1 Nisan 2010

19. ayımızdan kesitler...


Şirin yenge'nin doğum günü ve cümbür cemaat bizdeyiz. Halası ve Oya ablası ile doğum gününden bir kare..

Şirin yenge hediye paketlerini açarken dayanamayan Begüm.Bizim küçük hanım bayılır annesi gibi hediye paketlerine :)


Doğum günü kutlamasının ertesi sabahı babaannesi ve dedesi ile top oynarken...

Babasının kucağında, bir yandan çubuk kraker tıkınıp, diğer yandan keyif yapıyor prenses...


Hadi biraz Montessori aktivitesi yapalım dedik, dedik ama Begüm'ün konsantrasyonu 10 dk sürünce aktivite başka bir hale büründü.


Fotoğrafını çekiyorum; o ise makinayı  alabilmek için ağlıyor. Artık bu kızın foroğrafını çekemez oldum zaten. Benden daha meraklı bir hale geldi fotoğraf konusunda. Hayır makinada küçük birşey değil ki ! yok ama o istediğini yapar. İnanması zor biliyorum ama fotoğraf makinasının ayarlarına kadar biliyor şu anda. Makinayı açıp veriyorum eline, geçip karşıma çekip duruyor beni. Sen nasıl bir bebeksin bilmiyorum ama babanı ve beni acayip şaşırtıyorsun kızım. Zekana doğduğun günden beri hayranız zaten senin.



Seni çok seviyorum, biliyormusun !

Zurnanın zırt dediği yere geldik;
Ya bu nasıl bir meraktır, ben evi süpürmüşüm çamaşırları asıyorum, bir bakıyorum senin elinde vileda yerleri siliyorsun. Sen nasıl hayran olunası bir bebeksin meleğim.Sen de bir başkalık var, bir merak, bir zeka, gördüğün şeyi anında yapabilme yeteneği. Haylazmısın peki ? evet alında bayaa haylazsın ama yaramaz değilsin. Yaptığın herşeyin bir anlamı var. Oyunlarında bile zekaya hitap arıyorsun. Sözün özü çok iyi evlatsın meleğim...


Eveeeet;
Bu kış bizim için biraz sıkıntılı ve tatsız geçti. Çünkü pek dışarı çıkamadık, domuz gribi idi, hava soğuktu, biz hastaydık falan falan işte.Özellikle benim için sıkıntılı bir dönem oldu. Begüm'ün haylazlığı, herşeyi merak ettiği ve hiperaktif bir döneme girmesi benimse kış boyunca fazla evden çıkamamam derken bunaldım tabii.

Bir gün koca ile bir sohbetimiz de, sıkıldığımı, bunaldığımı ve yorulduğumu dile getirmiştim.İnsan anne olunca hayattan o yada bu şekilde elini eteğini çeker hale geliyor. Bu bende biraz daha fazla oldu. Hayatımın merkezini Begüm olarak görünce kendimle, ailemle ve dostlarımla daha az vakit geçirir hale geldiğimi farkettim.

Şöyle 1 saatliğine bile olsa yalnız dolaşıp , bir cafe de kahve içmeyi...Giyinip süslenmeyi...Koca ile başbaşa gezmeyi özledim.Bunlar senden sıkıldığım anlamına gelmiyor bebeğim, sadece yorulduğum ve biraz da olsa kendimle ilgili bazı şeyleri yapabilmem gerektiğini düşündüğüm anlamına geliyor.

Sonuç olarak bu kadar bunaldığım bir dönemde, sağolsun baban bana çok güzel bir süpriz yapıp fotoğrafta gördüğün çiçeği gönderdi. Bayıldım diyebilirim.

Aşkım; yüreğine, insanlığına, dostluğuna, kocalığına en çok da adamlığına aşığım senin. Seni o kadar çok seviyorum ki! Allah'dan tek dileğim öbür dünya da da bizi birbirimizden ayırmasın. Sen beni çok mutlu ediyorsun, Allah seni daha fazla mutlu etsin.

Seni çok seviyorum kıymetlimisss :)



Hala'lar, Zekeriya abiler ve biz, babaanneye balık yemeye davetliydik. Çok eğlenceli ve keyifli bir gün geçirdik. Herşey için çok teşekkür ederiz Babaannesi...



Zekeriya abisi ve Sibel ablası ile...


Halası 6 aylık hamile ve erkek bir kuzen geliyor Begüm prensese. Sabırsızlıkla bekliyorum doğumunu. Begüm'ün ilk kuzeni kendi gibi kız (Zeynepece) şimdi bir de erkek geliyor süper birşey bu. Bu arada halamızın maşallahı var hiç hamile gibi durmuyor, hala manken gibi...Kardeşim naparsın hatun güzel bir kere :)




Büyükbabaannemiz, o gün o da en az bizim kadar neşeli idi :) (Her ne kadar onu her zaman böyle pek gülerken göremesek de :))


Seni zerafet kraliçesi seçmeleri lazım. Bu nasıl bir kibar bacak bacak üstüne atıştır öyle meleğim benim. Her geçen gün güzelliğine güzellik katıyor resmen...


Parktayız





Geçen hafta sonu Şerife'ler bizde idi. Dillere destan güzelliği ile Zeynep Betül ve Yakışıklı kerata Mehmet Eren'le beraber geldiler. Begüm çok eğlendi ve mutlu oldu onları görünce. Sonrasında şöyle bir Palladium yaptık. Fotolar orada :)


Baba oğul pek bir serler öyle değil mi ! değil aslında tam bir hiperaktif Mehmet Eren, siz öyle sakin sakin bakmasına kanmayın sakın....


Eeeeee biz de biraz oyun oynayalım ana-kız dimi yani...



Süslü Begüm :)


Prenses domates yiyip, caillou'yu izliyor

Domates çok lezzetli herhalde parmaklarını yaladığına göre...


Domatesin ardından kek yerken dökülen kırıntılardan rahatsız olan küçük hanım, annesinin kalmasını bekleyemeyip kendi işini kendi halletti. Aldı iki gırgırı da eline başladı ortalığı gırgırlamaya.

Acayip derece de titizizdir bu arada. Elimize, kolumuza üstümüze asla birşey sürülmemeli. Gıcık olur. Sandalyelerimden birine kalem akınca oluşan lekeyi çıkarmak için yapmadığımız şey kalmadı. Begüm dinler mi !Asla, hergün cif'i aldırıyor elime doğru sandalyeye sil babam sil, e tabii çıkmadı. O ne yaptı, tırnaklayarak çıkarmaya çalıştı. Sonuç deriyi zedeledi, anne ne yaptı boşveeer senden değerlimi kızım dedi ama içi içini  yedi :)



Babası ile yaramazlık yaparken...Mutfak tezgahına oturmuş kek tıkınıyor...


Bu nasıl bir gülüş bebeğim. Yüreğinin bütün güzelliği yüzüne yansımız melek..



Balon show zamanı, anne ile dans dans...

Yavuz eniştesi davul almış bebeğime...Nasıl mutlu nasıl mutlu, müzik yapabileceği herşey onu acayip mutlu ediyor. Başladı çalmaya dan danada dan dan dan dana da dan :)
Fotoğraf şöyle diyor; Ramazan davulcusu


Alın size bir keyif anı daha



İşte davulun sesine dayanamayıp çamaya başlayan biri daha..Kim mi ! Kim olabilir ? Kız çocuğu kime çeker halaya..:)


Afyon'dan teyzesi geldi bu hafta sonu için. SPK sınavı varmış oh oh bize yaradı bu sınav. Çok özlemiştim kardeşimi, ablacım seni çok seviyorum. Bir daha kine daha uzun kal bizimle. Ben sana doyamıyorum, harala gürele geçiyor iki gün bir anda, bir şey anlayamadan gidiyorun tekrar :((


Ne kadar güzel bir fotoğraf, Baban bunu görünce kıskanacaksın demişti evet kıskandım valla bebeğim ne güzel çıkmışsınız. Begüm'ü bu aralar acayip Semra'nın bebekliğine benzetiyorum zaten. Begüm'e baktıkça o günleri hatırlıyorum. Ten renginden saç rengine kadar tıpkısının aynısı :)

Teyzesine kitap okutturuyor. Şükürler olsun , niye bu kız kitapları sevmiyor sürekli kaçıyor derken 10 gündür kendi elleri ile istediği kitabı seçip getiriyor ve okumamızı istiyor. Çok mutluyum bu konu da, çünkü bana benzemesini istemiyorum. Ben kitap okumayı sevmem, babamız sever ama. Benim sevmememin nedeni de, ilk ve orta okul dönemlerimde gözlük kullanırdım. Gözlükler yüzünden kitabın 3. sayfasına gelmeden gözlerim ağrır ve akardı. Ağrı uzun bir süre geçmediği için çok canım yanardı. O günlerden kalma bir şey anladığım kadarı ile. Kitap okuyamam ama görsel hafızam süperdir. Gödüğümü de unutmam. Bu yüzden okumaktan sa izlemeyei yeğliyorum.


Anne ve tayze sıkıştırınca işte böyle bir poz ortaya çıkıyor. Bunaldı bizim hanım...



Teyzesi ile hep beraber İkea'ya gittik. Biin bakalım alışveriş torbasını kim taşıdı ?



Oya ablasının hedi ettiği Turkcell şapkasını pek sevdi. Normalde pek şapka taktırmaz kafasına. Bırakın benim takmamı, kendi çekmecesiden alıp geçiriyor kafasına ve doğru aynanın karşısına 1 dk kendini süzüp dolaşıyor evde :)




Zarif bebeğim benim...


Fotoğraf makinesi krizi, sanki birşey yapmışlar gibi yıkıyor ortalığı. Hayır sonunda gerçekten gidip alıcam ona da bir makina kurtulucam bu kaprislerden...


Vitrin de kendini süzmeye bayılıyor, bazen de bu foto da olduğu gibi geçip karşısına dans edip kendisini seyrediyor


 Kuzen kuzene, ne zaman birbirlerini görseler aynı bizler gibi öpüşüp selamlaşıyorlar. Öyle tatlılar ki ! Bu yaşlarda henüz başka çocuklarla oynayamazlar diyorlar ya uzmaznlar, halt etmişler onu bal gibi de oynuyorlar. Hem de mutlu mutlu...

(Babam)
 Teyzesi ve dayısı ile beraber dedesini ziyarete gitti küçük hanım
.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...