27 Aralık 2010

Banyo sefası...






Hergün küveti doldurtur hale geldi hanım efendi. Üstelik öyle 15-20 dk. değil 1 saati geçiyor bu keyif süreleri. Babasının aldığı banyo oyuncağını görünce daha da bir keyifli hale geldi bu sefalar. Her zaman suyu sevmiştir. Girince çıkmak istemez hiç. Bu aralar bana havuza gitmek istediğini de işaret eder hale geldi. Bir anlayabilse annenin hamile ve her an doğurmak üzere olduğunu.

Bir de dün babası çıkan dolabın kapağını yerine takmaya çalışıyor. Begüm durur mu atladı tabi hemen ''mende mende'' diye. Aldı elina tornavidayı, itti babayı başladı tamire. Sonunda tamirci çıkacak başımıza bu kız.

Cumartesi günü doktor kontrolüm vardı. Yarın yani ayın 27 si doğum zamanım olarak görünüyor fakat doktorumuza bakarsanız bizim fırlamanın henüz gelmeye hiç niyeti yokmuş. Şu anda 3.600 gr. olmuş. Bende 69 kg tırmanmışım. Yani toplam da 7 kilo almış bulunuyorum. Halbu ki nasıl da seviniyordum 5 kilo aldım diye ama neyse 7 kilo ile bitirmek de güzel olacak inşallah.

Mide yanmalarım arttı. Hareket kabiliyetim epeyice azaldı. Çok ter basmaya başladı ama gelen giden yooooook.

 Bu arada 8 sene sonra 2. kez balık pişirdim bugün. Ben balık pişirmeyi bıakın bir yana, dokunamam bile aslında. İnatla yapıcam ben bunu diye daha önce aldığım çupraları fırında pişirdim. Harika oldular. Benim de hiç de korktuğum gibi olmadı. Begüm de çupranın birini afiyetle götürdü. Zaten kızım için inat ettim. Begüm balığı çok seviyor, benim aksime.

Bugüne kadar genel de anneanne veya babaannesi bize balık yapardı. Ama artık bende yapabiliyorum. İşin kötü yanı, bütün evin balık kokması ve fırın dahil her yeri çamaşır suyu ile silmel zorunda kalmam. Ayrıca hemen çöplerin atılması. Yemesi güzel de, arkasında bıraktığı koku berbat.

1 yorum:

  1. Böyle banyo olunca çıkarmak sahiden de zor oluyo.. ben de arada yapıyorum böyle ama her zaman yürek dayanmıyor böylesine:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...