29 Kasım 2010

Kesme, biçme, boyama




























Geçtiğimiz hafta içi, baktım Begüm'ün canı sıkılıyor hadi gel seninle kes, yapıştır, boya oynayalım dedim. İlk kez makas kullanmasına izin verdim. Farkına vardığım şey aslında bunun için geç kalmış olmamdı. Çocuklar bizim tahminimizden daha hızlı adapte olup öğreniyorlar. Biziz onlar adına herşeyden korkan.

Herneyse, sonra oturduk begüm'ün sofradan bozma aktivite masasına, başladık kesip biçmeye. Sonunda bu ağaç çıktı ortaya. O kadar çok sevdi ki bu aktivitemizi, babası işten gelir gelmez koşa koşa ona ağacını gösterdi ve elinden tutup masanın başına oturtup başladı nasıl kestiğini göstermeye.

Hemen bu hafta gidip Begüm için özel çocuklar için olan kağıt makasından aldık. Şimdi çok daha keyifli kesme biçme işlemleri yapıyor. Güzel kızım evde olduğumuz ve benimde hamile olduğum için seni mutlu edebilecek ama benide fazla yormayacak aktiviteler peşindeyim. Malum hamileliğin son ayında hareket etmek zor.

Sana daha ne sürprizlerim var dur bakalım :)

24 Kasım 2010

Kurban bayramı + 9 gün tatil...

Kurban bayramı sabahında böyle mahmurdu prenses

 

Sonrasında bayramlıkları giydirildi ve babaanneye gitmek için hazır ve nazır bir biçimde bekledi benim de hazırlanmamı.



Babaanneye geldik, onunla oynadık. Halalar, büyükbabaanne ve dede ile hep beraber keyifli bir bayram günü geçirdik.



Bayramın diğer bir günü Nursenler bizi boğaz manzaralı harika bir gezinti parkına götürdüler.Tema Vakfı Otağ Parkı (Tema Vakfı Vehbi Koç Doğa Kültür Merkezi Otağtepe Kavacık İstanbul Tel : 0 216 308 75 86) Beraber gezdik, birşeyler atıştırdık ( Bu arada orada yiyecek namına hiç birşey bulamayacağınız için tavsiyem giderken yanınıza yiyecek birşey almanız ), bol bol güzelim İstanbul boğaz manzarasının fotoğrafını çektik.



Begüm poz vermek için merdivenleri tırmanırken




Yakışıklı sevgilim benim, her haline ayrı bir hayranım senin. Seni çok seviyorum be kocam :)


Burada da bendeniz. Çok şişko gibi görünebilirim ama 8 aylık hamile olmama rağmen sadece 4 kilo aldım. Yani fotoda göründüğü gibi şişko değilim. Tabi Begüm'e hamileliğimden kalan 8 kiloyu saymıyorum ..:)





Yakışıklı Baran annesinin kollarında.

Bayramın 1. günü malumunuz, kurban kes, doğra, poşetle, paylara ayır, dolabına kaldırla gece 3 de bitti işim. Zaten kayınvalidemlerle beraber kestiğimiz için, sevgili kahvaltı sonrası gitti. Biz Begüm'le beraber 5 gibi oradaydık. O saatten sonra ye, iç, bayramlaş derken eve dönüşümüz saat 9'u, benim etlerle boğuşmam gece 3'ü buldu işte. Diğer günler ise 2. gün kardeşim geldi, 3. gün İzmirden Mesut'lar geldi, İskenderundan Şirin yengeler geldi derken bir bayramı da böylece geçirmiş olduk.

Bizim için dolu dolu, keyifli günlerdi. Babamız da evde olduğu için çok keyifliydik.

23 Kasım 2010

Kardeş sevgisi




























Buğra bebişimizi ( yani kardeşini ) çok seviyor. Her gün bu pozisyondayız işte. Bazı geceler uyumak için bile bebişi çağırıyor. Öpe öpe, sarıla sarıla uyuyor. Umarım doğduğu zaman da sevgisi aynı yoğunlukta devam eder. Umarım kıskançlık krizleri yaşamayız. Güzel yürekli meleğimsin benim. Sana hergün söylüyorum ama burayada yazmak istedim.

Sana deli gibi hayranım kızım...

26.ayımızdan kesitler

Begüm'le beraber yaptığımız muffin

Geçtiğimiz yılbaşı Begüm'e çektirdiğimiz piyango biletimiz. Son 3 rakamını tutturmuştu bebeğim. Bakalım bu sene şansımız nasıl olacak.


Tahminimden de fazla kitap kurdu oldu bu aralar



Begüm ilk kez bir düğüne gitti. Sevgilinin bir arkadaşının düğününe gitmiştik. Bir balkan düğünü idi. Düğünün en çok tadını çıkaran Begüm oldu. Bu kadar eğleneceğini hiç düşünemezdim. Düğün salonunu hayran bıraktı yine kendine. Pasta kesilmesi sırasında, eline fotoğraf makinasını alıp, fotoğrafçılarına yanına geçip çekmeye başlayınca, herkesi şaşırttı. Yabancı konuklar dahi ''bravo'' diye bağırarak iyice teşvik ettiler miniğimi.




Baran'ı Buğra'nın yatağına yatırdık yatırmasına da Begüm'den kurtaramadık yine. Baran nerde Begüm orda.


Bu sene yediğimiz mısırın haddi hesabı yok. Anne mısırcı olunca, kızı da öyle oluyormuş demek ki. Mısır kurdu seni.


Yakışıklı Baran'la ayna karşısında gülmece oynarken. Yani onu böyle gülerken görmek zor olduğu için, hazır bu fırsatı yakalamışken tadını çıkarmadım diyemem.


Fotoğraf makinasını şarj ediyorum ama lazım olduğu zaman bir de bakıyorum ki şarjı bitmiş. Küçük hanım eline alıp her fırsatta fotoğraf çektiği için bize fırsat kalmıyor. Bu fotoğraflarıda kendisi çekmiş. En çok kendi fotoğraflarını çekmeyi seviyor zaten. Megoloman şey ne olacak...:)



Onunla basket oynamayan anneye kızınca

Seni çok seviyorum huysuzlar kraliçesi...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...