel bir kahvaltı yaptık, oyunlar oynadık. Onlar öğle uykusuna yatınca, ki ne kadar yorgunlarmış ki 3 saat uyudular bende sil-süpür-toz al, evi düzenle, yeni yıl ağacını kurmayı bitir gibi işlerimi hallettim. Ev temiz içim rahat. Geri kaldı ütü o da yarına. Uyandılar Begüm köfte-makarna-patates istedi koyuldum onları pişirmeye. Babamız gelmeden biz yedik. Bugün böyle oldu. Çocuklar çok acıkmışlardı çünkü. Kavgasız, gürültüsüz keyifli geçti ilk kez yemek. Begüm problem yaratmadı yeni yemiycem diye. Geçen haftadan beri sürekli köfte ister oldu. Değişik bir tarif denemiştim. Çok beğendi. Ohh Allah'tan sonunda birşey isteyer yer hale geldi.

Ardından babamız geldi, o da yemeğini yedi, çaylar içildi. Begüm'le yumurta kutularından, tırtıl-örümcek gibi aktiviteler yaptık. Kestik-boyadık falan. Beraber aktivite yapmayı çok seviyor. Bu onuda beni de ziyadesi ile mutlu etti. Sonra ben Buğra'yı, Orhan Begüm'ü uyuttuk. Şimdi bu yazıya son vermeli ve vurup kafayı uyumalı. Acayip, yorulmuşum ve uykum var. Ama tatlı ve keyifli bir yorgunluk. Yüzümde sürekli bir gülümseme var.

Sizi çok seviyorum, benim güzel ailem. Rabbim bizi birbirimizden hiç eksik etmesin. Hadi bana da artık Allah rahatlık versin dimi ama :)

20 yorum:

  1. ilk yorum haladan :) devamlı takip edersem olacağı bu..fotolar harika, iyi olman harika, bu akşamki yazını keyifle okudum benim de yüzümde bir gülümseme kaldı :)
    fotolardan; buğranın çikolatalı hallerine, begümün uyuyakalmasına, yeğenlerinin tezatlığına ve tabii ki oğluşumla olan keyifli fotolara bayıldımm..
    hadi allah bana da rahatlık versin çamaşırlar asılacak ancak yatılır..

    YanıtlaSil
  2. hee bu arada begüme çok datlu bişi aldım vermek için sabırsızlanıyorumm, eminim çok beğenecek

    YanıtlaSil
  3. Deli kız, habire online 2 görüyorum. Biri benimde diğeri kim acaba diye merak ediyordum demek senmişsin.

    Sağol canım bana eserler, gelir geçerler bilirsin. Girdiğim gibi aynı hızla çıkıyorum Allah'tan o hallerden.

    Bir bu kadar daha foto vardı zor eledim valla. Ekledikçe ekleyesim geliyor.

    Ayyy bak ben merak ederim şimdi bee. Söylesene yine ne aldın :)

    YanıtlaSil
  4. hep güzel günlerin olur inşallah.kimin hayatı dört dörtlük ki?allah sağlık sıhhat nasip etsin çok güzel çıkmış çocukalrın birde erkek kardeşinin çocukları çok şeker allah bağışlasın

    YanıtlaSil
  5. Amin canım cümlemizin inşallah. Çok şekerler di mi. Hele de kardeş olmalarına rağmen bu benzersizlik başka bir hava katıyor.

    YanıtlaSil
  6. Allah nazarlardan korusun .resimler yok yok senin bıcırıklar ne tatlılar.
    vardı sende bi haller yazdın çizdin ama anlamadım tabi.her ne ise rüzgar alsın götürsün.üç günlük yalan dünya üzüldüğünle ağladığınla yandığınla kalırsın arkadaş.sevgileeer...

    YanıtlaSil
  7. Sitare çok teşekkür ederim. Vardı ama yavaş yavaş dağılıyor. Kış geliyor ya benim mevsimim. İçim rahatlıyor.

    Amin kimsenin yüreğinde zeere kadar acı kalmasın inşallah.

    YanıtlaSil
  8. ohhhhhh iyisin,pek sevindim pek.Maşallahhh
    Resimlerdeki yavruların hepsi birbirinden şahane.Allah yüzleri gibi ömürler nasip etsin dilerim.
    Öperim Selmam,keyfiniz,huzurunuz daim olsun...

    YanıtlaSil
  9. Amin canım, iyiyim Allah'a şükür Gönül. Sağol tatlım. Amin cümlemizinkini inşallah.

    YanıtlaSil
  10. ay çok datluu biraz daha ballandırayım da çatla :D
    söylersem süprizi kaçarr

    begümden bir kesit; kapı açılır begüm elinde bir paketle içeri dalar: baraann sana bi süprizimiz varr araba aldık :))

    YanıtlaSil
  11. hangi fotoğrafa ne diyeceğimi şaşırdım. hepsi birbirinden güzel kareler.
    mutluluğunuz daim olsun arkadaşım.

    YanıtlaSil
  12. Ayy tamam eninde sonunda öğrenicem nasıl olsa. Sabrediyorum ok.

    Begüm'ün incileri bitmez halası :)

    YanıtlaSil
  13. aralık,ocak,şubat,mart...bütün aylar hep güzel geçsin canım.Resimler çok güzel...

    YanıtlaSil
  14. Evet aslında bütün aylar güzel dimi Sevilay :) ama o Ocak yokmu işte o başka güzel bana. Doğduğum ay ya :)

    YanıtlaSil
  15. Selmam.. senid e güzel çocuklarını da, yeğenleri de öperim çok çok.. Biz hemen gitmiyoruz.. hem niyetlendik ama sonunu Rabbim bilir.. daha görüşeceğiz inşallah..

    YanıtlaSil
  16. Allah herşeyin hayırlısını versin deliş. Sen ve ailen nasıl mutlu olacaksanız onu imkan kılsın size rabbim.

    Görüşelim inşallah delişim, eğer kesin sonuçlanırsa gitmeden bir kesin görüşelim :)

    YanıtlaSil
  17. yeniden neşe dolu fotoğraflarınızı görmek ve enerji dolu yazınızı okumak çok güzel, hep böyle olun inşaAllah..
    çocuklar çook tatlı çok güzeller, maşaAllah...

    YanıtlaSil
  18. Merve'cim çok teşekkür ederim.Hepimiz mutlu olalım inşallah bu yeni yılın getirecekleri ile

    YanıtlaSil
  19. küçük anne30/12/11 18:41

    Allah bağışlasın evlatlarınızı.gerek fotoğraf gerek yazılarınız ciddi manada bir pozitif etki yaratıyor.tebrik ediyorum.benimde 2 yaş 8 aylık bir oğlum var ama son 7 8 aydır uyku yemek banyo tam bir kabusa dönüştü bizim için.bu konuda tecrübe ve önerilerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...