11 Şubat 2011

Son bir hafta...













10.02.2011
Ben buğra'yı emzirip uyutmaya çalışırken bir de baktım ki Begüm'den ses yok. Yavrum gitmiş odasına pastel boyaları ile resim yapıyor.
Sonrasında, gelip beni laptopun başından kaldırıp ''anne bende iş''dedi ve oturdu. Benden meraklı blogları kurcalamaya...
Ardından akşam oldu ve babamız geldi. Yemek sonrası başladılar oynamaya. Bense Buğra'nın gazını çıkarmaya çalışmaya uğraşıyordum.
Sonra izlediği animasyon filmden etkilenip patlamış mısır istedi benden. Bir mısır tabağı ve bir de meyva tabağı hazırladım baba-kıza. Baba-kıza diyorum çünkü ne meyve ile nede patlamış mısırla pek aram yoktur.
Sonrasında babası ile kitap okuyup, sütünü içip uyumaya yollandılar.








09.02.2011
Halasını (Nursen'ni) çağırmıştım kahvaltıya. Akşama 20:00'a kadar bizdeydik. Bu sayede Begüm fazlası ile doydu halasına. Ben Baran'ı mıncıkladım bol bol. Nursen Begüm'le hasret giderdi bol bol. Tabii genelde kucağında Baran'la. Oğluşum diğer yandan bir bende, bir uykuda, bir Nursen'nin kucağında.

Kahvaltıydı, öğle yemeğiydi, Taze sıkılmış portakal sularıydı, Humana süt arttırıcı çaylarımızdı, Abur cuburumuzdu sonrasında da köpüklüsü Nursen'e köpüksüzü bana ( Köpüksüz çünkü köpüğünü hiç sevmem. Garip di mi ! )Türk kahvelerimiz ve Ukrayna'dan gelen lezzetli çukulatalarımızdı derken tam anlamıyla dolu dolu ve keyifli bir gün geçirdik.



07.02.2011
Emine ve funda teyzeleri geldiler Buğra'mızı görmeye. Bir de Funda'nın oğlu Poyraz. Çok yakışıklı olmuş kerata. Begüm pek pas vermedi ama olsun. Aslında onun içinde değişiklik oldu. Yedik, içtik, sohbet ettik. Allah'a şükür çocuklar da keyif yapmamıza izin verdiler. Güzel bir gündü. Emoşumu çok özlemişim, epeyidir görüşemiyorduk. Ne çok şey birikmiş aslında.




05.02.2011
Ezgi ablası, Zahit amcası ve kızları Elasu geldiler bebişimizi görmeye. Bu vesile ile yeni bir arkadaş daha edinmiş oldu Begüm. Pek de bir anlaştılar. Zaten, yaşıtlarından çok büyüklerle daha iyi anlaşıyor her zaman.





06.02.2011
Via Port'a, hem gezmeye hem de alışverişe gittik. Elektrik süpürgemin motorunu yakmıştım. Bugün yenisini almak durumunda kaldım. İyiki de yanmış diyorum çünkü bu aldığım makina gibisini görmedim daha önce Philips'in anti alerjik bir ürünü. Kablosu uzun, sessiz özelliği var. Kısacası aradığımdan fazla özelliklere sahip. (Sanki reklam yapıyormuşum gibi oldu ama ne yapayım. Son senelerde aldığım ve beni bu kadar çok mutlu eden en önemli şey ). Bahaneyle Bugra'nın 40'nı da uçurmuş olduk. Hoş biz 40'nı beklemeden çoktaaaan uçurmuştuk neyi uçuruyorsak ama...

Bir de fayton turu düzenlemeye başlamışlar Via Port'da bayıldım. Çok akıllıca...Biz binemedik, hem hava hemde bebek arabası falan olmazdı ama sonra kesin.

Alışveriş bitti, Begüm'ü oyun parkında oynattık ve ardından karnımızı doyurup, soluğu doğru evimizde aldık. Hem keyifli hem de güzel bir gündü.




04.02.2011
Boyabat'dan Şinasi dayısı, Mediha yengesi ve Bahar ablası geldi. Bu vesile ile hep beraber babaannesinin evinde toplandık. Yapmadığı, yaptırmadığı şaklabanlık kalmadı hınzırın. Herkesi bir şekilde oyunlarına dahil etti. En sonunda birde Ankara davul-zurna havaları açtırıp dedesine başladı oynamaya ve oynatmaya :)
03.02.2011
Anneanne ile parka, oradan da alışverişe gidiyor prenses. Sabırsız, anneannesinin hazırlanmasını bile beklemeden açmış kapıyı çıkıyor...


Anne-kız çıldırdığımız anlardan biri. Balon oynuyoruz güyaa.

Caillou'nun içinde olduğu herşeyi çok seviyor. Babası Caillou'lu boyama kitabı almış, ortadan kaybolduğunda anlıyoruz ki onun başına oturmuş. Bu da bize biraz da olsa nefes alma fırsatı veriyor. Yoksa sürekli onunla oynamamızı istiyor.


Begümün başında ki aslında bir fular. Körebe oynuyorduk, sonra nasıl olduysa başımıza geçmiş :) Bir de fotoğrafını çekmek istediğim için kızıyordu bana.

Bu fotoğraflara bayılıyorum. Doğuştan babası gibi Fenerlim benim :)

Yakışıklı yavrum benim. Yüzüne her bakışımda daha da hayran oluyorum sana. Günden güne büyüyor, günden güne daha da güzelleşiyorsun oğlum.

Minik bebeğimin minik mi minik patileri. Öpülesi, koklanası patiler.

Bu bebek bezinden yapılma pasta da Nursen'nin hediyesi. Kendi elleri ile yapmışlar.Teşekkür ederim canım.

5 yorum:

  1. Buğra'cık maşallah büyüyor annesi.. patilere ben de çok düşkünüm.. mis gibi kokar üstelik

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Maşallah çocuklarınıza bayıldım:) İkisi de çok tatlı.
    Bu arada halanızdan ve eşinizden dolayı soruyorum nerelisiniz:)) Çok ama çok fazla aynı yöredenmiş gibi geldi de.

    YanıtlaSil
  4. Nehir İda; Çok teşekkür ederiz. Eşim Sinop-Boyabat'lı, ben ise Kastamonu'luyum. Evet dediğin gibi bire bir aynı yörenin insanıyız. Bu yüzden benzer geliyor insana :))

    YanıtlaSil
  5. Deli Anne; Canım evet günden güne büyüyor. O patiler yok mu o patiler !! Hiç büyümese o patiler diyor insan.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...