13 Nisan 2011

Sonunda kavuştum...ve Babamdan öğrendiklerim


Ben, evlilik zamanımızın telaşesinde bile almamıştım yatak örtüsü. İçime sinmeyen, gerçek anlamda beğenmediğim, sadece alınış olsun diye almayı sevmiyorum bazı şeyleri. Bu yüzden 4 senelik evliliğimiz süresince hiç olmadı bizim bir yatak örtümüz.

Sonunda 2 hafta önce kavuştum istediğim ve beğendiğim yatak örtüme. Şatafattan uzak, zarif ve günlük kullanım için çok kullanışlı bir örtü beğendim kendime. Aslında aldığım tarihten 2 hafta önce beğenmiş olmama rağmen ellerinde kalmamıştı. Sadece mağazada serdikleri vardı. Bende onu istemedim. 1 hafta sonra gittiğimde sipariş verdiklerini ve geleceğini söylediklerinde çok sevindim. Geldi ve hemen beni arayıp haber verdiler. Akşamına da gidip aldım.

Ambalajını açıp yatağa serişimi görmenizi isterdim. Çocuk gibi mutluydum.Sonunda kavuşmuştum örtüme. O gün bugündür her sabah uyanıp kahvaltımızı yaptıktan sonra yatakları düzeltir düzeltmez seriyorum örtümü. Baktıkça bakasım geliyor. Aslında çok basit bir örtü olmasına rağmen bana nasıl iyi geldiğini anlatamam. Genelde tek renkleri sevmeme rağmen, bu dönem bende oluşan değişliktenmidir nedir, pek bir sever oldum çiçekleri ve renkleri kullanmayı. Bahar adı gibi geldi benim yüreğime de herhalde...

Geçen gün Nursen bana ''her günmü seriyorsun''diye sordu evet dedim.'' Nasıl uğraşıyorsun'' dedi ben seviyorum otel gibi düzenli mekanları, sermeden duramam.

BABAMDAN ÖĞRENDİKLERİM
  • Dikiş dikmeyi babamdan öğrendim ben.( Kendisi trikotajdan emekli olduğu için ). Hemde elle makina dikişinin nasıl yapılacağına kadar.
  • Yatak düzeltmeyi de. Yatağın gerçekten düzgün olup olmadığını anlamak için para yuvarlardı üstünde. Askerdeyken öyle yaparmış komutanları. O da bize böyle öğretti.
  • Kıyafetlerimizi nasıl katlayacağımızı ve gardroba nasıl yerleştireceğimizi de o öğretti bize. Malum işi icabı biliyor zaten bunları. Jilet gibi görünecek, simetrisi hep düzgün olacak derdi.
  • Ütü ise en hassas olduğu şeydi. Herşeyin üzerine nemli tülbent koyup ütülettirirdi. Parlamasın diye. Bazen de tersinden. Kızım asla hiçbir kıyafetinin lastik kısımlarını ütüleme, dokusunu bozarsın sonra derdi.
  • Bozulan şeyleri tamir etmeyi ondan öğrendim ben. Elektrik prizinden, sigorta değiştirmeye kadar. Birşeyi doğru yapmak istiyorsan sağlam olanını dikkatli bir şekilde sök bozuk olanını da aynı sıra ile tamir etmeye başla. Bu şekilde kesin başarırsın derdi.
  • Ben ilk okuldaydım. Kendi evimizi yaparken. Bu yüzden yamuk çivilerin nasıl düzeltileceğinden tutun, kalebodur döşemeye, duvar boyamaktan tutun, inşaatın kaba sıvasını atmaya kadar herşeyini kendimiz yaptık. Anne- baba ve 3 çocuk. Taşıdığımız tuğlanın, elediğmiz toprağın, kardığımız harcın haddi hesabı yoktu. Herkes okul tatillerinde tatile giderken biz ev yapmanın telaşına düşerdik. Kış gelmeden bitirelimde evi kendi evimizde oturalım. Ele güne muhtaç olmadan derdi babam.
  • Babam öğretti bana temiz olmayı. Girdiğin odadan çıkarken şöyle bir göz gezdir. Dağınık birşey varsa topla yerine yerleştir. Bak hiçbir zaman evimiz dağınık olmaz derdi. Gerçekten de hiçbir zaman evimiz dağınık olmazdı. Bugün bile bu felsefe ile yaşadığımdan hala evim hiçbir zaman dağınık değildir. Hiç bilmem misafir geliyor diye ev topladığımı.
  • Mesela çatı düzeltip kiremit aktarmayı da babamdan öğrendim ben. Her sene kış gelmeden çıkardık babamla çatıya. 3 katlı evin çatısına. Bilirdi benim korkmadığımı ve ona yardım ederken çok mutlu olduğumu.
  • Arsız olmamayı, azla yetinmeyi babamdan öğrendim ben. Ekmek almak için gönderdiği bakkaldan eve döndüğümde, artan 5 kuruşluk para üstünü isterdi babam. Baba bu benim olsun dediğimde '' kızım o para üstlerini biriktirip işe gitmek için yol parası yapıyorum ben'' derdi.Yokluk zamanlarıydı ve doğru söylerdi. Onları yol parası yapardı. Kıymet bilmeyi öğretti bana.
  • Hiçbirşeyin kolay kazanılmadığını öğretti mesela. 1 ayda kazandığını 1 günde yersin istedikten sonra. Önemli olan o kancını 1 ay yiyebilmek derdi. Ne doğru söylerdi.
  • Yüzmeyi öğretti babam bana. Kulaç, kurbağalama, köpek her türlüsünü. En çok da dalmayı. Tabiri caizse balık yüzerdi. Hepimize de öğretti yüzmeyi.Yazın ayda en az 2-3 kez götürüdü o yokluğa rağmen bizi büyükadaya.
  • Babamdan öğrendim ben paylaşmayı. Hafta sonları evizin balkonun da mangal yapar ardından bağırırdı mahalleliye. Heeey ekmeğini kapan gelsin diye. Curcunaya dönerdi ev. Mahalleli bizde, herkese 2 et 2 köfte doyumluk değil tadımlıkdı. Gücü yettiği kadardı. Baba bize az kaldı dediğimizde ''kokar yavrum göz hakkı '' derdi.
  • Allah'a hep şöyle dua ederi ''az verip aratma çok verip kudurtma yarabbim'' diye. İşte bende bugün bile hala bu dua yı ederim rabbime. Hiçbirşey de gözüm yoktur huzurdan başka.
İşte ben bunları öğrendim babamdan. Onu görmeyeli 11 yıl oldu. Bir daha da görebileceğimi hiç sanmıyorum zaten. 10 dakikalık bir uzaklık olmasına rağmen aramızda yüreklerimiz birbirinden o kadar uzak ki. Belki de uzak olan yüreklerimiz değil de sadece bedenlerimizdir. O inat ben inat. Kimbilir hayat ne getirir. Ne getirirse getirsin tek dileğim hep hayırlısını getirsin

12 yorum:

  1. ne güzel şeyler öğretmiş ama küs kalınmayacağınıda babaya küsülmüyeceğini de ben söyleyim.aranızda ne geçti bilmem ama peygamber efendimiz "kini olanın dini olmazmışş" dermiş:(
    bu lafı duyduktan sonra asla konuşmam dediğimle konuştum .sizde bir adım atın pişman olmamak adına .
    bu arada örtünüz gerçekten çok şıknış iyi günlerde kulanın.
    nerden aldınız diye sorsam çok mu olurum:?

    YanıtlaSil
  2. Sezobigo; ben üstüme düşeni fazlası ile yaptım 8 sene boyunca. Ondan sonra Allah'a havale ettim. Bırakın adım atmayı koştum diyebilirim. Su yolunu bulur diyerek zamana bıraktım artık.

    Bu arada estağfirullah, neden çok olasın. Palladium'da ki English Home'dan aldım canım. Beğenmene de sevindim :)

    YanıtlaSil
  3. son iki madde gözlerimi yaşarttı ama son paragraf ağlattı. "keşke" diyebileceğim sadece haddimi aşmadan.

    örtünüzü güle güle kullanın.

    YanıtlaSil
  4. Küçük mucizem; Üzüldüm şimdi sizleride duygulandırdığım için. Estağfirullah; bende keşke diyorum bazen.

    Ayrıca teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Ne güzel şeyler öğretmiş baban,eminim onun yüreğide seninkisi gibidir.Allah kırgınlıklarınızı unutturup tekrar kavuştursun inş sizi...

    YanıtlaSil
  6. Sağol Sevilay'cım, utandırdın beni. Çok zor adamdır babam ama yüreği güzeldir. Dileğin için teşekkür ederim. Amin; inşallah günün birinde bir vesile ile, neden olmasın.

    YanıtlaSil
  7. Ben babamı 2 yıl önce kaybettim. Onu o kadar çok özlüyorum ki, ama yok artık :(
    Babanı kaybetmeden barışman için dua edeceğim :)

    Yatak örtünüde güle güle kullan, çok zarif...

    YanıtlaSil
  8. Başın sağolsun Didem'cim. Umarım, bir gün :) Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  9. Selmam Allah hayırlı bir şekilde, kırgınlık, kızgınlık olmadan bir araya getirsin sizi babanla inşaallah.

    Örtüyü ben de çok sevdim.. güle güle ser her sabah:)

    YanıtlaSil
  10. Sağol Mümine'cim. Kısmet, bakarsın bir gün ikimizde kırarız zincirlerimizi.

    Örtüye gelince; teşekkür ederim canım. Sermezmiyim, hem de her sabah seriyorum gerçekten :)

    YanıtlaSil
  11. english home manyağı biri olarak resmi gördüğüm anda aha english home dedim.çok zevklisin valla.
    ve ben bir de şu yatağını dört bir yandan çevreleyen perde ve direklere hasta oldum bacım yaaaaa:)

    YanıtlaSil
  12. Sevgi'cim bende örtüyü çok beğenerek aldım. Hatta bugün yine English Home'daydım. Dayanamıyorum bende o mağazaya be :) Yatağıma gelince çok seviyordum bende ama bıktım bu ara biraz sanki

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...