13 Nisan 2011

Yoğun geçen bir hafta


Yüzüstü oynatma çabalarım suya düştü. Nedeni; Buğra da ablası gibi hiç sevmiyor yüzüstü durmayı çünkü.

Sonunda bu bebeği ile gerçek anlamda oynamaya başladı. Begüm henüz 1 yaşına bile basmamıştı Orhan bu bebeği alalı. İş seyahati için Çin'e gittinde almış ama o zamanlar henüz daha bebek olduğu için bu seneye kadar kutusunda oynanılacağı günü bekledi. Şimdi şimdi keyifle oynar oldu kuzum sonunda.

Bu foto Begüm'den

Canının sıkıldığını görünce değişik birşeyler yapalım istedim ve nette daha önce bir blog da gördüğüm bu balık tutma oyununu yapmak istedim.Hazırladım bütün malzemeleri ve başladık yapmaya. Çiz, kes, boya, yapıştır epeyi keyifli oldu. Sonuç, çok eğlenceli bir oyun ortaya çıkarmış olduk. Uzun süre keyifle oynadı miniğim .

Bütün boyamalar ona ait

Hafta içi yeni doğan yağanimi görmeye gittim. Bu vesile ile Begüm ve Zeynepece bol bol oynama fırsatı buldular. Pek geçinebildikleri söylenemez ama olsun. İkisi de ne yar dan ne ser den durumundalar. Beraber oynamıyorlar ama ayrılmakda istemiyorlar.


İşte Öykü hanım, hanım diyorum o büzük büzük dudakları yüzünden ona


Buğra her geçen gün daha da çok büyüyor. Çok öpülesi çok mıncıklanası bir fırlama oldu. Onu o kadar çok seviyorum ki. Herhalde başka bebek yapmayı düşünmediğimden ona doymaya çalışıyorum kelimenin tek anlamıyla.

Tam beklediğimiz gibi kardeş düşkünü oldu Begüm. Hep yan yanalar. Bazen buğra'nın altını değiştirirken birde bakıyorum ki, Begüm benden önce pudralamış bile onun poposunu.

Cuma günü halası geldi bize. Gelirken yine boş gelmemiş Begüm'e de Buğra'ya da ayrı ayrı hediyeler getirmiş. Begüm hararetli bir şekilde koyuldu hemen hediyesini açmaya tabi.

Yakışıklısın yakışıklı. 41 kere maşallah benim oğluma

Cuma gecesi Semoş ve Umut geldiler Afyon'dan. Yeni evleri için mobilya baktılar ve birazda alışveriş yaptılar. Bu alışverişlerden biri için gittiğimiz İkea'dan bu fotolar..Güzellik tıkınırken.


Teyze yeğen yanyana

Geçtiğimiz cumartesi günü blog annelri buluşmamızın ilkini gerçekleştirdik. Herkesin, uzun süredir birbirini blog aracılığı ile takip etmesine rağmen yüz yüze gelmenin heyecanı vardı üzerimizde. Neyse ki, herkes aynı yazılarımızda olduğumuz gibi çıktığımız için tadı damağımızda kalan bir buluşma oldu. Bu buluşmayı organize eden herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. En çok da http://www.deli-anne.com'a/ yani Mümine'ciğime. Çünkü onun vesilesi ile tanımış oldum herkesi. Hepimizle sanki evinde ağırlarmışcasına tek tek ilgilendi. Yüreğinin güzelliğini az çok yazılardan biliyordum ama en az yüreği kadar kendide güzelmiş. Her birinizle tanışmaktan çok memnun oldum.

Not :
  •  Cuma; Nursen'ler bizdeydi. Gece 1 gibi Semoşlar deldiler. Annem zaten bende idi.
  • Cumartesi; blog anneleri ile buluştuk. Ordan Orhan'nın çıkan implantını taktırmak için dişçiye gittik. Gitmişken bende diş taşı temizliğimi yaptırdım. Dişçiden doğruca Semraların yanına modoko'ya mobilya bakmaya gittik. Sonrası doğruca ev.
  • Pazar; Geç yapılan kahvaltı arkası, İkea'ya alışverişe. Cümbür cemaat gittik. Orda Semra'nın kayınvalidesi ve görümcesi ile de görüşme fırsatımız oldu. Ardından annemi ve çocukları eve bırakıp, ben, Semra ve Umut Palladium'a English Home'a gittik. Orhan ise işle ilgili bir görüşmesi olduğu için gelemedi. Sonrasında beni eve bıraktılar ve onlar babama geçti. Orhan geldi ve yine çıkarak maç yapmaya gitti. Annem, ben ve çocuklar vedeyiz. Sonra Semoş'lar geldiler ve annemide alıp Afyon istikametine yollandılar. Kaldık yine çekirdek aile.
  • Pazartesi ; Önceden verilmiş bir söz olmasına rağmen tamamen nasıl aklımdan çıktığını bimiyorum. Emoşa oturmaya davetliydim. Ben ise uyandım, kahvaltımızı yapıp başladım temizliğe. Süpür , sil, toz al, çamaşır yıka as, bulaşıkları boşalt yerleştir,yatakları topla, çöpleri at, banyoları fırçala. Baktım Begüm'ün uyku saati gelmiş, yaptım sütü ve aldım cep telefonumu doğru onu yatırmaya odasına. Bir de baktım ki telefonun şarjı bitmiş. Şarjı getir tak, küçük hanımın uyku müziğini aç. Tam odadan çıkıyordum ki mesaj geldi. Boşver dedim kendi kendime. Nasıl abuk subuk bilgi mesajlarıdır. Sonra Orhan'ın sabah Ankaraya gittiği aklıma gelince dur bakıyım dedim. Bir de ne göreyim cevapsız arama mesajı. Arayan Emoş. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Nasılda unutmuştum ona gideceğimi. Saate baktım 13:30 Begüm'e kalk kızım orda uyursun dedim ve 5 dk. da hazırladım çocukları. Doğru Emoşa . Allah'dan gitmişim, gülüm donatmış masasını, Funda da orda. Oğlu Poyraz'da Begüm'ü bekliyor. Nasıl mahçup oldum anlatamam. Neyse ki Emoş eski dostumdur. Anlayışla karşılıyor bu dönem ki dalgınlıklarımı.Akşam; Orhan Ankara'dan geldi ve bizi aldı. Yine daha önceden verilmiş bir söz olduğu için doğruca akşam yemeğine davetli olduğumuz, canım arkadaşım Şerife'lere gittik. Şerife'nin eşi Yahya ve Orhan Kanka. Zaten biz onların sayesinde tanışmıştık.4,5 yaşında ki kızları Zeynep Betül ve 2 yaşında ki oğulları Mehmet Eren'le bol bol oynayıp eğlendi Begüm. Biz de biraz yemek biraz sohbet derken güzel vakit geçirdik. Onlardan çıkıp eve dönüşümüz saat 12'yi buldu.
  • Salı; Böyle yoğun geçen 4 günün ardından evde kalmayı düşünürken, Kahvaltı sonrası Begüm bir an ortalıktan kayboldu. Bir de baktım ki odasında üstü başını çıkarmış, giyinmeye çalışıyor. Kızım ne yapıyorsun dedim ''anne men ciciş giy, men babanne dittim'' dedi. Yani güzel kıyafetlerini giyip babaannesine gitmek istiyormuş.Dur bakalım bir dedim. Kayınvalidem salı günü için bizi yemeğe davet etmiş, Orhan yorgun olduğu için başka zaman olsun anne demişti. Hemen Orhan'ı aradım. Biz annenlere gidip gitmeyeceğimiz mevzusunu Begüm'ün yanındamı konuştuk dedim. O da hayır Begüm uyuyordu o zaman. Neden ! dedi. Begüm üstü giyiniyordu biraz önce babaanneye gidicem diyor dedim. Başladı gülmeye, e hadi gidelim o zaman dedi. Siz gidin ben akşam iş çıkışı direk oraya gelirim dedi. Hazırlandık, aradık babaanneyi de, halasıda ordaymış zaten. Koyulduk yollara. Sırtım da sırt çantası (çocukların eşyaları), önümde kanguru Buğra içide uyuyor. Begüm elimi tutmuş. Tam taksi çağıracakken hadi minibüsle gidelim dedim. Begüm bayıldı bu fikre. Çok seviyor insanların içinde olmayı. Atladık minibüse gidiyoruz. Zormuş ama 2 çocuk ve kocaman bir çanta ile minübüste olmak. Neyse sonunda sağ salim vardık. Buğra'yı emzirip uyuttum. Begüm'e de yemeğini yedirip hemen uyuttum ve Nursen'le attık kendimizi hemen meşhur Kadıköy Salı Pazarına. Şaşkın şaşkın bakındım durdum. Kafamdakilerin hepsini aldım ama. Seviyorum pazar muhabbetini çocukluğumdan beridir. Ama asla ona buna saldıran, son kuruşuna kadar harcayan biri olmadım hiç. Asla ihtiyacım dışında hiçbirşeyi almam kolay kolay. Eve döndüğümüzde Buğra hala uyuyor. Begüm ve Baran ise yeni uyanmışlardı. Eşlerde işten geldi ve hep beraber yenen akşam yamaği ve içilen çay sonrası koyulduk evimizin yoluna.
Gerçeken çok yoğun geçti şu birkeç gün. Bugün ise evden dışarı adım atmak istemiyorum. Ekmek almak için bile olsa. Şu anda çocuklar uyuyor. Ev temiz. Sadece ütü ve yemek kaldı yapılması gereken. Ben ise onları yapmak yerine uyumayı düşünüyorum biraz. Nasıl olsa işleri çocuklar uyanıkken de yapabiliyorum ama onlar uyanikken uyuyamam öyle değilmi.

4 yorum:

  1. Yoğun ve keyifli bir hafta gelmiş geçmiş...sevdiklerinde yanındaymışş ohh süper vallahi...Kardeş kardeşe pozlara bayıldım..Begüm sevgi dolu demek ki, kardeşini sahiplenmiş...Maşallah...Fotolar çok güzel....
    Uyu arkadaşım uyu, enerji lazım arada ...Benimde uyuyasım geldi hatta...Ama Yağız yeni uyumuşken ,yapacağım o kadar çok şey var ki :(((

    YanıtlaSil
  2. Maşallah Buğra ne kadar tatlı.Allah nazarlardan korusun.Begüm de çok tatlı bir abla olmuş ne hoş.İnş bizde sizin gibi oluruz:)

    YanıtlaSil
  3. Sağol İlknur'cum. Begüm inanılmaz sevgi dolu bir çocuk gerçekten. Ondan beklediğimizden fazlasını verdi bize. Kardeşine çok düşkün. Kendi memesini açıp emzirmeye bile çalışıyor bazen. Çok güldürüyor bizi.

    Uyuyamadım ama dinlendim biraz. Evet kesinlikle enerji lazım. Bazen vitamin falanmı kullansam diyorum sonra kilolar gözümün önüne gelince zaten yeteri kadar kilo fazlam var. Bir de vitaminler sayesinde bunları daha da çoğaltamam diyorum kendime.

    Ama işler bitti, çocuklar uyudu, blog güncellendi, Çay kahve içildi. İşte şimdi uyurum. :)

    Sanada uyu diyeceğim ama sende işler diyeceksin biliyorum. Allah kolaylık versin bize :)

    YanıtlaSil
  4. Sağol Sevilay'cım. Cumartesi günü seninle sohbet edebilme şansımız hiç olmadı. Benim geç gelmem yüzünden kusura bakma canım. Büyüyorlar Allah'ın izniyle işte.

    Olur olur sizinde böyle olur. Tek gereken yeni doğan bebeğe değil de büyüklere biraz daha fazla kanalize olmak en azından ilk 1-2 ay. Gerisi su gibi geliyor zaten

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...