26 Ocak 2011

Bugün biter mi !


Küçük prens canıma okumaya devam ediyor. Canım çok tatlı ama Allah ona bir ses vermiş ki şaşırtıcı. Yani minnacık bir vücuttan evi inletecek kadar ses nasıl çıkıyor anlayamıyoruz. Bazen öyle bir ağlama krizlerine giriyor ki çıldırtıyor bizi. Özellikle benim en hassas olduğun şey artan seslerdir. Anında sinirlerim bozulur bu tür seslerde. Şu sıralar bu kadar sinirli olmamın nedenini de buna bağlıyorum.

Sabah seansımız işte yukarıdaki fotoğrafta göründüğü gibiydi. Pek sevimli, pek tatlı ama kabızlıkmı var, ne var bu çocukta. Bir anda cıyak cıyak bağırmaya başlayıp ıkınıyor. Bu ıkınma saatler sürebiliyor bazen. Kakasını yaptığı anda ise hemen uyuya kalıyor. Yavrum yazık ya, minnacık hali ile neler çekiyor.

Yarın doktor randevumuz var. Aylık genel kontrolü olacak. En son 4 kilo olmuştu. Bakalım şimdi nasıl.


Güzel kızım güne scooter ile başladı. Bol neşeli, bol eğlenceli ve anneyi en bolundan yoran oyunları ile başladı. Oydım mı onunla, oynadım valla.

Kızım beni 5 dk rahat bırak da şu internette ki araştırmam gereken şeyleri bir kontrol edeyim. ''Iııııııııııı ben de'' diye cevap verip üstüne de beni laptop'un başından kaldırıp kendi oturdu. E ben sana daha ne diyeyim. Gül sultanım benim.

Odası kreş gibi. Her yer oyuncak dolu. Çok eğlenceli aslında. Asla dağınık bir oda değil ama. Hııı bu arada odayı toplayan ve düzenli tutan o değil, benim. O'mu o dünyanın en dağınık insanıdır aslında.

Herneyse, oyuncaklarının bir kısmını ara ara saklıyorum ki özlesin. Mesela bugün daha önce sakladığım bir oyuncağını çıkardım. Görünce çok mutlu oldu ve başladık oynamaya. Begüm diğer birçok çocuğun aksine yalnız değil illa ki biriyle oynamak istiyor. Hele de çocuklu bir arkadaşım gelirse ondan mutlusu yok. Hemen başlıyor arkadaşını odasına götürüp onunla oyuncaklarını paylaşmaya.

Bu oyuncağı Orhan Çin'e gittiğinde getirmişti. ''Bana oradan ne alıyım'' diye sorduğunda ''ahşap oyuncak al'' demiştim. Anne-Baba ve çocuktan oluşan bir aile oyunu. Kıyafetlerine ve yüzlerinde ki mimiklere göre eşleştiriyorsunuz. Çok eğlenceli ve baya zaman harcatan bir oyun.



Oyunumuzu da oynadıktan sonra sütünü de içip doğru yatağa gitti küçük hanım. Buğrayı zaten uyutmuştum. Begüm.ile birbirimize sarılıp dans ettik biraz. Ardından ona yatağında masal anlattım bir tane. Tam uyumak üzereydi ki Buğra'nın sesi geldi. Aldım Buğra'yı da kucağıma doğru Begüm'ün odasına. Oturdum yatağının kenarına bir yandan Buğrayı emzirdim, diğer yandan Begüm'e uyku şarkısnı söyledim. Böylelikle ikisini de uyuttum.

Ardından bir güzel karnımı doyurup, başladım blog'a yazmaya. Ev işlerini soracak olursanız sabah erkenden onları halletmiştim. Yemek de var. Şu anda bana tek lazım olan biraz uyku. Şimdi bana müsade, çocuklar uyanmadan biraz bende şekerleme yapayım :)

3 yorum:

  1. yahuu en yukarıdaki 3lü fotoda en sağdaki bu kadar mı benzer baran a..hani kuzen olmasalar kardeş derdim heralde :)

    YanıtlaSil
  2. Bence de, hele bugün baktığım fotoğraflara ben bile şaşırdım :)

    YanıtlaSil
  3. tesadüfen gördüm ve gerçekten yine çok benziyo barana :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...