12 Ekim 2011

Koca bir çınarı kaybettik



Yukarıdaki  fotoğraf 2 sene önce ziyarete gittiğimizde çekilmişti.

Cenaze defnedildikten sonraki anlar. Maviş kadınım benim, kendini nasılda hırpaladı. Sürekli''beni bırakıpta nerelere gittin oooooooğğğğ''diye ağladı durdu.


Ben, anneannem ve teyzelerim. Anneannemi teselli etmeye çalışırken

Her 15 dakikada bir birileri sürekli mutfakda bulaşık ykıyordu. Bu bulaşık yıkayanlar her seferinde değişiyordu. Kalabalık çok kalabalıkdı. Seveni çoktu çok şükür.

Alındığı seneden beri üzerindeki örtüler ilk kez kaldırıldı bu koltukların. Bu kadar yeni olmalarıda işte bundan. Sadece hayat arkadaşı için kaldırdı örtüleri.

Semoş Afyon'a dönüyor. Vedalaşma sahnesi baya ağır geldi. Anneannem çok üzüldü.

Bu miniminnacık ufaklıksa olan bitenden bihaber gülücükler dağıttı herkese. Sanki teselli gülücükleriydi bunlar.

Bu bebeği çok severdim küçükken. Ama anneannemin vitrininin süsüydü. Oynamamıza izin vermezdi. Ne zaman o bahçeye inse büyükbabam izin verirdi oynamamız için. Zarar vermeden ve anneannem gelmeden yerine koymak şartıyla tabi.

evdeki tek vitrin. İçinde ama o kadar hatıra gizliki.

Onsuzluk

Dibinde oturup çaylar içtiğimiz, ah dişi olsa neler anlatır dediğimiz ağaç

dinlendiği bankı


Cenaze için gelenler kolay abdest alabilsin diye bahçeye konan bidon musluk.

Oçınar büyükbabamdı benim.Gözümün nuru, tonton büyükbabamdı.10.10.2011'de saat 20:30 civarı kaybettik onu.

Evde ailece masaya oturmuş yemek yiyorduk. Bir telefon; kuzenim ''Selma abla nasıl söyliyim şimdi ben'' dedi. ''Büyükbabamı kaybettik dimi'' dedim. Titreyen bir sesle evet dedi ve anlattı. Onu telkin ettim ve yemekten kalkıp bir sigara yaktım. Kardeşlerimi arayıp gerekli ayarlamaları yaptım. Gece biz burdan, Semra Afyon'dan yola çıkacaktık. Ağlamadım. Annem aradı. Onu da aramışlar ve hemen gitmek istediğini söyledi. Tamam anne, çocuklar gelip seni alacak ve gece yola çıkıcaz dedim. Ağlamadım.

Sigaram söndü. Bir tane daha yaktım ve başıma ok gibi bir ağrı saplandı. Bir süre sonra erkek kardeşimle telefonda konuşurken, oturduğum koltukta bayılmışım. Orhan'nın biraz uğraşları sonunda ayıldım. Başımı ovdu, ağrı kesici içtim ama geçmiyordu. Daha da şiddetlendi. Erkek kardeşim, annemi ve kayınvalidemi alıp buraya getirmeye gitti. Ben ise acile iğne olmaya. Yoksa yola falan çıkamayacaktım. Biz hastaneden döndük ve onlar geldiler. İğne sonrası arabaya kadar bile yürüyemiyordum. Başım dönüyor, gözüm kararıyordu ama ağlayamıyordum. Tekerlekli sandalyeyle taşıdılar arabaya kadar.

Hazırlıklar yapıldı, erkekleri yola çıkmadan 2 saat kadar uyuttuk. Malum araba kullanacaklardı.

Buğra'yı yanımda götürdüm ama Begüm'ü evde bıraktım. Babaannesi bizde ona bakacaktı sağolsun.Sonunda yola çıkmıştık. Sabah saat 10:30 sularında vardık memlekete. Biraz alışveriş yapıp eve ulaştık. Kapının önü insan kaynıyordu. İçeri girmemizle bir yaygara koptu. Anneannem feryad ediyordu.

''Selma, gitti büyükbaban gitti''diye. Haykıra haykıra, hıçkıra hıçkıra ağlıyor, yumruklarını sıkıyor, kendinden geçiyordu. 1 saat kadar etraftaki diğer insanları görmedi gözüm. Sadece anneannemi sakinleştirmeye çalışıyor, bir yandan ellerini kilitlemesine mani olmaya çalışıp ovuyor, diğer yandan sürekli dua okuyordum. O sakinleşti, ben herkesle sırayla selamlaştım. Ağlamadım.

Taki kuzenim Semahat gelip bana sarılıncaya kadar. İşte o an, kapının girişinde kilitlendik birbirimize. Seneler varki görüşmemiştik halbuki. Ama onun yeri bende başkaydı işte. O candı, o kardeşti. Ona sarılmamla , tutamadım daha fazla kendi ve gözyaşlarım imtemsizce akıyor, nefesim daralıyordu. Bir anda bırakıp kaçtım diğer odaya ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Ağladım, ağladım. Sonunda beni sakinleştirmeye çalışan Semahat'in kollarında bayılmışım.

Kendime geldiğimde herkes başımda beni teselli etmeye çalışıyordu. İyiydim. Geçmişti. Yada ben öyle zannediyordum.

Annem, ben ve Hakan büyükbabamı görmek istiyorduk. Yıkanmış ve tabuta konmuştu. Semra'nın gelmesini bekledi ve açtırdık. Hep beraber elele baktık son bir ona.

Melek gibiydi. Genleşmiş gibi görünüyor, sanki çok mutluymuş gibi yüz ifadesi vardı. Hepimizin içine bir huzur serpilmişti sanki. Son kez ona veda edebildik en azından.Metanetliydim.

Taki helallik istenene kadar. İşte o zaman herkesten uzağa kaçtım ve hakkımı helal ederken durmadı göz yaşlarım yine yerinde. Şimdi şu satırları yazarken durmadığı gibi. Nefesim sıkışıyordu ama bayılmayacaktım bu kez. Çünkü cenaze defnedilmeye götürülüyordu. Önce cami, ardından mezarlık. Dualarla defnettik büyükbabamı.Herkes gitti ama kalkamadım başından. Semra hadi abla yeter diyerek tuttu kaldırdı elimden.

Hayatımda bu bir ilkti. İlk kez sevdiğim birini toprağa vermiştim.Hem güçlüydüm hem değl. Gelgitler yaşıyor insan böyle durumlarda. En azından ben öyleydim.

O benim tonton büyükbabamdı. Ağladım ağladım. Doya doya, dua ede ede ağladım. Yumuşak yürekli, çocukları seven, 5 kız büyütmüş ama hiç erkek evladı olmamıştı. Hep saygı  duyulmuş, herkes tarafından çok sevilen büyükbabamdı.

Yaz tatillerinde memlekete gider okullar açılana kadar bütün akrabalarda sırayla kalırdık. En çokda anneannemlerde. Büyükbabam işten gelir gelmez, hemen odadaki rafın üzerine o yeşil on liralardan bırakırdı bize harçlık olsun diye. Ertesi gün, çamlıca gazoz ve Kastamonu simidi alırdık o paraya. Bu hergün böyle olurdu.

Size saat yapıyımmı derdi ve kolumuzu ısırıp diş izleri ile saat yapardı.

Seni çok seviyorum büyükbaba çooook. Rabbim mekanını cennet eylesin. Gani gani rahmet eylesin.

11 yorum:

  1. Başın sağolsun Selmacım.Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun inşallah...
    Geride kalanlara uzun ve hayırlı ömürler versin.

    YanıtlaSil
  2. başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin...

    YanıtlaSil
  3. ağlayarak okudum yazını selma..allah cennetinde eylesin,güzel muameleler görsün inşallah..

    aklıma şu dize geliverdi birden:
    "hiç güzel olmasa,ölür müydü peygamber?"

    başın sağolsun canım.

    YanıtlaSil
  4. Başınız sağolsun :(
    Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun inşallah.Amin..

    YanıtlaSil
  5. Çok fena etti beni bu post çok. Öyle ki hiçbirşey diyemeden çıktım gittim.. Ardında kalan izler... Başınız sağolsun Selmam. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet, sevdikleri komşusu olsun inşaallah..

    Senb de tutma gayri kendini, ağla, atma içine..

    öperim güzel yüzünden..

    YanıtlaSil
  6. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Allah hepinizden razı olsun.

    YanıtlaSil
  7. Başın saolsun canım ,mekanı cennet olur inşallah.allah sabır versin tüm sevenlerine...

    YanıtlaSil
  8. ne denirki canım simdi öğrendim başın saolsun.. Anneannene ve annene de Allahım sabırlar versin. :(;((

    YanıtlaSil
  9. ne denirki canım simdi öğrendim başın saolsun.. Anneannene ve annene de Allahım sabırlar versin. :(;((

    YanıtlaSil
  10. Sağol Şerife'cim, Allah razı olsun. Annem memlekette. Anneanneme destek olsun diye bıraktık orda.2-3 aydan önce gelmez. 90 yaşındaydı büyükbabam,felçti,konuşamıyordu, aynı zamanda alzheimer hastasıydı. Allah kurtardı aslında. İnsan ilkin kötü oluyor ama daha fazla acı çekmesinede dayanamıyordum.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...