29 Aralık 2011

Günün menü tercihi Begüm'den geldi


Saat 16:10 ve servis gelir, Begüm iner içinden. Doğruca kucağıma atlayıp, öyle gelmek ister eve. Binanın içine girer girmez her zaman yaptığı gibi borşürlerin olduğu panoya doğru yürümemi ister. Güvenlikteki abla ile birlikte restoranların broşürlerini seçerler beraber. Begüm hala kucağımdadır tüm bunlar olurken.

Anne sorar (aslında ağız arar) ''Begüm akşam sana yemek için ne pişiriyim '' Cevap ; broşürdeki kaşarlı sucuklu pideyi gösterip, bunu pişir annecim, birde bunu (lahmacun) . Birini iste kızım, tamam annecim sucukluyu. Tamam kızım akşama sucuklu pide yiyoruz tamammı. Tamam annecim yupppiiii diye pür neşe bir ses.

Eve girilir, üst baş çıkarılır. Hazır Buğra'da uyuyorken hemen hamur mayalanmaya başlanır. Bu sıra da Begüm mutfağa gelir ve ''aaaa annecim ne yapıyorsun, bende yardım edebilirmiyim''der. Tabii kızım. Eline bir tepsi, hamurdan bir parça ve kalıplar. Yere oturur ve annenin yanında olamak ve onun gibi hamurla uğraşmak mutlu eder onu.

Hamur yoğurulur, sarıp sarmalanır, mayalanması için kenarda bekletilir. Bu arada iç malzemesi hazırlanılır. Begüm'de artık sıkılmıştır.

Annecim çay yaparmısın bisküvi yiyelim çaya bandırıp der anneye. Bu alışkanlık anneanneden kalmadır. Çünkü annem her gün saat 5 gibi çayını demler, abur cuburunu alır bir tepsiye doğru salona, televizyon keyfi eşliğinde çayına bandıra bandıra yer nevalesini. Begüm'de alışmıştır şu bir haftadır bu düzene. Bu yüzden tamam kızım der. Hemen koydum ıhlamuru ocağa. Zaten demliydi. Isıtmak yeterli oldu. Alındı nevale ve geçildi salona. Ana-kız keyif yapıldı. Çay derken illa siyah çayı kastetmez Begüm. Bizim evde son 1 aydır genellikle ıhlamur demlenir. Bitki çaylarını da sevdiği için herhangi bir çay olabilir onun için.

Biz ana-kız bu keyfi yaparken paşa odasında mışıl mışıl uyuyordur. Keyif tamamlanır. Babamızın işten gelmesine az kalmıştır. Anne mutfağa gider ve başlar pideleri hazırlamaya. Pideler fırına verilir, kapı çalar baba gelir. Aynı anda Buğra uyanır. Çekirdek aile kendini dörtlemiştir. Pideler pişerken anne taze portakal suyu hazırlar. Teker teker sıkar onları. Oğluşa da şehriye çorbası ısıtılır. Hep beraber mutfağa geçilir ve afiyetle yenir. Buğra önce koca kase çorbayı yer. Ardında pidelere göz diker. Anne verir onunda eline bir parça pide oturduğu yerde tıkınır durur.

Yemek yenirken bizim evde bir yandan çay kaynar. Yemek biter bitmez masa kaldırılır . Çocuklar salona oynamaya bırakılır, birer bardak çay alınır ve kaçılır karı-koca kütüphane ve üç beş sohbet-muhabbet. Ardından çocuklar dikilir kapının önüne ve başlarlar pat pat kapıya vurmaya. Hemen çayların son yudumları alınır ve ikinci çaylar salonda çocukların yanında biraz oyun biraz sohbetle içilir. Meyve bazen yenir. Pek meyveci bir aile olduğumuz söylenemez. Meyveci ve tatlıcı değilizdir aslında.

Ortalama 1 saat kadar çocuklarla oynanır ve ardından kim hangisini alıyor muhabbeti döner. Ben genelde Buğra'yı alırım, malum emiyor. Önce emzirip, sonra sallayarak uyutulur. Baba da Begüm'e sütünü hazırlar ve 2 adet okunan kitap eşliğinde uyutulur prenses. Genelde kitaplar biter ama hala Begüm uyuyamamıştır. Böyle olunca '' annecim (veya babacım) ışığı kapatıp kapıyı açık bırakırmısın diye sorar bize odasından çıkarken ve eğer kormuyorsa kendi kendine dalar uykuya.

Çocuklar uyumuş, baba kırılan çamaşırlığı tamir eder, anne yıkanan çamaşırları asar. Doğumgününden kalan süslemeleri toplar ve ambalajlayı kaldırır. Salonu, banyoyu, mutfağı antreyi toparlayıp alır eline bir bardak çayını ve geçer kütüphaneye doğru blog yazmaya.

İşte bugün bu şekilde ilerledi ve sonlandı. Aile olmak; aile olmanın dışında herşeyden sorumlu bir anne olmak dünyanın en zor ama en keyifli işi. Ve ben bu işi 13 yıllık iş hayatımda yaşadığım hiçbir güne değimem.

Aile olmanın ve aile gibi  adını koyarak, tadına vararak yaşamanın verdiği hazzı unuttuğum günlere acıyorum şimdi. İçimden sevgi fışkırıyor sanki. Mutluyum ve ben mutlu olunca eşim, çoluğum çocuğum da mutlu oluyor. Bunu görmek çok güzel. Önce can demenin ne demek olduğunu daha iyi anlıyor insan böyle anlarda. Anne iyi, sağlıklı ve mutluysa etrafındaki herkese ışık saçıyor resmen. Hele bir de neşeliyse deymeyin o yuvanın keyfine.

Rabbim herkesin yuvasına ışıl ışıl, pırıl pırıl mutluluklar versin. Bütün anneler neşe dolu olsun ki hayat bir başka renklensin oyuvalarda.

6 yorum:

  1. Ne güzel böyle pırıl pırıl bir akşamı okumak.. sıradan bir günümüzün hatta birkaç saatimizin ne kıymetli olduğunu farkettim ve içim mutlulukla doldu Selim'in deyimiyle:)

    Daim olsun huzurunuz Selmam:)

    YanıtlaSil
  2. Canım benim, bak sen böyle deyince bende çok mutlu oldum. Gerçekten kıymetli bu hayat, bende bu aralar bunu daha bir idrak eder oldum. Selim'in deyimlerine bitiyorum zaten. Öp onu benim için çok çok. Hepimizin huru daim olsun delişim :)

    YanıtlaSil
  3. ohhhh la la,dolce vita..
    İçim huzur doldu bu postla.Becerikli hatunsun vesselam.Maşallah maşallah...
    Allah huzurumuzu daim etsin Selmacım...

    YanıtlaSil
  4. Gönül valla benimde içim huzur dolu bu aralar. Allah bozmasın diyim de :) duygular esneme gibi, insandan insana kolay geçiyor aslında. Bu aralar, yeni yıla girerken bol bol mutluluk dolsun hepimizin içi tatlım.

    YanıtlaSil
  5. Allah ağzınızın tadını bozmasın canım.Her daim mutlu olun inş...Bu arada pidelerde harika gözüküyor ellerinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  6. Sevilay sağol canım. Valla ilk kez denedim aslında bu pide işini. Fena olmadılar :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...