11 Eylül 2011

Begüm'e anaokulu göründü


Bugün son olarak bir anaokulu daha gezdik. Bu gezdiğimiz 5. anaokuluydu ve tüm kriterlerimize cevap verdiğini düşündüğümüz için yaptırdık kaydını. Uzatmanın anlamı yoktu. Çünkü bu anaokulunu daha web sayfasından gördüğüm kadarıyla bile beğenmiştim.

Karı-koca eğitimci bir ailenin sahibi olduğu, temiz, seviyeli, şirin, işlerini titizlikle takip eden bir anaokulu olarak göründü gözüme. Tabi, zaman geçtikçe daha doğru tanıma fırsatımız olacak. Biz görüşme yaparken öğretmenler Begümle ilgilendiler. Baya bir oyun oynadılar. Çıkarken, Begüm'ün adaptasyon sürecinin 2-3 günü geçmeyeceğini söylediler. Çünkü bu zaman zarfında bir kere bile bizi aramadı veya yanımıza bile gelmedi.

Tek olabilecek olumsuzluk olarak, 15 gün sonra bu adaptasyonun ters tepme ihtimalinin olması. Umarım böyle birşey yaşamayız. Öğretmenleri ve arkadaşları ile mutlu ve kaliteli bir zaman geçirir. Tek dileğim bu.

Gül kızım, güzel kızım ne zaman büyüdün ve ne zaman okullu oldun sen. Ben alışamıyorum senin büyümüş olma fikrine. Ne bileyim !Sanki ben bakamıyorum da alın siz bakın dermiş gibi geliyor. Tabi yeni bir başlangıç olduğu için böyle hissediyorum ama hissediyorum işte.

Şuramda, yüreğimin taaaa derinliklerinde ondan ayrılmak istemeyen bir köşe var. Diğer yandan, onun,benim ve Buğra'nın için de bunun en hayırlısı olduğu düşüncem. Yürek başka mantık başka söylüyor işte.

Rabbim ne verirse hayırlısını versin.Ağlamak istemiyorum ama ne bileyim işte :(((

6 yorum:

  1. İnşallah her şey çok güzel gider.Herhangi bir adaptasyon sorunu olmaz ve okulunu çok sever kızınız.Anneler hep böyle işte,çok üzülüyorlar,okuldan gelene kadar akılları,yürekleri çocuklarında kalıyor:)

    YanıtlaSil
  2. İnşallah canım. Biz daha önce ondan hiç bu kadar ayrı kalmadık. İlk kez olacak. Pazartesi-salı 2'er saat gidecek çarşambadan itibaren tam gün :((

    YanıtlaSil
  3. Her sabah kapıdan çıkışlarında,ben de tam olarak bunu hissediyorum Selmacım.
    Ben bakamıyorum,ben tahammül edemiyorum siz ilgileniverin bi zahmet der gibi.Ve bunu düşündükçe yutkuna yutkuna boğazımdaki düğümle vakit geçiriyorum bir müddet.Akşamı da bu iç sıkıntısı ve vicdan azaplarıyla hep bişeyler eksik halde ediyorum inan bana.Çocuklar nerede diye soranlara utanarak cevap veriyorum mütemadiyen.Sanki yaptığım çok ayıp kabul edilemez bişeymiş gibi.Hele bir yerde okuduğum bir söz beni benden etmişti bir ara.Aynen şöyle:
    "Kreş eken huzurevi biçer"
    Huzurevine bırakılan yaşlılar yerine koydum onları uzunca süre.Ve ilerde bizi oraya bırakmak için fırsat kolladıklarını.Hani biraz nefes almak mazeretiyle.
    Offfff bak kötü oldum yine.
    Sana anlatılırmı şimdi bunlar dimi.Amaaaaan zor işte ne bileyim.
    Aslında en iyisi bu her biriniz için deyip kapatıvereyim konuyu:)
    Hayırlı olsun Selmam,Allah hep gururlu günlerini göstersin çocuklarımızın cümlemize...
    Öperim çooookkkk.

    YanıtlaSil
  4. Aslında biz Türk'lere mahsus sanki bu duygusallık.

    Bakıyorum yabancılara daha 2-2,5 yaşında iken gönderiyorlar çocukları ve bizim gibi düşünmüyorlar. Onlar daha çok; özgüveni olması ve kendine yeterlilik düzeylerinin yüksek olması için gönderiyorlar.Diğer bir değişle sosyal olmaları için.

    Bizim baktığımız pencereden bakmadıkları içinde suçluluk duygusunu yaşamıyorlar.

    Ne diyelim en azından biraz öyle, biraz böyle olsun. Neyse hakkımızda ki hayırlı olan o olsun canım.

    YanıtlaSil
  5. Ahh hep aynı vicdan azapları hep aynı cümleler..Bu duyguyu yaşamayan anne yok sanırım..Bizde geçen sene göndermiştik ilk kez 3 yaş sınıfına o gayet memnun ben vicdan azabından kıvrana bir haldeydim.Ne desek ne söylesekte bu his arada tüm annelerin kalbini yokluyor..Okulunuz hayırlı olsun inşlh hiç bir problem yaşamazsınız..Sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. Çok teşekkür ederim Anne Kraliçe. Evet, alışmaya çalışıcaz. Tek duam o ve biz bu süreyi lehime çeviririz inşallah :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...