18 Mart 2011

Geçmiş 10 güne dair kısa notlar !


Buğra Yavuz eniştesinin kucağında...

Baran da dayısının...

Oğullar yer değiştirince, babalar oğulları ile göz teması ile bağı koparmadan durumu iyi idare ediyorlar.

Begüm ve Baran, nasılda benziyorlar birbirlerine.


Güzeller güzeli, ömrümün en güzeli, baylıyorum senin duş sonrası hallerine. Dupduru, bulut gibi pamuk pamuksun kızım.


Bu fotoğrafı yayınlayıp yayınlamamakta baya kararsız kaldım. Ne kadar da çabuk yaşlanmışım. Kendimi görmeyi pek de sevmediğim bir dönemdeyim. Kızım ise lokum gibi görünüyor. Annesinin sultanı.


Ben bunları yan yana görünce hep bir tuhaf oluyorum. Sanki Baran'da benim bebeğimmiş gibi geliyor. Çapkın bakışlı oğlum benim.


Muzuriks seni :)

Baran'nın keyifli anını yakalamışken aldım kucağıma, durum ; mıncık mıncık :)

Bu poza bayıldım, nasılda odaklanmışız ikimizde aynı noktaya...

Baba-kız pozları. Saç-baş derseniz; biri anya biri konya durumu...

Hala uyuyor numarasında, Begüm halasının taklidi peşinde. Ten renklerine dikkat ! Aynı hamurdan gibiler.


Halası uslumu ki, yeğeni uslu olsun. Her daim oyun modundalar. İnsan bu ikilinin yanında sıkılmaz sıkılmaz da, enerjisi yetmez. Bunlar pekmezli :)

Çılgın halanın çılgın oğlu. Oğlum bi dur ! nasıl olsa büyüyeceksin, o zaman zaten bisikletten inmezsin. Sen daha 8 aylıksın ama gel bunu sana anlat dimi ! Yok kardeşim, bu çocukta erken büyüme sendromu var. Hep önde, hep azimli, hep hep maşallah...Bu fotoğraf favorilerim arasında, söylemeden geçmiyim dedim.

Gören de çaykolik sanır. Bardağına bir damla çay, ağzına kadar su dolduruyorum. Sanki şöyle tavşan kanı çay içiyormuş gibi ballandırıyor küçük hanım. Bir de bu yaştan sonra önlük taktırı oldu, sulu şeyler içerken. Nemiş ! Cicileri kirlenmesinmiş. Sanki kendi yıkıyor sanırsın.

Haftalardır kar bekliyordu bebeğim. Sonunda dileği gerçekleşti ve bahara girmek üzere iken kar geldi. Bebeklerin dilekleri daha mı kolay kabul oluyor dersiniz  ! Babası küçük hanımı giydiriyor. Saat akşamın 21:30'u ve biz kar oynamaya çıkıyoruz. Hazır annem bizde iken, Buğra'yı onunla evde bırakıp üçümüz bol bol kar oynadık.

Karda yattık

Kartopu oynadık

Üstelik kardan adam bile yaptık. Kardan adamımız 20 cm boyların cüce bir kardan adam. Anne alelacele bir kardan adam konduruverdi oyunun ortasında. Neden mi ? Begüm Caillou'yu izlerken gördü karı ve kardan adamı. O gün bugündür kar ve kardan adam sayıklıyor. Bu yüzden aklında ne varsa yapmaya çalıştım onun için. Öyle olmasa zaten, hangi anne çıkarır akşam saati, buz gibi karda çocuğu dışarı değil mi ama. Ne yapalım, gündüz hem Buğra, hem de bir türlü dinmeyen kar fırtınası yüzünden çıkaramadım kızımı. Kar görmesemiydi yani.

Yok olmaz, kıyamam kızıma ben. Bal gibi de çıkardım ve hepimiz mutlu olduk sayesinde. Ben 1.1. doğumluyum yani kış çocuğuyum. Ben sevmiyim de kimler sevsin karı. Kızı da anası kılıklı yani.

Kara doydu ...

Ertesi gün, bu sefer biz Buğra ile evdeydik o anneannesi ile çıktı karda oynamaya.

Bulundukları yer evimizin önünde ki çocuk parkı. Ben ise evden çekiyorum fotoları. Evin 8. katta olduğu düşünülecek olursa çekim de anca bu kadar olur. Ama ne olursa olsun çekmeden olmaz. Yaşanan her anın ayrı bir hatırası var. Mümkün olduğunca da bu anları kaydetmeye çalışıyorum. Dünya hali; günün birinde bana birşey olsa burda bize dair çoğu şeyi görmüş olacaklar.

Sizi çok seviyorum yavrularım


Telefonum henüz 3 aylık. Ben bile jıyamıyorum, dikkatli kullanıyorum ama Begüm sağolsun hiç oralı değil. Ne zaman arkamı dönsem cebim elinde. Bir bakıyorum facebook'a girmiş, bir bakıyorum müzik dinliyor, telefonun ayaraları ile oynuyor. Dün sabah bir baktım telin masaüstü fotosu değişmiş, ''senmi yaptın kızım dedim'' hıhıhı '' dedi. Öğlen yine değişmiş, akşam ise foto yoktu. Hızına ben bile yetişemiyorum.

Aynı şeyi laptopuma da yapıyor. Teknolo ve tamirat ilgi alanı biliyorum ama bu kadarı biraz fazla. Kıyamıyorum da kerataya.

1 sene sonra ilk defa bant taktırdı başına yine. Beni çok şaşırttı. Yakalamaca oynuyoruz. Buğra'yı uyutur uyutmaz anne-kız önce evi toparlıyor, sonra oyuna dalıp yeniden dağıtıyoruz. Olsun elim çabuk, nasıl olsa tıoplayan da benim sefamız olsun :)

Almış eline makinayı fotoğraf avında. ''Ne yapıyorsun dedim'' ''Anne men kayyu dedi'' Caillou'nun fotoğrafını çekiyormuş. Hanım efendi sora bana bir de laptopumu gösterdi. Neymiş; fotoğrafları laptop da görmek istiyormuş. Boşalttık tabi hemen. Çümkü; son günlerde diline HADİ- HADİ ANNE kelimelerini doladı. Hiç bıkmadan istediğini yaptırana kadar hadi diyor. Sonunda tamam kızım yeterki sus diyerek istediğini yapıyorum. Tabi sedece makul şeyleri.

Bayılıyor Buğra'nın beşiğine oturup, dönencesi ile oynamaya.Beşik Begüm'ün beşiğiydi, hatırlıyormu acaba diyorum bazen.

Pazar kahvaltımız. Babası ile nasıl da aynı dilden konuşuyor. Sosisli yumurtayı sevdi. Sucukluyu seven sosisliyi de sever herhalde dedim yaptım. Sonuç harika...

İşe böyle yenir dimi kızım :)

Gün güneşim, her zaman ki gibi pırıl pırılsın. Allah herşeyi gönlüne göre versin yavrum. Seni benim gönlüme göre verdi. Senin bir bakışın, bir gülüşün içimi titretir annem. Üzgün olduğun zaman gözlerindeki pusa gömülür, neşeli olduğun zaman çiçek açarım annem. Seni çok seviyorum kınalı kuzum.

Oğlum, yavrum mis kokulum. Öpmeye doyamadığım bebeğim. Allahıma şükürler olsun ki sizleri bana verdi. Beni sizin gibi evlatların annesi yaptı. İkinizide çok seviyorum. Öyle çok seviyorum ki hemde.

Gülüşün, o gülüşün eritiyor beni yavrum. Sıcacık, tertemiz en saf halinlesin. Ruhumu temizliyorsun bebeğim. Güne senin mis gibi bebek kokunla başlamak öyle güzel ki.

Yavrularım; siz beni öyle mutlu ediyorsunuz ki rabbim de sizi ömrünüz boyunca mutlu etsin.

2 yorum:

  1. Ihh, bol fotolu ne de gzel olmuş:) Begüm dediğin gibi lokum am.. ve daha yeni çıktın doğumdan be Selma'm, geçecek o şişlikler, darmadumanlık haller.. güzelsin gene güzel olacaksın.. sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. Sağol Mümine'cim, biliyorum geçecek ama kiloya katlanmak yine de zor geliyor insana :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...