16 Aralık 2010

Oğlumu beklerken...



Odasının kapısına ismini yazdık bile...Aslında Begüm'ün kapısındaki gibi bir isim tabelası aramıştık ama malesef bulamadık. Bizde Joker'den aldığımız bu ahşap harflerle ismini yazmaya karar verdik. Bence çok da şirin oldu.



Bu da Begüm'ün beşiğiydi. Begüm den sonra sıra ile; Funda'cığımın oğlu Poyrazı, Nursen'ciğimizin yakışıklımı yakışıklı Baran'nını uyuttu bu beşik. Döndü dolaştı geri geldi, şimdi Buğra için odasında yerini aldı.

Ben bütün bu bebek eşyalarımızı çok seviyorum. Bu fırlamalar büyüyünce nasıl kıyıp vericem bunları bilemiyorum.














 


Malumunuz bu Begüm'ün pembiş yatağı idi. Ben onu mavi püsküller ve biraz mavi kumaşla Buğra için uygun bir hale getirdim. Hoş ben derken, tekstilindeki pembeleri söküp yerine mavileri dikmek terzinin. Benim dikiş bilmediğim düşünülücek olursa, zaten böyle bir şeyi yapabilmemin imkansız olduğu ortaya çıkar.













  


   


 



 




  






 












Lambayı da aynı şekilde yaptım. Tekstilini Pembe den maviye dönüştürdük. Tabi ki tasarım yine bana ait. Ayy hiç de mütevazi olamayacağım. Çünkü bence çok güzel oldu.











   

 


 






Gardrobuna da biraz çıkartma yapıştırdık mı oldu bu iş işte. Laf aramız da ben böyle incık-cıncık şeyleri pek sevmem. Bana 2 tane büyük çıkartma olacaktı ve bir tarafa birini, diğer tarafa öbürünü yapıştıracak ve böylece kalabalık bir görüntüden uzak, daha sade bir görüntü sağlayacaktım.

Neyse bu seferlik böyle olsun. Begüm, olmadı emeklemeye başlayınca  Buğra nasıl olsa bunların canına okur.






  










Meşhur armut koltuğumuz. Begüm'ü emzirirken sıklıkla kullandığım ve çok rahat olan bu koltuğu, aynı şekilde Buğra için de kullanacak olmak güzel.




  






Buğra için yaptığım kapı süsü. Tabi balonları eksik, onları da doğumdan sonra ekleyeceğim. Bu süsün bütün malzemelerini Eminönü de ki Şarkhan dan aldım. Hem daha ucuz, hem de daha çok çeşit var.



 
.


Bebek şekerlerimizi de Şark Han dan almıştık. Şeker demek biraz saçma aslında, çünkü bunlar mum. Kimsenin şeker yemediğini düşündüğüm ve aslında şeker diye aldığımız o hediyeliklerin aslında daha sonra kimsenin evinde yerini almadığını gördüğüm için, mum tercih etim.

Tepsiye gelince; tepsiyi yurt dışına çıktığımızda Lüksemburg'dan almıştım. Ahşap el emeği ürünleri çok sevdiğim için, bu ayılı tepsiyi görünce bayılmıştım.

Kulplarını biraz tülle süsleyice, oldu size hediye sunmak için harika bir aksesuar




























E bebek'den Buğra için aldığım minik ayakkabılar. Ekoseyi her zaman sevmişimdir.






Bunlar da Begüm'ün dü, fakat bir kez bile olsun kullanamadı. Yaz çocuğu olduğu için, kış gelene kadar bu eldivenler Begüm için küçülmüştü bile.

 


Bu kaşkol ve bereyi de ,kardeşim Semra Begüm'e örmüştü. Fakat bunları da hiç kullanamamıştık.


 

Begüm'ün pembe kenarlı havlusunun, pembe kısımlarını söküp, yerine yeşil iple örgü geçtim. Oldu size erkek havlusu.



Bu battaniyeyi Buğra için yeni ördüm. Geçtiğimiz hafta ancak bitirebildim. Üzerinde ki motiflere gelince; o motifler benim taaaa ortaokul yıllarımdan kalma. Eskiden annemler battaniye işlerlerdi bu motiflerle. Tam o zamanlardan bu güne kadar sakladım bunları işte. Oğlumun battaniyesine nasipmiş. 



Bu bere- atkı takımını bu hafta ördüm.Daha doğrusu dün bitirdim. Aynısından bir takım Baran için de örmüştüm. Bu ipe ve rengine bayılıyorum. Oğluma çok yakışacak bu ciciler.

2 yorum:

  1. oy maşallah, her biri diğerinden güzel.. çok heyecanlı ve keyifli bir bekleyiş.. dilerim aynı keyifle sağlıkla çıakrsınız hastaneden bebeğinizle ve mis gibi kokusu dolaşır odasına.. sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Güzel dileklein için çok teşekkür ederim deli anne.

    Bekleyiş biraz zorlaştı ama keyifli.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...