10 Mart 2010

İçimden geçenler


Pek bir yaramaz oldun bu aralar. Herşeyi bize ağlayarak yaptırmaya başladın. Göz yaşlarını bize karşı kullanıyorsun. Çok iyi anlaşabildiğimiz söylenemez bir kaç haftadır seninle. Anne'yi ve baba'yı kaprislerinle çok yoruyorsun bebeğim. Oyuncaklarının biri alıp öbürünü bırakıyorsun ama oynamıyorsun. Her yeri karıştırma merakın başladı.Bunların çoğunun nedenini hastalığına bağlıyorum. Biraz üşüttün, 10 gündür keyifsiz bir haldesin. Seni mutlu etmek zor olmaya başladı. Yemek yemek istemiyorsun (hoş hastalık döneminde çoğu çocuğa göre yine güzel yiyorsun).

Bunların dışında ço tatlısın, zekanla hayran bırakıyorsun bizi kendine. Tam anlamıyıyla kişiliğini ortaya koyuyorsun artık. Sezgilerin çok güçlü ve çok temkinli bir çocuk oldun. Aklına yatmayan bir şeyi asla yaptıramıyorum sana.Sevilesisin, hem de mıncık mıncık sevilesi bir şeysin. Herkesle inatlaşıyorsun, eğer senin istediklerini yapmazlarsa.

Bana gelirsek; Çoook ama çok yorgunum bu aralar. Kiloarımla başım dertte kızım, senin doğumunda sonra verdiğim kilolarımı bile geri aldım. 60'a dayandı annen. Elma Krom bile aldım ama bir işe yaramıyo. Spor yapmak gerek ama seni ne yapıcaz o zaman. Anlayacağın spor yapmak da zor benim için. Sorma kızım çok canım sıkılıyor bu kilo konusuna. Hayatımı 46-47 gibi kilolarla geçirdiğimi düşünürsek 60 insanın canına sıkmaya yeten bir kilo anlayacağın. Bakıcaz inşallah bunun da bir çaresine.

Bana sorma kızım, ağzımı açtığım anda iyi şeyler çıkmayacak benden. Bu dönem benim için biraz zor geçen bir dönem. Şu kışı atlatıp bir bahar'a gelebilsek inanıyorum ki biraz toparlanmaya başlıyacağım.

Mutluyum, babanı ve seni çok seviyorum. Gerisi hikaye, hayatın her zaman ki sıkıntıları işte. Önemli olan sizsiniz benim için.

Ömrümün en güzelleri, çok seviyorum ben sizi...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...