20 Nisan 2010

Büyüyorsun


Çok hızlı büyüyorsun kızım. İyi mi kötü mü bu bilmiyorum. Bu günler de sende, büyükler gibi burun silme merakına sardın kendini. Her gün kesin eline bir mendil alıp siliyormuş gibi yapıyorsun (siliyormuş gibi diyorum çünkü sen sümkürme sesini ağzınla yappıyorsun).

Öyle şeyler yapıyorsun ki bizi şaşırtıyorsun. Mesela; En az bizim kadar biliyorsun fotoğraf makinasını kullanmayı. Senin fotoğrafını çekmek istediğim an, elim de makinayı görür görmez koşuyorsun almaya ve doğru babanın fotoğraflarını çekmeye koyuluyorsun. Bu ara da bazen babana çok benziyorsun. İkinizin de ayağında çorap durmuyor. Hemen çıkartıyorsunuz.

Hayvanları delicesine seviyorsun. Dün park da oynarken bir kedi ve bir köpek geldi. Köpeğin geldiğini gören bütün çocuklar annelerinin yanına kaçarken, sen beni bırakıp köpeğe doğru ilerledin ve ona gel işareti yapıyordun. Hayır sen korkmuyorsun ama ben korkuyorum köpeklerden (her ne kadar zamanında evim de bir dalmaçyalı beslemiş olsam da, ama o benim köpeğim di ve huyunu suyunu biliyordum. Diğer köpekleri tanımıyorum ve hala ürküyorum.)

Çok paylaşımcı bir bebeksin. Park da herkesle oyuncaklarını paylaşıyorsun. Oysa bazıları gelip zorla senin elinden ouncağını almalarına rağmen asla kızmıyorsun. Yine de veriyorsun ama aynı karşılığı onlardan da bekliyorsun. Eğer senden almalarına rağmen vermiyorlar ve bunu bir kaç kere tekrar ediyorlar ise işte o zaman o çocukları resmen kafanda mimliyorsun. Başka bir gün yine park da oynarken geldiklerinde bu sefer sen de vermiyorsun. Çünkü onların paylaşmadıklarını yazıyorsun kafana.

Senin bu büyük insan gibi sergilediğin davranışların, başta biz olmak üzere herkesi hayran bırakıyor sana. Seviyorsun hem de çok seviyorsun. İnsanları, hayvanları, oyuncakları herşeyi, gerçek anlamıyla seviyorsun ve bunu sonuna kadar gösteriyorsun bize.

Böyle bir evlat olduğun için guru duyuyorum seninle. Seni çok seviyorsum kızım. Bu hayatta sonuna kadar, koşulsuz şartsız hep yanındayım bebeğim.

Begüm ve Wafaa'dan neşeli anlar



Begüm çok sevdi Wafaa'yı ve onunla oynamayı...



İki ara da bir dere de geçmiş yine benim lap top'un başına...






Hep beraber dans modundayız, tabi Begüm sayesinde...


Wafaa'ya, kendisi ve annesi için birer el işi namaz baş örtüsü hediye ettim. Begüm görür görmez atladı tabi, hemen aldı. Wafaa da baş örtüleri hem onun, hem de kendi kafasına takınca işte bu fotolar ortaya çıktı.

İkisine de çok yakışmış ama öyle değil mi !


17.04.2010 Cumartesi

Sonunda Wafaa iş için de olsa Türkiyeye gelebildi ve bu sayede 3 sene sonra yeniden görüşebilme imkanımız oldu. Aslında en çok da Begüm ile vakit geçirdiler diyebilirim.  Gelirken hepimize ayrı ayrı Fas'a özgü kaftanlar hediye getirmiş ve ayrıca Begüm'e kaftanın altına giyilen terliklerini de getirmiş.Hem bizi ziyaretin, hem de hediyeler için teşekkür ederiz Wafaa.

Begüm Wafaa'yı görünce show'unu sergiledi diyebilirim. Bütün maharetlerini döktürdü. Davul da çaldı, flüt de. Zaten Begüm'ün müziğe karşı ayrı bir merakı ve yeteneği var. Ben de aslında bunun üstüne gitmek istiyorum. Şu yazı atlatalım. Kış sezonu için Music Together'a gtürmeyi planlıyorum.

15 Nisan 2010

Havayı güzel bulduk gezdik biraz pazartesi pazartesi


Resim delisi bizim ki ...Elinde pastel boyaları, sürekli resim yapma modunda, fakat eline boya sürülmemeli, sürüldüğü anda anne ''ıhh ıhh'' yani eli kirlenmiş ıslak mendil lütfen...


Banyo, sevdamız oldu son zamanlar da. Hele bu kez küveti doldurup ördekleri ile bol bol oynadı prenses.


Dedim ya; ıslak mendil düşmez elinden. Önce ağzını siler, sonra yanaklarını, burnunu, kulaklarını, ellerini ve en son etrafta ona göre neresi kirli ise orayı siler ve doğru çöpe. 

Banyo keyfi sonrası saçlarını taradım, o da babasının saçlarını tarıyor. Bir yandan da baba ile maç izliyorlar.İşin içinde top olan herşeyi izler.


Eveeeet ;  dün Emine ablasına gittik. Sitenin bahçesinde ki kedileri görünce eve girmemek için kıyametleri kopardı. Yıktı ortalığı diyebilirim. Doğruca attık kendimizi bahçeye tabi ki.


Her tarafta papatyalar. Begüm ve papatyalar, bu ikiliyi hatırlarsınız. Kopardı bir tane koklamadan olmaz dimi !


Ne güzel de açmışlar, her yer apatya doluydu. Begüm papatyaların içinde koşuşturup durdu.


Tek tek toplayıp inceledi. Acaba neyi merak ediyordu ?



Bıraktı beni gidiyor kafasına göre. Begüm diye seslendim ve bastım deklanşör'e. İşte foto...


Yavaş yavaş acıkmaya ve üşümeye başladık. Doğru evin kapısına, başladı çalmaya. Kızım o yanlış bina biz şuradakine giricez. Dinleyen kim...


Sonunda geldi sözüme ve buldu doğru binayı


Kedi'ye yine rastladık. Tam bir hayvan dostu bu kız. Benim pek hayvanlarla aram yoktur. Aslında bekarken evimde kedi, köpek ve kuş beslemişliğim var ama nedense şimdi pek sevemiyorum hayvanları.Uzaktan uzağa seviyorum desem daha doğru olur. Begüm bu konuda tam babası.


Kedi gidiyor. ''Kedi nereye gidiyor Begüm'' diyorum, elini yanağına koyuyor. Yani eee eee yapmaya gidiyormuş.

9 Nisan 2010

Her gün biraz daha şaşırmaca..

03.03.2010

Uzaklara dalmışız kızımla




Çukulatalaı göfrete kim hayır diyebilir ki ! öyle değil mi!

Her ne kadar tasvip etmesem de Begüm'ün şeker türevi şeyler yemesini, arada bir yaptığı kaçamaklara da göz yummak hoşuma gitmiyor değil...

04.04.2010
Anne'nin Açıköğretim sınavı olunca, babaannemiz hızır gibi yetişti imdadımıza tabii. Begüm babaanneyi görünce mutluluktan uçtu diyebilirim. Hatta o gün babaannesini akşam 8'e kadar bırakmadı. Kollarını boynuna bir dolayışı vardı, görülmeye değer. Sonunda babamız devreye girdi ve uyutmak için Begüm'ü odasına götürdü. Bu sayede babaannesi kaçabildi.  


Lüle lüle saçlar...çok istemiştim, Begüm'e hamile iken hep babasının saçları gibi olsun diye dua edip duruyordum. Sonunda oldu. İşte o güzelim lüleler...


''Babaanne bak, lastik tokamı ayak parmağıma takabiliyorum ben'' omadı galiba ama..


''Şimdi takıyorum ama''
07.04.2010
 Tamam banyo yaparken pek sorun çıkartıp mızmızlanmazsın ama çok sevdiğin de söylenemez. Ta ki bu akşama kadar. Babanla beraber ebeveyn banyomuz da dişlerinizi fırçalarken, bir anda duşa yöneldin. Sana ; ''annecim sen küvette, büyük banyo da banyo yapıyorsun burda değil'' dedim ve sen koşa koşa büyük banyoya gidip pantolonunu çıkarmaya ve ayağını küvete sokmaya çalıştın. Anlaşıldı ki ! artık banyoyu gerçekten seviyorsun. Çünkü çıkarmaya çalışmamıza rağmen tam 40 dak. duştan çıkmadın.


Duş güzeli

Bebeğim öyle güzelsin ki, bunu söylerken sana nazar değdireceğim diye çok korkuyorum ama her söylediğimde bir de nazar duası okuyorum bitanem. Kiraz dudaklım, bal kızım benim...

1 Nisan 2010

19. ayımızdan kesitler...


Şirin yenge'nin doğum günü ve cümbür cemaat bizdeyiz. Halası ve Oya ablası ile doğum gününden bir kare..

Şirin yenge hediye paketlerini açarken dayanamayan Begüm.Bizim küçük hanım bayılır annesi gibi hediye paketlerine :)


Doğum günü kutlamasının ertesi sabahı babaannesi ve dedesi ile top oynarken...

Babasının kucağında, bir yandan çubuk kraker tıkınıp, diğer yandan keyif yapıyor prenses...


Hadi biraz Montessori aktivitesi yapalım dedik, dedik ama Begüm'ün konsantrasyonu 10 dk sürünce aktivite başka bir hale büründü.


Fotoğrafını çekiyorum; o ise makinayı  alabilmek için ağlıyor. Artık bu kızın foroğrafını çekemez oldum zaten. Benden daha meraklı bir hale geldi fotoğraf konusunda. Hayır makinada küçük birşey değil ki ! yok ama o istediğini yapar. İnanması zor biliyorum ama fotoğraf makinasının ayarlarına kadar biliyor şu anda. Makinayı açıp veriyorum eline, geçip karşıma çekip duruyor beni. Sen nasıl bir bebeksin bilmiyorum ama babanı ve beni acayip şaşırtıyorsun kızım. Zekana doğduğun günden beri hayranız zaten senin.



Seni çok seviyorum, biliyormusun !

Zurnanın zırt dediği yere geldik;
Ya bu nasıl bir meraktır, ben evi süpürmüşüm çamaşırları asıyorum, bir bakıyorum senin elinde vileda yerleri siliyorsun. Sen nasıl hayran olunası bir bebeksin meleğim.Sen de bir başkalık var, bir merak, bir zeka, gördüğün şeyi anında yapabilme yeteneği. Haylazmısın peki ? evet alında bayaa haylazsın ama yaramaz değilsin. Yaptığın herşeyin bir anlamı var. Oyunlarında bile zekaya hitap arıyorsun. Sözün özü çok iyi evlatsın meleğim...


Eveeeet;
Bu kış bizim için biraz sıkıntılı ve tatsız geçti. Çünkü pek dışarı çıkamadık, domuz gribi idi, hava soğuktu, biz hastaydık falan falan işte.Özellikle benim için sıkıntılı bir dönem oldu. Begüm'ün haylazlığı, herşeyi merak ettiği ve hiperaktif bir döneme girmesi benimse kış boyunca fazla evden çıkamamam derken bunaldım tabii.

Bir gün koca ile bir sohbetimiz de, sıkıldığımı, bunaldığımı ve yorulduğumu dile getirmiştim.İnsan anne olunca hayattan o yada bu şekilde elini eteğini çeker hale geliyor. Bu bende biraz daha fazla oldu. Hayatımın merkezini Begüm olarak görünce kendimle, ailemle ve dostlarımla daha az vakit geçirir hale geldiğimi farkettim.

Şöyle 1 saatliğine bile olsa yalnız dolaşıp , bir cafe de kahve içmeyi...Giyinip süslenmeyi...Koca ile başbaşa gezmeyi özledim.Bunlar senden sıkıldığım anlamına gelmiyor bebeğim, sadece yorulduğum ve biraz da olsa kendimle ilgili bazı şeyleri yapabilmem gerektiğini düşündüğüm anlamına geliyor.

Sonuç olarak bu kadar bunaldığım bir dönemde, sağolsun baban bana çok güzel bir süpriz yapıp fotoğrafta gördüğün çiçeği gönderdi. Bayıldım diyebilirim.

Aşkım; yüreğine, insanlığına, dostluğuna, kocalığına en çok da adamlığına aşığım senin. Seni o kadar çok seviyorum ki! Allah'dan tek dileğim öbür dünya da da bizi birbirimizden ayırmasın. Sen beni çok mutlu ediyorsun, Allah seni daha fazla mutlu etsin.

Seni çok seviyorum kıymetlimisss :)



Hala'lar, Zekeriya abiler ve biz, babaanneye balık yemeye davetliydik. Çok eğlenceli ve keyifli bir gün geçirdik. Herşey için çok teşekkür ederiz Babaannesi...



Zekeriya abisi ve Sibel ablası ile...


Halası 6 aylık hamile ve erkek bir kuzen geliyor Begüm prensese. Sabırsızlıkla bekliyorum doğumunu. Begüm'ün ilk kuzeni kendi gibi kız (Zeynepece) şimdi bir de erkek geliyor süper birşey bu. Bu arada halamızın maşallahı var hiç hamile gibi durmuyor, hala manken gibi...Kardeşim naparsın hatun güzel bir kere :)




Büyükbabaannemiz, o gün o da en az bizim kadar neşeli idi :) (Her ne kadar onu her zaman böyle pek gülerken göremesek de :))


Seni zerafet kraliçesi seçmeleri lazım. Bu nasıl bir kibar bacak bacak üstüne atıştır öyle meleğim benim. Her geçen gün güzelliğine güzellik katıyor resmen...


Parktayız





Geçen hafta sonu Şerife'ler bizde idi. Dillere destan güzelliği ile Zeynep Betül ve Yakışıklı kerata Mehmet Eren'le beraber geldiler. Begüm çok eğlendi ve mutlu oldu onları görünce. Sonrasında şöyle bir Palladium yaptık. Fotolar orada :)


Baba oğul pek bir serler öyle değil mi ! değil aslında tam bir hiperaktif Mehmet Eren, siz öyle sakin sakin bakmasına kanmayın sakın....


Eeeeee biz de biraz oyun oynayalım ana-kız dimi yani...



Süslü Begüm :)


Prenses domates yiyip, caillou'yu izliyor

Domates çok lezzetli herhalde parmaklarını yaladığına göre...


Domatesin ardından kek yerken dökülen kırıntılardan rahatsız olan küçük hanım, annesinin kalmasını bekleyemeyip kendi işini kendi halletti. Aldı iki gırgırı da eline başladı ortalığı gırgırlamaya.

Acayip derece de titizizdir bu arada. Elimize, kolumuza üstümüze asla birşey sürülmemeli. Gıcık olur. Sandalyelerimden birine kalem akınca oluşan lekeyi çıkarmak için yapmadığımız şey kalmadı. Begüm dinler mi !Asla, hergün cif'i aldırıyor elime doğru sandalyeye sil babam sil, e tabii çıkmadı. O ne yaptı, tırnaklayarak çıkarmaya çalıştı. Sonuç deriyi zedeledi, anne ne yaptı boşveeer senden değerlimi kızım dedi ama içi içini  yedi :)



Babası ile yaramazlık yaparken...Mutfak tezgahına oturmuş kek tıkınıyor...


Bu nasıl bir gülüş bebeğim. Yüreğinin bütün güzelliği yüzüne yansımız melek..



Balon show zamanı, anne ile dans dans...

Yavuz eniştesi davul almış bebeğime...Nasıl mutlu nasıl mutlu, müzik yapabileceği herşey onu acayip mutlu ediyor. Başladı çalmaya dan danada dan dan dan dana da dan :)
Fotoğraf şöyle diyor; Ramazan davulcusu


Alın size bir keyif anı daha



İşte davulun sesine dayanamayıp çamaya başlayan biri daha..Kim mi ! Kim olabilir ? Kız çocuğu kime çeker halaya..:)


Afyon'dan teyzesi geldi bu hafta sonu için. SPK sınavı varmış oh oh bize yaradı bu sınav. Çok özlemiştim kardeşimi, ablacım seni çok seviyorum. Bir daha kine daha uzun kal bizimle. Ben sana doyamıyorum, harala gürele geçiyor iki gün bir anda, bir şey anlayamadan gidiyorun tekrar :((


Ne kadar güzel bir fotoğraf, Baban bunu görünce kıskanacaksın demişti evet kıskandım valla bebeğim ne güzel çıkmışsınız. Begüm'ü bu aralar acayip Semra'nın bebekliğine benzetiyorum zaten. Begüm'e baktıkça o günleri hatırlıyorum. Ten renginden saç rengine kadar tıpkısının aynısı :)

Teyzesine kitap okutturuyor. Şükürler olsun , niye bu kız kitapları sevmiyor sürekli kaçıyor derken 10 gündür kendi elleri ile istediği kitabı seçip getiriyor ve okumamızı istiyor. Çok mutluyum bu konu da, çünkü bana benzemesini istemiyorum. Ben kitap okumayı sevmem, babamız sever ama. Benim sevmememin nedeni de, ilk ve orta okul dönemlerimde gözlük kullanırdım. Gözlükler yüzünden kitabın 3. sayfasına gelmeden gözlerim ağrır ve akardı. Ağrı uzun bir süre geçmediği için çok canım yanardı. O günlerden kalma bir şey anladığım kadarı ile. Kitap okuyamam ama görsel hafızam süperdir. Gödüğümü de unutmam. Bu yüzden okumaktan sa izlemeyei yeğliyorum.


Anne ve tayze sıkıştırınca işte böyle bir poz ortaya çıkıyor. Bunaldı bizim hanım...



Teyzesi ile hep beraber İkea'ya gittik. Biin bakalım alışveriş torbasını kim taşıdı ?



Oya ablasının hedi ettiği Turkcell şapkasını pek sevdi. Normalde pek şapka taktırmaz kafasına. Bırakın benim takmamı, kendi çekmecesiden alıp geçiriyor kafasına ve doğru aynanın karşısına 1 dk kendini süzüp dolaşıyor evde :)




Zarif bebeğim benim...


Fotoğraf makinesi krizi, sanki birşey yapmışlar gibi yıkıyor ortalığı. Hayır sonunda gerçekten gidip alıcam ona da bir makina kurtulucam bu kaprislerden...


Vitrin de kendini süzmeye bayılıyor, bazen de bu foto da olduğu gibi geçip karşısına dans edip kendisini seyrediyor


 Kuzen kuzene, ne zaman birbirlerini görseler aynı bizler gibi öpüşüp selamlaşıyorlar. Öyle tatlılar ki ! Bu yaşlarda henüz başka çocuklarla oynayamazlar diyorlar ya uzmaznlar, halt etmişler onu bal gibi de oynuyorlar. Hem de mutlu mutlu...

(Babam)
 Teyzesi ve dayısı ile beraber dedesini ziyarete gitti küçük hanım
.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...