20 Eylül 2010

Beykoz da büyük babaannedeyiz

11.09.2010 gününe ait fotolarımız


Güne kahvaltı sonrası babası ile parka inerek başladı küçük hanım



Daha sonra bende onları camdan izlemeye dayanamayıp indim yanlarına


Ardından Beykoz'a büyükbabanneyi ziyarete gittik. Bahçeyi gören Begüm daha eve girmeden başladı dalından domatesleri toplamaya.

Domateslerden sonra sıra geldi elmalara tabi. Burda komik olan Begüm kopardığı her elmayı bir kere ısırıp öyle torbasına doldurdu. Eve geldiğimiz de bir sürüısırılmış elmamız vardı.

Domateslere doyamayan kızım biraz daha toplamaya karar verince... 


Eve getirmek için toplanan elmaların ardından babası ile ağaç dibine düşen elmalarıda büyükbabaanne için topladılar. Büyükbabaanesi bu elmaları kurutup kompostoluk hale getirip bize gönderiyor çünkü sağolsun. 






Babaannenin bahçesinde yok yok. Ayvadan domatese, patlıcandan bibere, reyhandan naneye, elma ağaçlarından ceviz ağaçlarına, biberden patlıcana kadar ne ararsanız var. Naıl da güzeller. Misss gibi kokuyorlar.



Eve gidicez hadi kızım deyince son bir kez daha elmalara daldı bizim ki.



Sonra da makinayı elimden alıp, o çekti biraz da bizim fotoğraflarımızı.


Akşam oldu,  eve döndük dönmesine ama benim dekızıma küçük bir sürprizim oldu. Babasının eski yazı tahtasını çıkardım ona. Nasıl mutlu olduğunu anlatamam size. Gelip gidip boynuma sarılıp öptü beni. Amaaa ertesi günü ne oldu ! keçeli kalemler ile etrafa yazı yazmak yok kuralını bozup, bütün koltuklarımda desenler oluşturduğunu görünce gerisin geriye kaldırdım yazı tahtasını.

Ne zaman ki onu bunun için hazır hissederim, o zaman çıkar tahta ortaya...Eee ne yapalım bebeğim, sende azıcık inatlaşmak yerine anne sözü dinleseydin, şimdi mutlu mesut kullanıyor olurdun tahtanı.

Anlayacağınız çok keyifli ve bir o kadar huzurlu bir gündü bizim için.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...