24 Ocak 2011

Son günlerde...


Sıkıntıdan ne yapacağını şaşıran kızım, kitaplığını koltuk niyetine kullanıp, davul çalma sevdasına düşünce verdiği görüntü işte böyle oluyor.



Geçtiğimiz hafta Şerife teyzesi bebişimizi görmeye geldi. Güzeller güzeli kızı Zeynep Betül ve yakışıklı Mehmet Erenle beraber. Zeynep Betül'e göre Begüm küçük geldi. Bu yüzden ikisi pek oynayamadılar ama onun yerine Mehmet Eren'le bol bol oynadılar. Ne mi yaptılar ! çoğunlukla müzik.



Buğra'mızın özlemine dayanamayan teyzesi senelik izninin 1 haftasını kullanıp yanımızda geçirmeye karar verdi. Sonuç olarak en çok ben mutlu oldum. Çünkü onu çok özlüyorum. Keşke Afyon da değil de, burada yaşasaydı.


Bu fotoğrafa hayran oldum. Hayranlıktan da öte kıskandım bile diyebilirim.


Aşkım, hayatım, ilk göz ağrım. Uğruna dünyaları feda edebileceğim melek yavrum. Nasıl seviyor, nasıl da özlüyorum seni. Seninle oynamayı, sana kitap okumayı, seninle resim yapmayı ve daha nice aktivitelerimizi. Bu saydıklarımın hiç birini yapamaz olduk. Daha doğrusu artık kızımla hiç vakit geçiremez olduk. Babası ile daha çok zaman geçiriyorlar son zamanlarda. Malum Buğra ve ev fazlası ile zamanımı alıyor. Sabırlıyım, hele bir küçük prensin 40'ı çıksın. Ondan sonra daha iyi olacağız diye umuyorum.


Teyze-Yeğen


Hafta içi Nursen'ler bizdeydiler. Babalar ve çocukları bol kahkahalı bir oyun oynadılar ki Baran gülmekten katıldı diyebilirim. Begüm'ü mutlu etmek çok kolay. Sevdiği insanlar yanında olsun onun için yeter.


Bu yanaklar öpmekten sarkacak yakında. Herkes bana öpme daha bebek o diyor. Bense onlara; başka çocuk doğurmayacağıma göre bırakında tadını çıkarayım. Nasıl olsa biraz büyüdüğü zaman kendisi öptürmeyecek. O zamana kadar vaktim var. Bu nedenle bende bol bol öpüyorum.

Biz, sevgisini fazlası ile gösteren bir ailede büyüdüğümüz için aynı şekilde sözle ve öpücüklerle ifade ediyoruz sevgimizi.


Yalan mı söylüyormuşum ! Şekil a yukarıda ki foto da göründüğü üzere Begüm'de annesinden ne görürse onu yapıyor. Anne-kız resmen mıncıklıyoruz biz Buğra'yı. Bu çocuk çok şanslı :)


Büyük yazı tahtasını kaldırıp yerine bu küçük yazı tahtasını aldım ona. Çok sevindi ama bir türlü şu kalemin kapağını kapatmayı akıl etmiyor. Bu yüzden kurudu bile kalem. Kolonya şişesinin kapağına biraz kolnya koyup yanına veriyorum. Kalemi bandırıp bandırıp öyle resim yapıyor. Malum sadecde kolonya kalemi çözüyor. Haaa ; birde 2 haftadır çay içmeye başladık. Tabi paşa çayı. Yani tabiri caizse ''imamın abdest suyu ''gibi bir çay veriyorum ona. Keza çayın çocuklar için ne kadar zararlı olduğunu düşününce...



Baran başkalarının kucağında nadiren durur. İşte böyle bir anını yakaladım ve başladım öpüp mıncıklamaya.


Baran dayısının omuzlarında.


Yakışıklı oğlum tavşan olursa


Buğra ve Baran


Hafta içi Nursen'e gittik. Begüm tutturdu hala diye, gitmeden edemedik. İşte orada çektiğimiz, birbirinden güzel fotoğraflarımız.




Ohhhh, kolunu da uzatmış paşam misss gibi uyuyor.



AAbi- kardeş, kucakta bebekleri ile ne güzel görünüyorlar.


Babası ve oğlu


Begüm bir yandan UP'ı izliyor, bir yandan elma yiyor.


Ben küçük beyin altını değiştirmeye hazırlanırken, ağlayan kardeşini sakinleştirmek de Begüm'e düştü. Sağolsun güzel kızım bana zorluk çıkarmak bir yana yardımcı bile olmaya başladı.


Pamuğum uyurken. En çok uyurken fotoğraflarını çekmeyi seviyorum.


Yine hafta içi bir gün halası ve babaannesi bize geldiler. Begüm babaannesinin geleceğini duyunca çok sevindi. Halasının geleceğini sonradan öğrendik ve onlar gelince daha da mutlu oldu. Ama babaannesi ile istediği gibi oynayamadığı için biraz üzüldü. Ama yine de Baran ve babaannesi ile az da olsa oynayabildi. Bu da onu mutlu etti.


İşte fotoğrafta da göründüğü gibi kıskançlık bakışları aşikar. Baran ile ilgilenen babaannesine küskün küskün bakarken. Onun henüz bebek olduğunu söylesek bile kabul etmek istemiyor. Kıyamam güzelime ben. Tatlı meleğim, aynı dönemde hem Baran'nın hem Buğra'nın doğmuş olması, başta biz olmak üzere sevdiği insanların ona bugüne kadar alıştığından daha az zaman ayırmalarına neden olunca daha küskün ve daha hırçın bir hal almasına neden oldu.

KISA KISA NOTLAR
  • Buğra ; 49 cm boyunda, 3.620 gr. ağırlığında 27.12.2010 tarihinde saat  15:57 de aramıza katıldı. 40 dk. süren doğum serüvenimizin ardından birbirimizi gördüğümüz an yaşadığım duyguları anlatamam. Sürekli ağlayarak hastaneyi inleten bir bebekti ve bu durum hepimizi çok şaşırttı. Nedeni; Begüm'ün doğduğu andan itibaren çok sakin bir bebek olmasıydı. Gece sabaha kadar 2 ebe 3 hemşire pervane oldular etrafında ama küçük beyimizi susturamadılar. Emmesi iyi, altı temiz, herşey yolunda görünüyordu ama Buğra beyimiz sürekli ağlıyordu. Ebe acaba açmı diye mama bile denedi ama ters tepti. Beyefendi tok olduğu için doğru dürüst mamayı ağzına bile almadı. İdrar ve kan testleri bile yapıldı ama hiçbir sorun yoktu. Sonuç olarak herkesin ve doktorun ortak kararı ile bu bebek sadece annesini istiyor bu yüzden ağlıyor du. Gerçektende benimle iken sesi çıkmıyor ama ne zaman uyudu diyerek yatağına yatırsak basıyordu yaygarayı. Eve döndüğümüz ilk hafta da böyle devam etti ama şimdi şimdi biraz yoluna girdi diyebilirim.
  • Begüm kardeşini hem çok seviyor hem de biraz kıskanıyor.
  • Benim ilgilendiğim gibi onunla ilgilenmek istiyor.
  • Mesela bebişimizi emzirerek uyuturken o da gelip aynı anda ayağımda sallanmak istiyor. Komik olan bugüne kadar sadece birine gittiğimiz zaman ayağımda uyutmam gerekirdi onu. 1 senedir babası ile kitap okuyarak, şarkı söyleyerek uyuyorlardı. 1 sene sonra tekrar bebek gibi sallanmak istemesi garip gelmedi değil ama bu dönemin geçici olduğunu düşünerek, üstüne de fazla gitmek istemediğim için bazı isteklerine göz yumuyorum.
  • İştah meselesine gelecek olursak.15 kilo 200 gr aslında, kilosu 4 yaş kilosu ama bu aralar biraz iştahsız kilolar gidecek diye korkuyorum.
  • Aktivite hiç yapamıyoruz. Babası ile ne oynarlarsa o. Benimle birşey paylaşamaz oldu zamansızlıktan.
  • Buğra'ya gelince bizi uykusuz bırakmaktan zevk alıyor sanki. Bıraksam memede yaşayacak. Artık uykusuzluktan gözlerimin altı mosmor. Sadece ben değil Orhan'da yorgunluktan dökülüyor. Hamile iken toplam 7 kilo almıştım. Şun an da 7,5 kilo vermiş durumdayım. 62 ile hamile kalmıştım 61,5 kiloyum. Hoş hala vermem gereken en az bir 8 kilo var. Haydi hayırlısı umarım bu yoğunluğun karlı yönü kiloların gitmesi olur.

2 yorum:

  1. merhaba,
    Sizi ilk ziyaretim.Çocuklarınız çok tatlı maşallah.Uzun ve hayırlı ömürleri olsun inşallah.Benimde 5 yaşında bir oğlum birde 2,5 yaşında bir kız bir erkek ikizlerim var.Sizinkilerin arasındada çok fark yok sanırım.Kolaylıklar diliyorum.
    Bize de bekleriz.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Ziyaretiniz için teşekkür ederim.Evet kızım 2,5 yaşında, oğlum ise 30 günlük. Peşpeşe olması biraz zor ama en iyisinin böyle olacağını düşündüm. Allah sağlıkla büyütmeyi nasip etsin hepimize.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...