13 Mart 2014

Yoğun günler

Cümleten herkese merhabalar,
Epeyi uzun zamandır yayın yapmamışım. Hayat çok hızlı akıyor son bir kaç aydır benim için.  Davet, parti ve organizasyon üzerine açtığım Anne Karınca facebook sayfam, aldığım com adresi için düzenlemeler, aldığım doğum günü parti ileri, ev, çocuklar, hastalıklar, günlük yaşam derken ilk kez bu kadar ara verdim. 

Hafta sonu geriye dönük bu son bir kaç ay da neler olmuş buna dair bir yayın geçerek günceli yakalayalım bakalım. Kaldığımız yerden devam diyelim. Şimdilik sağlıcakla kalın.

Sevgilerimle,
Selma Baltacı

21 Ocak 2014

Anne Karınca ilk kez çekiliş yapıyor :)



Anne Karınca olarak ilk kez çekiliş yapıyorum ve tüm blogger dostlarımı da hem katılım hem de yayınlamaları için davet ediyorum. Mümkün olan her mecra da yayınlayabilirsiniz. Twitter, İnstagram, facebook, blog vs...

Bu arada doğum günü parti ve özel günler planlama için Anne Karınca com adresimizi de aldık. Şu anaşamasında. Kısa bir süre sonra tüm parti planlama kısmına oradan ulaşabileceksiniz.

Katılmak isteyen herkese bol şans diliyorum.

13 Ocak 2014

Buğra'nın basketbol temalı 3 yaş doğum günü partisi


28 Aralık 2013


Balonları tavana çift taraflı bantlarla yapıştırdık.


Happy birthday yazısını her zaman olduğu gibi perdeye astık. Çünkü masanın ön tarafından fotoğraf çekileceği için yazının arkamızda kalması gerekiyordu.


Hamur işleri ve şeker büfesini masaya hazırladım



Evin tüm duvarlarını hazırladığım ve ozalitçi de bastırdığım bu stickerlarla süsledim.


Partimize gelen çocuklar için bir hediye köşesi hazırladım. Çocuklar o flütü oraya koymasaymış iyiymiş :)


Çocuklar için hazırladığım hediye paketinin içerisinde ; 1 adet basket topu, 1 adet basket topu atan kalem ve 1 adet siyah balon bulunuyor. Bir de hediyelerini içine koymak için karton torba aldım ve üzerlerine sticker yapıştırdım.


Kaynana dili çocukların en sevdiği doğum günü oyuncaklarından biridir her zaman. Kaynana dili için de ayrı bir sticker tasarladım ve uygun şekilde kesip zımbaladım.



Pipetler için Buğra'nın baş harfi ve 3 yaşını anlatan bir çizim uyguladım. Ozalitçi de bastırdıktan sonra hepsini tek tek kestim ve delgeçle üst ve alt taraflarından delik delip pipetleri geçirdim. İnsana kolay bir şeymiş gibi geliyor ama tam 1 saat uğraştırdı sadece o pipetleri o deliklerden geçirmek :)


Menü için yazısız stickerlar tasarladım. Çünkü menü de neler hazırlayacağımı hala bilmiyordum. Calligraphy kalemi kullandım. Aceleden düzgün yazma fırsatım olmadı maalesefki...


Konsepte uygun olması açısından turuncu lolipoplar aldım ve glazür ile basket filesi deseni çizdim etrafına. Lolipopun üstte kalan kısmına ise gıda kalemi ile basket topu çizgileri çizdim. Bu çocukların inanılmaz hoşuna gitti.



Bunlarda kurabiyelerimiz. Şöyle; artık kurabiyeleri şeker hamuru ile kaplamıyorum. Neden mi ! çünkü şeker hamuru iyice sertleştiriyor kurabiyeyi ve çocuklar yiyemiyor. Bu güne kadar yaptığım partilerde ki çoğu kurabiyenin yarısından çoğu çöpe gitti bu nedenle. Ayrıca şeker hamuruna tonla para harcıyorsun, kurabiyeyi kaplamakla bir dünya zaman uğraşıyorsun. Sonuç ! yenmiyor çöpe gidiyor. Günah, sadece menüde yer alsın diye de yapmam ben öyle şey. Bu nedenle en uygun çözüm olarak stickerları buldum. Doğru karar vermişim çünkü artık hepsi yeniyor. Yanına alıp götürenler bile oluyor. Hem de gayet şık görünüyor.


Bu stickerlar için çok uğraştım ama bunu söylemeden geçemeyeceğim. Tasarlamak her şeyden fazla zaman alıyor. Ama değdi. Yavruma helal olsun harcadığım tüm zamanlar.


Bu doğum günü partisinde bir ilk yaşandı. Bu ilk dilek kurabiyeleri oldu. Hayatımda ilk kez dilek kurabiyeleri yaptım. Ama hem çok şık oldular hem de içlerine yazdığım notlar herkesin çok hoşuna gitti. Ayrıca her nota numara vermiştim. Böylelikle bir de çekiliş yaptım. Kazanan mini bir basket oyunu ve mutfak duvarı için çok şirin cup cake'li bir tablo kazanmış oldu.


Dilek kurabiyesi çekilişi :)


Bu masanın daha tamamlanmamış halinden bir kare


Eveeeet zurnanın zırt dediği yere geldik. Son senelerde olduğu gibi yine pastayı ben yaptım. Neden mi ben yapıyorum. Çünkü yapmayı seviyorum ve her yapışımda kendimi biraz daha ilerletmiş oluyorum. Ayrıca dünya kadar para harcamamış oluyorum.

Yaptığım pastaların lezzeti mükemmel ama aynı şeyi şeker hamuru ile süslemesi için söyleyemeceğim. Çünkü zaman yetmiyor arkadaş. Her şeyle ilgilenmek bir yerde fire verdiriyor insana. Sadece basket topu şeklinde olacaktı aslında bu pasta fakat yaparken çok zaman kaybettiğim için fileye girmiş top şekli vermek zorunda kaldım. Zorunda kaldım diyorum; sipariş ettiğim şeker hamuru turuncu yerine somon gelince tekrar gıda boyası ile renklendirmek zorunda kaldım. Ardından hamur kuruma yapmaya başladığı için tam topu kaplamışken altlardan çatlama yaptı. Bu nedenden ben de altları o görüntü bozukluğunu gidermek için mecbur kaldım file  yapmaya. Bir de davetlilerin meraklı bakışları heyecan yaptırdı tabi :)

Neyse aşağıda ki fotoğraflarda da görüleceği üzere pastanın çoğu yendi. Yani misafirlerimiz de benimle hem fikir. Tadı mükemmeldi.



Slide'sız bir doğum günü partisi düşünemez oldum :)



Eveet mumlar yansın ve parti başlasın :)





Mumlar yanarken bir yandan da konfetiler patlatıldı. Masanın halinden de anlaşılacağı üzere.



Pastayı, abla-kardeş beraber kestiler


Mumlar tekrar tekrar yakıldı ve üflendi :)



Klasik, aile fotoğrafları çektirildi.



Menü iki kısma ayrıldı. Masa da hamur işleri ve şeker büfesi, uzun konsol da ise salatalar, zeytinyağlılar ve içecekler.










Eline makine, telefon alan fotoğrafçı oldu o gece :)



Ve self servis başladı


Kimin olduğunu bilmediğim bir tabak :)










Allah'ım erkek çocuklarına konsepte uygun kıyafet hazırlamak ne zormuş. Bir basketbol temalı kıyafet bulana kadar canım çıktı.


Küçükler keyifte


Minik prenses Kayla haylazlık peşinde sanki :)


Çocuklar tabaklarını işte bunlarla doldurdular :)


Alper ve Yasemin


Fatih ve Evrim


Nursen, Yavuz ve Baran


Dünyalar tatlısı, ömre bedel kardeşim Semra


Defne, Zeynep Ece ve Begüm


Buğra, Defne ve Zeynep Ece


Murat, Hülya ve minik prensesimiz Derin hanım :)


Ablasının bu dünyada ki meleği, seni çok çoooooook seviyorum fıstığım. Ben doğursam bu kadar sevebilirdim zaten. İyi ki yanımdaydın. Sen varken hayat bana her zaman kolay geliyor. Allah herkese senin gibi bir kardeş nasip etsin. Ablasının bir tanesi...


Semra ve Baran. Baran yapı olarak fazla insanlara sokulmaz ama maşallah Semra'dan ayrılmak istemedi o akşam.


Küçük prensesimiz ve halası :) Erkek kardeşimin üç numaralı fıstığı Bade prensesimiz kendileri. Öyle, tatlı, öyle güzel ki maşallah. Sevdikçe sevesi geliyor insanın.


Veee Begüm'ün bütün akşam peşimden dolanarak sorup durduğu pinyata zamanı. Pinyata çocukların vazgeçilmezi oldu. Bütün doğum günlerinde aylar öncesinden veriyorlar bana siparişlerini :)


Konseptimize uygun olması açısından turuncu renkle hazırlandı yine pinyatamız. Pinyatanın yapım aşamalarını da fotoğrafladım. Uygun bir zaman da onları da yayınlayacağım.


Patladığı an ki kapışmaları çok hoş. Hepsinin eline cırt cırtlı poşet verdim, herkes ganimetlerini doldurup doğruca annelerine emanet ettiler.



Vee minik misafirlerimiz için hediye zamanı. Buğra kendi elleriyle tek tek dağıttı tüm arkadaşlarına hediyelerini. Bir de öptü hepsini. Kendininkini görünce çok şaşırdı ve çok sevindi. ''Anne bak, anne baaak''deyip durdu bana. Sanki ben almadım onları da gökten düştü :)



Sıra Buğra'nın hediyelerini vermeye geldi. Herkes Buğra'ya hediyesini verdi. Ardından Buğra herkesi tek tek öptü. Akıllı oğlum benim.




























Anne ve babasının hediyesini görünce ayrı bir sevindi. Arabalı eşofman takımı. Hemen aynanın önüne giderek üstüne tutarak denedi :)


Semra ve Derin prenses


Teyze yeğen oyundalar


Babasının kızı işte :) aşk yaşıyorlar



Anneannem ve erkek kardeşim


Veeee bendeniz efendim :)


Hayatımın; güneşi kızım, ayı oğlum. Ben onları öyle seviyorum. Onlar benim yaşam ışığım.



Baran hediyesini verince Buğra herkesi öptüğü gibi Baran'ı da öptü fakat Baran buna çok şaşırarak şoka girdi :)

Neden derseniz; Buğra bizimle öpüştüğü gibi öptü herkesi. Erkek, kız ayırt etmeden. İki yanak bir dudak. Bu işte Baran'ı şoka sokan :)


Biliyorum yine geciktim yazmak için ama malum; 27 Aralık Buğra'nın doğum günü, 31 Aralık yılbaşı, 5 Ocak benim doğum günüm, ardından davetler, misafirler, hastalıklar derken bugüne kısmet oldu artık yazmak. Buna da şükür ama :)

Doğum günü haftası griptim her seneki gibi. Ritüel halini aldı bu bende zaten. Ayrıca yatılı misafirim vardı. Bu ve başka bazı nedenlerden dolayı aslında yapmak istediğimden biraz daha farklı bir doğum günü oldu. Süsleme açısından diyorum. Aldığım, hazırladığım bir çok şeyi maalesef ki kullanamadım zamansızlık nedeniyle. Her şeye rağmen harika bir doğum günü partisi oldu yine. Hem bizim açımızdan, hem de gelen davetliler açısından. Çok eğlendik çünkü.

Temaya karar vermek zaman aldı. Hadi karar verdik tamam dedim bu sefer de basketbol namına bir şey yok doğru dürüst. Tabak, bardak, peçeteyi bile zor buldum. Çocukların hediyeleri için; pazarda bir oyuncakçıda gördüğüm kalemleri çok beğenince getirip getiremeyeceğini sordum. O da sağolsun, hem topları, hem de kalemleri bulup getirdi bir sonraki hafta bana.

Yeni bir ambalajcı keşfettim. Bu sayede kurabiye poşetlerinden, hediye poşetlerine, karton kutudan, cupcake kutularına kadar bir çok şeyi oradan aldım.

Stickerları, tasarlamak 1 haftadan fazla zamanımı aldı. Çünkü misafirler nedeniyle sürekli başında duramıyordum. Ardından ozalitçi de çıktılarını alıp kestim ve çubuklara yapıştırdım her birini. Ertesi günü yine ozalitçinin yolunu tuttum ve bir gecede hazırladığım afiş ve happy birthday temalarını bastırdım. Happy birthday yazısını da kes, delgeçle del kurdeleye geçir ve as, epeyi zamanımı aldı.

İstediğim süslemeye vaktim kalmayınca çareyi balonları tavana yapıştırmakla bulduk. Happy birthday yazısını perdeye astık, afişi TV'nin üzerine ve geriye kalan basket topu sticker ve Buğra'nın fotoğrafının yer aldığı stickerları da duvarlara yapıştırdık. 

Hediye köşesini hazırlayıp süsleme işini tamamladık.

Sıra masayı hazırlamaya geldi. Menünün hamur işi ve şekerleme kısmı masada yer aldı. TV'nin önün de ise; içecekler, zeytinyağlılar ve salatalar yer aldı.


Menüye gelince;

1- Sosisli Milföy böreği
1- Kıymalı börek
3- Patatesli sigara böreği
4- Peynirli sigara böreği
5- Zeytinyağlı yaprak sarma
6- Zeytinyağlı biber dolma
7- Makarna salatası
8- Patates salatası
9- Kısır
10- Bal kabağı pastası
11-Afyon lokumu
12- Şekilli kurabiye
13- Doğum günü pastası
14- Cupcake'ler
15-Bonibon kavanozu
16- Basketbol konseptli lolipoplar
17- Dilek kurabiyeleri

Menünün çoğu bana ait; kıymalı börek için kayın valideme ve dolmalar ve sigara börekleri için anneme çok teşekkür ederim.

Çocuklar için yine her zaman olduğu gibi bir aktivite masası hazırladım. Baketbol boyama figürleri, ve mini basket oyunlarının olduğu. Bir de antreye basket potası astım. Oynamaları için. Onlar zaten fazlasıyla eğlendiler. Böylece ben yine istediğime ulaşmış oldum :)

Bizi kırmayıp davetimize icabet eden herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

İyi ki doğdun oğlum. Ömrün boyunca, doğum günün de olduğun gibi hep mutlu ol inşallah yavrum. Seni o kadar çok seviyorum ki, bunu anlatmak çok zor. Sen, ablan ve baban benim bu dünyadaki 36 yıllık yaşamım da başıma gelen en güzel şeylersiniz. Allah beni sizden sizi de benden ayırmasın hiçbir zaman inşallah.